Aile hekimliği asistanlarında umutsuzluk, iş tatmini ve depresif bulgular arasındaki ilişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE NUR ERGÜN

Danışman: Velittin Selçuk ENGİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Aile hekimliği asistanları, zaman zaman yoğun iş yükü, mesleki sorumluluklar ve eğitim sürecinin getirdiği baskılar nedeniyle ruhsal açıdan riskli bir grubu oluşturmaktadır. Umutsuzluk, iş tatmini ve depresif bulgular, bu süreçte hem bireysel iyilik hali hem de mesleki sürdürülebilirlik açısından önemli kavramlar olup, birinci basamak sağlık hizmetlerinin niteliğiyle de yakından ilişkilidir. Bu çalışmanın amacı, aile hekimliği asistanlarında umutsuzluk, iş tatmini ve depresif bulgular arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Kesitsel ve gözlemsel nitelikteki bu çalışmanın verileri, 211 aile hekimliği asistan hekimine çevrimiçi anket formu uygulanarak toplanmıştır. Anket formunda sosyodemografik ve tanımlayıcı sorular, Beck Umutsuzluk Ölçeği kısa formu (BUÖ-KF), Kısa Beck Depresyon Envanteri (BDE-KF) ve Minnesota İş Tatmini Ölçeği (MİTÖ) kullanılmıştır. İstatistiksel analizler IBM SPSS Statistics for Windows, Version 25.0 programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan 211 aile hekimliği asistanının %63,5'i kadın, %36,5'i erkekti. Katılımcıların BUÖ-KF ortalama puanı 1,55 olup, ölçek 0–7 aralığında puanlanmakta ve puan arttıkça umutsuzluk düzeyi artmaktadır. MİTÖ genel doyum puan ortalaması 2,96 olarak saptanmış olup, ölçek 1–5 aralığında puanlanmakta ve puan arttıkça iş tatmini düzeyi yükselmektedir. BDE-KF sınıflamasına göre katılımcıların %30,3'ünde hafif, %11,4'ünde orta ve %12,3'ünde şiddetli düzeyde depresif bulgular saptanmıştır. BDE-KF ile BUÖ-KF arasında pozitif yönlü, güçlü düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon bulunmuştur. BDE-KF ile MİTÖ ve alt boyutları arasında negatif yönlü orta-güçlü düzeyde, BUÖ-KF ile MİTÖ ve alt boyutları arasında ise negatif yönlü orta düzeyde anlamlı korelasyon saptanmıştır. Yaş ile iş tatmini ve depresif bulgular arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığı görülürken, yaş ile umutsuzluk arasında pozitif yönlü ve anlamlı düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür. Yapılan hiyerarşik lineer regresyon analizlerinde, ölçeklerin birbirlerinin anlamlı yordayıcıları olduğu; ayrıca yaş değişkeninin umutsuzluk düzeyini pozitif yönde ve anlamlı biçimde yordadığı ve bu alanda çalışmayı sürdürmeyi düşünmeyen katılımcıların iş tatmini düzeylerinin anlamlı biçimde daha düşük olduğu görülmüştür Sonuç: Bu çalışma, aile hekimliği asistanlarında umutsuzluk, iş tatmini ve depresif bulguların birbiriyle ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Kesitsel tasarım nedeniyle nedensel çıkarımlar yapılamamakla birlikte, elde edilen sonuçların aile hekimliği asistanlarının ruhsal iyilik hali ve iş tatminine yönelik bütüncül değerlendirmelere katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Aile hekimliği asistanı, umutsuzluk, iş tatmini, depresif bulgular