50-75 yaş arası izole biyolojik ve mekanik aort kapak replasmanlarının uzun dönem sonuçlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET KAĞAN USCA
Danışman: Murat SARĞIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Şiddetli aort kapak hastalığı için standart tedavi seçeneği, yılda dünya genelinde 280.000 hastada gerçekleştirilen aort kapak replasmanıdır (AVR)(1). Avrupa Kardiyoloji Derneği'nin güncel kılavuzlarına göre, 60 yaş altındaki hastalarda mekanik kapak, 65 yaşından büyük hastalarda ise biyoprotez kapak göz önünde bulundurulmalıdır. 60-65 yaş arasındaki hastalarda, her iki kapak tipi de kabul edilebilir seçenekler olarak kabul edilir(2). Amerikan Kalp Derneği / Amerikan Kardiyoloji Koleji (AHA / ACC) kılavuzlarına göre, 60 yaşından küçük hastalarda mekanik bir kapak uygun görülebilir, 70 yaşından büyük hastalarda biyoprotez ve 60-70 yaş arasındaki hastalarda ise her iki kapak tipi de makul seçenekler olarak kabul edilir(3). İlgintir ki, Chiang ve meslektaşları son zamanlarda yayımlanan büyük bir çalışma ile mevcut kılavuzlara meydan okuyarak 50-69 yaş arası hastalarda mekanik kapaklar veya biyoprotezlerde benzer uzun vadeli sağkalım gösterdiler(4). Bu bulgular, biyoprotezlerin 50 yaşına kadar olan hastalar için göz önünde bulundurulabileceğini göstermektedir. McClure ve arkadaşlarının çalışması tarafından desteklenmektedir(5). Bu nedenle, orta yaş hastalar için en uygun protez tipi hala tartışmalıdır. Hastanemizde tek merkezli olarak 2008-2014 yılları arasında primer, izole AVR geçiren tüm 50-75 yaş arası hastalarla retrospektif kohort çalışması yaptık. Birincil amaç, bu hastalarda mekanik kapak veya biyoprotez almış olmalarına bağlı olarak uzun vadeli tüm nedenlere bağlı ölümleri araştırmaktı. İkincil amaçlar ise inme, aort kapak yeniden operasyonu ve ciddi kanama olaylarını oranlarını karşılaştırmaktı. Metot: Çalışmamız retrospektif kohort olarak tasarlandı. Merkezimizde Ocak 2008 - Ocak 2014 tarihleri arasında izole SAVR işlemi uygulanan ve biyolojik kapak protezi kullanılan 120 adet izole AVR hastası ve mekanik kapak protezi kullanılan 845 adet izole avr hastası olmak üzere toplam 965 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Dahil olma kriterlerine uyan 100 biyoprotez kapak kullanılan SAVR hastası bulundu. Ve buna uygun olarak bulunan mekanik kapak hastalarından 1:1 propensity match yapılarak 100 mekanik kapak hastası belirlendi. Pre-op yaş, cinsiyet, asa skoru, Euroscore II, diyalizan kby öyküsü, hba1c değeri, pre-op SVO öyküsü, KOAH öyküsü, pre-op EF, pre-op aortik anulus, koroner arter hastalığı geçmişi, aritmi, sigara öyküsü araştırılarak kaydedildi. LVEF≤%40 olan hastalar düşük EF'li kabul edildi. İşlem öncesi alınan son laboratuvar sonuçları kullanıldı. Operatif risk skorlamasında STS ve EuroSCORE II kullanıldı ve bu denklem için gerekli olan renal fonksiyon göstergesi kreatinin klirensi (CrCl) Cockcroft-Gault formülü ile hesaplandı. Hastaların uygulanan işlem sonrasında operasyonda kullanılan kapak ölçü numaraları kaydedildi. Ardından 10 yıllık takip süresince post-operatif yeni gelişen KBY, SVO, majör kanama, kardiyak başvuru(rutin kontrol dışı), post-operatif EF, aritmi, infektif endokardit, post-operatif 5. Yıl max ve mean transaortik gradient, 10 yıllık süre boyunca tekrar operasyon ihtiyacı ve 10 yıllık yaşam süreleri kaydedildi. Ayrıca biyolojik kapakların dejenerasyon oluşmuş ise ameliyat sonrası dejenerasyon oluşum süresi kaydedildi. Bulgular: 50-64 yaş arası her iki grupta post-op EF, SVO, majör kanama, reoperasyon ihtiyacı benzer bulunmuş. Ancak 10 yıllık sağkalım(mekanik ort. 10- biyolojik ort. 9 yıl) mekanik kapaklarda daha yüksek bulunmuştur. Post-op aritmi gelişim insidansı mekanik kapak kullanılan hastalarda daha sık görülmektedir. 50-75 yaş arası grupta ise post-operatif aritmi dışındaki değerler benzer bulunmuş biyolojik kapak kullanılan grupta postoperatif aritmi gelişme riski anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Sonuç: Geçmişte yapılan çalışmalara baktığımızda özellikle 50-65 yaş arası hasta grubunda mekanik kapaklar uzun dönem mortalite ve morbidite açısından belirgin daha avantajlı iken günümüzde bu fark azalmış hatta benzer sonuçlar alınır hale gelmiştir. Çalışmamızda 50-64 yaş arası biyolojik ve mekanik gruplar arasında mortalite ve morbidite açısından mekanik kapak lehine düşük oranda olumlu bulunmuştur. 65-75 arası yaş grubunda ise mekanik ve biolojik kapak grupları arasında mortalite ve morbidite benzer bulundu. Anahtar Kelimeler: aort kapak replasmanı, biolojik kapak, mekanik kapak, deteriorasyon