Geç preterm doğan bebeklerde erken dönem morbidite nedenleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURAK BOZKURT
Danışman: Güner KARATEKİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Preterm bebekleri inceleyen araştırmalara bakıldığında sıklıkla 34 hafta ve altında doğan bebekleri bekleyen sorunların incelendiği görülmüştür. Ancak geç preterm doğan bebeklerde ortaya çıkabilecek sorunların birçok araştırmada net olarak tanımlanmadığı görülmüştür. Bu durum günlük pratikte geç preterm doğan bebeklerin term bebekler gibi değerlendirilip morbiditelerinin önlenememesine neden olmuştur. Biz bu araştırmada hastanemizde doğan geç preterm bebeklerin erken dönem morbiditelerinin neler olduğunu ve bu morbiditelerin sıklığının nasıl değiştiğini karşılaştırmayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışma süresince hastanemizde doğup, neonatoloji kliniğimizde ve bebek odasında izlenen geç preterm ve term yenidoğanlar çalışmamıza alındı. Hastalara ait demografik veriler, morbiditeler, annedeki risk faktörleri, verilen tedaviler, laboratuar verileri, yatış süresindeki solunumsal veriler, neonatoloji kliniğimizde yatanlarda santral kateter ve beslenme durumu ile ilgili verilere hasta dosyalarından ulaşıldı. Vefat eden geç preterm bebeklere ait veriler değerlendirildi. Bu çalışmada veri kaydetme ve istatistiksel analizler; SPSS 20.0 (Statistical Package for the Social Sciences) programı ile yapıldı. Sonuçlar, anlamlılık p<0.05 düzeyinde, %95'lik güven aralığında değerlendirildi. BULGULAR: Hastanemizde çalışma süremiz olan 01/01/2018 ile 31/12/2018 tarihleri arasında doğan 6270 canlı doğum arasından 146 yenidoğan ciddi kardiyak ve diğer anomaliler nedeniyle çalışma dışında bırakıldı ve 6124 bebek çalışmaya dahil edildi. Çalışmamıza dahil edilen hastaların 950'si preterm, 5219'u ise termdi. Tüm canlı doğumların %10,5'i geç preterm, pretermlerin %69,4'ü geç preterm idi. Çalışmaya alınan geç pretermlerin %41,2'si (n=273) normal vajinal yolla, %58,8'i (n=388) sezaryenle doğmuştu. Bebeklerin %52'si (n: 343) kız, %48'i (n=317) erkekti. Ortanca gebelik haftası 35,7 haftaydı. Ortanca doğum ağırlıkları ise 2510 (1020-4170) gramdı. Bebeklerin %83,2'si gebelik haftasına göre normal doğum ağırlığında (AGA) idi. Ortanca anne yaşı 28 (15-51) idi. Değerlendirdiğimiz bebeklerin %65,9'unda antenatal risk faktörü mevcutken; saptayabildiğimiz risk faktörlerinin başında çoğul gebelik gelmekteydi (%19,2). Çalışmamızda geç pretermlerin %48,3'ünün (n=319) doğum sonrası izleminde yoğun bakıma yatırılması gerektiği saptandı. Yatış gereken geç pretermlerde en sık saptadığımız sorunlar; fototerapi gerektiren sarılık (%74,4), solunum problemleri (%45,2), klinik sepsis (%41,9), beslenme intoleransı (%34,6) idi. Hastanemiz yenidoğan yoğun bakım ünitesinde (YYBÜ) takip edilen geç preterm bebeklerin %45,2'sinde (n=106) solunum problemi mevcuttu. Bu bebeklerin %30,8'ine (n=72) yenidoğanın geçici taşipnesi (YGT), %7,7'sine (n=18) konjenital pnömoni, %11'ine (n=22) respiratuar distres sendromu (RDS) tanısı kondu. Yoğun bakım ünitemizde takip edilen geç pretermlerin %44,9'unda (n:105) oksijen ihtiyacı oldu; ortanca oksijen ihtiyacı süresi üç gündü. Çalışmamızda YYBÜ'de takip ettiğimiz 234 geç preterm bebek arasında 3 (%1,4) hasta eksitus olmuştu. Eksitus olan hastaların tanıları persistan pulmoner hipertansiyon (PPH), doğum asfiksisi ve klinik sepsisti. SONUÇ: Bu çalışmada; 34 0/7- 36 6/7 gebelik haftasında doğan pretermlerde en sık hiperbilirubinemi ve solunum problemleri nedeniyle yatış olduğunu, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatan geç pretermlerin gebelik yaşı ve doğum ağırlıklarının daha düşük olduğunu, antenatal risk faktörlerinin ve sezaryen doğumların hospitalizasyon ihtiyacını arttırdığını gördük.