Intermediate evre yaşa bağlı makula dejenerasyonunda koroid ve retina vasküler yapılarının drusen tiplerine göre değişimi ve progresyon üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DOĞUKAN TEKNECİ
Danışman: Güner ÜNEY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Amaç: Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD), merkezi görme kaybının önde gelen nedenlerinden biridir. Bu çalışmanın amacı, intermediate evre YBMD hastalarında farklı drusen fenotiplerinin (yumuşak drusen, retiküler psödodrusen ve pakidrusen) retina ile koroid vasküler parametreleri üzerindeki yapısal ve hemodinamik etkilerini incelemek; bu değişimlerin coğrafik atrofi (CA) ile neovasküler YBMD (nYBMD) progresyonunu öngörmedeki rolünü ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli ve prospektif çalışmaya, intermediate evre YBMD tanılı 50 hastanın 98 gözü dahil edildi. Hastalar multimodal görüntüleme yöntemleri ile (Spektral domain-optik koherens tomografi (SD-OKT), enhanced depth imaging-optik koherens tomografi (EDI-OKT) ve optik koherens tomografi anjiografi (OKTA)) başlangıç, 6. ay ve 12. ayda değerlendirildi. İncelemelerde subfoveal koroid kalınlığı (SFKK), drusen yüksekliği ve genişliği, en büyük drusen alanı, koryoyasküler indeks (KVI) ve derin kapiller pleksus (DKP) damar dansitesi niceliksel olarak analiz edildi. En büyük drusen alanı ve KVI ölçümü için ImageJ yazılımı kullanıldı. Bulgular: Takip sürecinde, retiküler psödodrusen (RPD) grubunda %66,7 oranında coğrafik atrofi (CA) gelişti ve bu grupta görme keskinliğinde belirgin bir azalma saptandı. Tüm gruplarda KVI ve DKP damar dansitesi zamanla azalırken, bu vasküler kayıp en fazla RPD grubunda izlendi. Başlangıç KVI değerinin 0,62 ve altında olmasının, CA gelişimini yüksek bir duyarlılıkla (%87,1) öngördüğü tespit edildi. Ayrıca başlangıçta hiperreflektif nokta (HRF) ve transmisyon defekti varlığı, CA gelişme riskini sırasıyla yaklaşık 14 ve 19 kat arttırdı. Sonuç: Intermediate evre YBMD, homojen bir hastalık değildir ve drusen tipine göre farklı klinik ve hemodinamik seyirler izlemektedir. Koryovasküler indeks ölçümü, CA riskini öngörmede invaziv olmayan, son derece güvenilir bir biyobelirteç olarak öne çıkmaktadır. Özellikle RPD, HRF varlığı ve düşük KVI parametrelerinin rutin klinik takibe entegre edilmesi, yüksek riskli hastaların erken tespitinde ve kişiselleştirilmiş tedavi protokollerinin oluşturulmasında kritik bir rol oynayacaktır. Anahtar Kelimeler: Yaşa bağlı makula dejenerasyonu, drusen, koryovasküler indeks, optik koherens tomografi anjiyografi.