Kronı̇k kabızlık şı̇kayetı̇ olan hastalarda Lactobacıllus rhamnosus GG suşu ve hı̇drolı̇ze guar gum'ın klı̇nı̇k seyı̇r ve bağırsak mı̇krobı̇yotası üzerı̇ne etkı̇lerı̇
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞADİYE ELİF ÇETİN
Danışman: Şirin GÜVEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Fonksiyonel kabızlık, çocuklarda yaygın görülen bir sağlık sorunu olup yaşam kalitesini önemli ölçüde olumsuz etkilemektedir. Probiyotikler, prebiyotikler ve sinbiyotiklerin kabızlık üzerindeki klinik etkinliği bazı çalışmalarda değerlendirilmiş olsa da, bu bileşenlerin mikrobiyota üzerindeki etkilerine dair prospektif araştırmalar hâlen sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı, fonksiyonel kabızlığı olan çocuklarda, diyete ek olarak uygulanan sinbiyotik takviyesinin bağırsak mikrobiyota kompozisyonu ve klinik semptomlar üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Roma IV kriterlerine göre fonksiyonel kabızlık tanısı alan, 4–18 yaş arası 57 çocuk rastgele olarak sinbiyotik ve kontrol gruplarına ayrılmıştır. Sinbiyotik grubuna, Lactobacillus rhamnosus GG ve kısmen hidrolize guar gum içeren takviye ürünü verilmiş; kontrol grubuna ise yalnızca yaşa uygun diyet önerileri sunulmuştur. Dışkılama sıklığı, diğer gastrointestinal semptomlar, Bristol dışkı skoru ve okula devamsızlık gibi klinik sonuçlar 12 haftalık bir süre boyunca izlenmiştir. Gönüllü katılımcılardan 0. hafta ve 12. haftada toplanan dışkı örnekleri üzerinde tüm genom shotgun metagenomik analiz gerçekleştirilmiştir. Bulgular: On ikinci hafta sonunda, sinbiyotik grubunda dışkılama aralığında kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde azalma gözlenmiştir (p 0.05). Beta çeşitliliği açısından da anlamlı bir fark saptanmamıştır. Bununla birlikte, sinbiyotik grubunda 12. haftada faydalı taksonların (Faecalibacterium prausnitzii, Roseburia spp., Clostridium clostridioforme, Gemmiger formicilis, Clostridium saccharolyticum, Bacteroides thetaiotaomicron) artışı; potansiyel patojen türlerin (Clostridium citroniae, Ruminococcus gnavus, Atopobium parvulum) ise azaldığı görülmüştür. Fonksiyonel metagenomik analizde kısa zincirli yağ asidi üretimi, karbonhidrat metabolizması ve bakteriyel motiliteyle ilişkili gen bolluğunda artış; Tip III salınım sistemi, biyofilm regülasyonu ve proteoliz ile ilişkili yolaklarda ise azalma saptanmıştır. Sonuç: Sinbiyotik takviyesi, fonksiyonel kabızlığı olan çocuklarda dışkılama sıklığı, kıvamı ve semptomlarda anlamlı iyileşme sağlamaktadır. Bulgularımız, potansiyel olarak bozulmuş bir mikrobiyota ve proteolitik ekosistemden (düşük motilite, olası inflamasyon veya biyofilm oluşumu) sakkarolitik, hareketli ve metabolik açıdan uyarlanabilir bir mikrobiyota yapısına geçişi ortaya koyarak başarılı bir sinbiyotik müdahaleyi göstermektedir. Bu sonuçlar, sinbiyotiklerin çocuklarda fonksiyonel kabızlık yönetiminde diyet tedavisine güvenli ve etkili bir destek olarak kullanılabileceğini desteklemektedir.