Süt çocuğu döneminde geçirilen bronşiolitin astım gelişimi üzerine etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FİLİZ GÜLTEKİN AÇIKGÖZ
Danışman: Eda ÖZAYDIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve amaç: Astım kronik inflamatuar bir hastalıktır; gelişimi genetik zeminde bireysel ve çevresel özelliklerle viral enfeksiyonlar gibi spesifik olmayan pek çok faktör arasındaki karmaşık etkileşime bağlıdır. İyi bilinen risk faktörlerinin aksine viral etkenler ve yol açtığı sonuçlar hala belirsizliğini korumaktadır. Epidemiyolojik ve etiyolojik çalışmalar bronşiolit sonrası kimlerde yineleyici, kalıcı semptomların gelişeceğini öngörebilmek, hangisinin gelecekte astım olacağını tahmin etmek açısından önemlidir. Bu çalışmada bronşiolit neden ile yatırılan hastalarda astım sıklık ve risk faktörlerinin araştırılması hedeflendi. Gereç ve yöntem: Çalışmamıza süt çocukluğu döneminde bronşiolit tanısı ile yatırılarak izlenmiş hastalar dahil edildi. Bu hastaların retrospektif olarak incelenen dosyalarından yatış verileri, prenatal-natal-postnatal özellikleri, soy geçmiş ve çevresel özellikleri önceden oluşturulmuş çalışma formuna kaydedildi. Çalışma anında altı yaşını geçmiş olan hastalara ulaşılarak astım semptomları sorgulandı. Astım gelişen ve gelişmeyen hastaların risk faktörleri araştırıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların 78'i kız (%37) ve n=132'si (%63) erkekti. Astım geliştirme sıklığı %33 (n=70) olarak bulundu. Bu hastaların %32'si kız ve %67'si erkekti. Astım gelişen ve gelişmeyen grup arasında cinsiyet, doğum zamanı, doğum ağırlığı, doğum şekli, mekanik ventilatör öyküsü, anne sütü alım süresi, sigara maruziyeti, anne yaşı verilerinde anlamlı fark saptanmadı. Vitamin D proflaksisi almayan vakaların oranı astım olmayan ve astım olan gruplarda sırası ile %7,9 ve %20 şeklindeydi. Vitamin D proflaksisi almayanlarda astım gelişimi anlamlı olarak daha yüksek bulundu. (p=0,01*).Anne, baba ya da kendinden büyük kardeşin herhangi birinde alerjik hastalığın varlığı ile astım gelişimi arasında anlamlı ilişki bulunamadı. Hastaların çevresel özellikleri ile (şehir merkezi, nem, evcil hayvan, yün kullanımı) astım geliştirme riski açısından anlamlı ilişki bulunamadı. RSV sezonu yatırılan hastalarla non-RSV sezonu yatırılan hastalar arasında astım gelişimi açısından anlamlı fark bulunamadı. Hastaların %86'sının ilk ve %14'ünün ikinci bronşiolit atağıydı. 'İkinci bronşiolit atağı' astım gelişimi açısından risk faktörü olarak tespit edildi (p=0,014 OR=2,66, %95 GA=1,216-5,846). Sonuç: Son araştırmalar astım gelişiminde erken dönemde viral bronşiolitin önemini desteklemektedir. Çalışmamızın sonuçları literatürle uyumludur. Çalışmamızın sonuçlarına göre, bireysel, çevresel ve ailesel özelliklerden hiçbiri astım gelişimi açısından risk faktörü olarak bulunmamıştır. Çocuklarda bronşiolit sonrasında astım gelişmesinin altında yatan mekanizmaları ortaya çıkarmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Bronşiolit, Astım, Süt çocuğu