Zorunlu göç sürecinde parçalanan ailelerin kırılganlık durumları ve deneyimleri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, SOSYAL HİZMET ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HALİM TOĞA

Danışman: Nurdan DUMAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırma, zorunlu göç sürecinde ailelerin parçalanma biçimlerini, bu parçalanmanın nedenlerini ve ortaya çıkardığı kırılganlıkları incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, Suriye'deki iç savaşın ardından Türkiye'ye zorunlu göç eden ve geçici koruma statüsü altında yaşayan Suriyeli parçalanmış ailelere odaklanmaktadır. Savaş, şiddet ve zorunlu yerinden edilme süreçleri, aile bütünlüğünü tehdit eden temel faktörler olarak ön plana çıkmaktadır. Bu bağlamda araştırma, ailelerin göç öncesi, göç sırası ve göç sonrası deneyimlerini bir bütün olarak ele alarak, parçalanmanın nedenlerini ve sonuçlarını anlamayı amaçlamaktadır. Araştırma, nitel araştırma yöntemi ve fenomenolojik desen çerçevesinde yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Ankara'da yaşayan, Türk Kızılayı Toplum Merkezinden hizmet alan ve parçalanmış ailelere mensup 30 Suriyeli katılımcı ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler tematik analiz tekniğiyle çözümlenmiş ve katılımcıların deneyimlerini yansıtan üç ana tema belirlenmiştir: (1) Ailelerin Zorunlu Göç Süreci ve Deneyimleri, (2) Zorunlu Göç Sürecinde Aile Parçalanması ve (3) Zorunlu Göç ve Kırılganlık. Birinci tema, ailelerin göç öncesi koşulları, göçün gerçekleşme biçimi ve Türkiye'ye ulaşma sürecinde karşılaşılan zorlukların aile yaşamı üzerindeki etkilerini ortaya koymaktadır. Katılımcıların anlatıları, yerinden edilmenin aile bütünlüğüne yansımalarını, göç yolculuğunda yaşanan kayıpları, belirsizlikleri ve güvenlik kaygılarını ortaya çıkmaktadır. İkinci tema, zorunlu göçün aile bütünlüğü üzerindeki etkilerine ve göçe özgü parçalanma biçimlerine (ölüm, kayıp, sınır dışı edilmek, aileyi terk etmek) odaklanmakta; eş kaybı, ebeveyn-çocuk ayrılıkları, farklı ülkelere dağılma, bakım rollerinin yeniden dağılımı ve ulusötesi aile yapılarının oluşumu gibi olguların aile ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü göstermektedir. Üçüncü tema ise, zorunlu göçün aileler ve bireyler üzerinde yarattığı çok boyutlu kırılganlık durumlarını ele almakta; sosyoekonomik güçlükler, psikososyal sorunlar, çocukların eğitimine ve korunmasına ilişkin zorluklar ve aile içi rollerin değişiminin kırılganlığın temel kaynaklarını oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, araştırma bulguları zorunlu göçün aile dinamiklerini duygusal, işlevsel ve sosyal boyutlarda derinlemesine etkilediğini ortaya koymaktadır. Bu durum, ailelerin sorunlarına müdahale süreçlerinde sosyal hizmetin önemini ortaya koymaktadır. Sosyal hizmet uygulamalarının, göç sürecinde parçalanmış ailelerin güçlendirilmesi, psikososyal destek sağlanması ve aile bütünlüğünün korunması yönünde stratejiler geliştirmesi gerekmektedir.