Antiagregan ve/veya antikoagülan kullanımı olup demir eksikliği anemisi nedeniyleendoskopik girişim yapılan hasta sonuçlarınınetiyolojik değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE ÇELİK

Danışman: Betül ERİŞMİŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Demir eksikliği anemisi (DEA), sık karşılaşılan ve önemli morbidite nedeni olan hastalıklardan biri olup tanı anında etiyolojinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Klinik pratikte sık karşılaşılan antitrombotik ilaçların kullanımı pek çok yönden morbidite ve mortaliteye olumlu yönde katkı sağlasa da, hastada çeşitli mekanizmalarla DEA'nın gelişmesine neden olabilir. Çalışmamızda antitrombotik ilaç kullanan ve DEA saptanan hastalarda, DEA etiyolojisinin dağılımı, çift yönlü endoskopik girişimlerin tanısal verimliliği ve proton pompa inhibitör (PPİ) tedavisinin aşikar kanaması olmayan hastalarda DEA'ya katkısını değerlendirmek hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız tek merkezli, retrospektif, kesitsel ve gözlemsel bir çalışma olarak planlanmış olup 1 Aralık 2022 - 1 Aralık 2023 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'ne başvuran hastalar üzerinde yürütülmüştür. Dahil edilme kriterleri; DEA tanı kriterlerini sağlayan 18 yaş üzerinde erkek veya postmenopozal kadın olmak, aktif kanama olmaksızın özofagogastroduodenoskopi ve/veya kolonoskopi yaptırmış olmak ve antitrombotik ilaç kullanımı olmak şeklinde belirlenmiştir. Hastaların demografik, laboratuvar, görüntüleme ve patolojik verileri geriye dönük olarak hastane bilgi kayıt sistemi HICAMP üzerinden taranarak kaydedilmiş, elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Bulgular: 58'i (%60,4) erkek, 38'i (%39,6) kadın olan toplam 96 hasta çalışmaya dahil edilmiş ve yaş ortalaması 71,54 /yıl olarak saptanmıştır. Çalışma kriterlerini sağlayan ve antitrombotik ilaç kullanımı olmayan toplam 139 hasta ise kontrol grubu olarak değerlendirilmiştir. Antitrombotik ilaç kullanımı olan hastaların 72'sinin antiagregan, 30'unun antikoagülan, 6'sının ise hem antiagregan hem de antikoagülan kullanımı olduğu saptanmıştır. Antitrombotik ilaç kullanım durumu ile PPİ kullanım durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır (p 0,050). Sonuç: Çalışmamızda, hastaların %76'sında (n=73) işlem sonrası DEA'ya neden olabilecek bir lezyon tespit edilememiştir. PPİ ve antitrombotik ilaç kullanan hastalarda ise DEA'ya yatkınlığın daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu nedenle, hastalarda ilaç kullanım endikasyonları dikkatlice değerlendirilerek GİS kanama riski belirlenmeli ve demir eksikliği açısından düzenli takip yapılmalıdır. Ayrıca, endoskopik işlemlerin gerekliliği hasta anamnezinin nutrisyonel eksiklikler, alarm semptomları ve ilaç kullanımı gibi tüm yönleriyle detaylı değerlendirilmesi sonrası netleştirilmelidir. Böylece tanısal verimlilik artırılarak oluşabilecek komplikasyonların ve sağlık sistemindeki aşırı iş yükünün azaltılabileceği öngörülmektedir. Anahtar kelimeler: Demir eksikliği anemisi, Antiagregan, Antikoagülan, Antitrombotik, Proton pompa inhibitörleri, Gastrointestinal Sistem Maligniteleri