Tiroid karsinomlarının dünya sağlık örgütü 5. edisyonuna göre yeniden değerlendirilmesi ile tiroid papiller ve anaplastik karsinomlarında nörotrofik reseptör tirozin kinaz (NTRK) ekspresyonunun immünohistokimyasal olarak araştırılması ve floresan in situ hibridizasyon (FISH) yöntemiyle korelasyonu


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, TIBBİ PATOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZELİHA YILDIZ

Danışman: Nazan BOZDOĞAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Tiroidin malign neoplazileri, endokrin organlarda en sık görülen malignitedir. Dünya sağlık örgütü (DSÖ) 2022 yılı endokrin tümörler sınıflandırmasında tiroid neoplazilerine yeni bir yaklaşım gerçekleştirmiştir. Bu çalışmada yeni sınıflandırmaya göre tiroid tümörlerinin yeniden değerlendirilmesi, onkogenez mekanizmalarından bir tanesi olan Nörotrofik Reseptör Tirozin Kinaz (NTRK) yolağı üzerinden gelişenlerin saptanması ve bu moleküler alt grup tiroid karsinomlarının diğer tiroid tümörleriyle histopatolojik, klinik ve prognostik farklılıklarının araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Kliniği'nde Kasım 2016- Mart 2023 yılları arasında tanı almış 628 olguya ait 658 düşük riskli ve malign tiroid tümörü (539 PTK, 37 NİFTP, 19 MTK, 15 FTK, 15 İEFVPTK, 1YDDTK, 12 UMP, 8 OTK, 5 PDTK, 4 ATK, 1 Skuamöz hücreli karsinom, 2 EFVPTK) olgusu dahil edildi. Olguların parafin blok preperatlarından hazırlanan H&E boyalı kesitler, tanı doğrulanması açısından 2 patolog tarafından değerlendirildi ve tanılar DSÖ 2022 yılı son tiroid tümörleri sınıflandırmasına göre tekrar güncellendi. Tanı değişiklikleri ve sebepleri kaydedildi. İnceleme kolaylığı ve maliyeti düşürmek amacıyla, papiller tiroid karsinomu olgularından dışlama kriterlerini taşımayan 256 olguya ait materyallerden doku mikroarray yöntemiyle 3 mm çapında tümör dokuları içeren parafin bloklar oluşturuldu. 256 papiller tiroid karsinomu olgusu, 3 az diferansiye tiroid karsinomu olgusu, 4 adet anaplastik tiroid karsinomu olgusu ve 7 yüksek dereceli diferansiye tiroid karsinomu olgusuna ait parafin bloklardan hazırlanan kesitlere pan-TRK immünohistokimyasal çalışması uygulandı. İmmünohistokimyasal olarak pan-TRK pozitif olan olgulardan HSCORE değeri yüksek olan 34 olguya FISH yöntemi uygulandı. FISH yöntemi ile sağlıklı sonuç alınan olgular incelenerek ve bu yöntemlerin birbirleriyle korelasyonu araştırıldı. Her iki yöntemle de pozitiflik oranları belirlenip, literatürdeki verilerle karşılaştırıldı ve istatiksel olarak pozitif vakaların yaş, cinsiyet, tümör subtipi, evre, lenfovasküler ve tiroid dışı invazyon, mortalite ve morbidite açısından pan-TRK negatif tümörler ile benzerlik ve farklılıkları ortaya konuldu. Bulgular: Yeniden değerlendirme sonrasında tümörlerin % 83,9'u (n=527) PTK, %6.7'si (n=42) NİFTP, %3'ü (n=19) MTK, %2.5'i FTK (n=16), %2.5'i İEFVPTK (n=16), %1.9'u (n=12) YDDTK, %1.6'sı (n=10) UMP, %0.1'i OTK (n=6), %0.8'i PDTK (n=5) ve %0.8'i (n=5) ATK olarak sınıflandırıldı. Olgularımız arasında HTT, mikst medüller ve foliküler hücre kaynaklı karsinom, histogenezi belirsiz tiroid tümörleri, tükrük bezi tipi tiroid karsinomları, tiroidin timik tümörleri ve embriyonel tiroid neoplazileri gruplarına dahil olgu gözlenmedi. Yeniden sınıflandırmayla birlikte 628 olgunun 25'inde tanı değişikliği gerçekleştirildi ve sebepleri ortaya konuldu. Tanı değişikliğinin önemli kısmını mitoz ve/veya nekroz varlığı nedeniyle YDDTK tanısı alan olgular oluştururken, foliküler lezyonların ayrımı da dikkati çekti. İmmühositokimyasal inceleme ve FISH incelemenin birlikte kullanımı ile 5 PTK olgusunda NTRK füzyonu tespit edildi. Füzyon saptanan olguların benzerlik ve farklılıkları değerlendirildi. Sonuç: DSÖ'nün 2022 yılındaki son sınıflandırmasında birçok değişiklik mevcuttur ve mitoz/ nekroz varlığının önemi ön plana çıkmıştır. Tiroid patolojisi pratiğinde foliküler lezyonların ayrımında patologlar arasında tanı uyumsuzluğunun belirgindir ve bu konuda dikkatli olunmalıdır. Çalışmamızda literatürdeki verilerle uyumlu olarak, 256 PTK olgusunun 5'inde (%1.95) FISH yöntemiyle NTRK füzyonu saptanmıştır. NTRK füzyonu gösteren olguların 3'ünde NTRK1 füzyonu, 2'sinde NTRK3 füzyonu gözlenmiştir. Tanı yöntemlerinden immünohistokimyasal incelemenin sensitivitesi tek başına düşük olmakla birlikte, moleküler yöntemle birlikte kullanımıyla NTRK füzyonunlarının tanısında faydalı olduğu düşünülmektedir. İki yöntemin birlikte kullanılması daha ulaşılabilir, pratik ve maliyet açısından daha uygundur. NTRK füzyonuna spesifik hedefe yönelik tedavi ajanları bulunduğundan, NTRK pozitif tümörlerin tespiti çok önemlidir. Özellikle dirençli ve nüks görülen PTK olgularında alternatif tedavi olabileceğini, morbidite ve mortaliteyi azaltacağını düşünmekteyiz.