Postpartum depresyon tanısı alan hastalarda serum oreksin seviyesinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İREM TATLIDİL

Danışman: Dilay GÖK KORUCU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu araştırmanın amacı PPD tanısı alan hastalarda serum OX seviyesini değerlendirerek OX'in PPD etyolojisindeki rolünü incelemektir. İkincil olarak PPD'nin OX ile ilişkisinin ortaya konması hem etiyolojide yeni bir bağlantı alanı oluşturacak hem de tedavi için yeni bir seçenek ortaya çıkartacaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Konya Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniğinde 15 Eylül 2024 ve 15 Aralık 2024 tarihleri arasında doğum yapan 20-40 yaş arası 42 PPD ve 42 sağlıklı kontrol grubunun değerlendirilmesi ile oluşturulan prospektif gözlemsel nitelikli bir çalışmadır. Doğum yapan kadınlardan çalışmaya katılmayı kabul eden hastalara rutin olarak doğumdan 4 hafta sonra Edinburgh Postnatal Depression Scale (EPDS) uygulanmıştır. Buna göre EPDS'de toplam 13 ve üzeri puan alan hastalardan, Konya Şehir Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği tarafından Hamilton Depression Rating Scale (HDRS) ile değerlendirme sonrası PPD tanısı alan kadınlar hasta grubuna dahil edilmiştir. EPDS değerlendirmesi sonrası PPD tanısı konmayan ve çalışmaya katılmak isteyen kadınlar ise kontrol grubuna dahil edilmiştir. Laboratuvar verileri hastaların rutin olarak alınan tetkiklerinden arta kalan atık kanlarından elde edilmiştir. Elde edilen kanlardan Human OX A ELİSA kiti çalışılmıştır. Elde edilen bulgular her iki grup arasında istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Bulgular: Hasta grubunda olanların yaş ortancası 28,24 iken kontrol grubunda olanların yaş ortancası 26,8 olup aralarında anlamlı farklılık görülmemiştir(p=0,235). Gruplar arasında boy (p=0,224) ve kilo (p=0,209) açısından anlamlı farklılık görülmemiştir. Hasta grubunda olanların body mass index (BMI) kontrol grubunda olanların BMI'dan anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p=0,042) (p 0,05). Gruplar sosyodemografik özellikleri açısından homojendir. Doğum şekli açısından sezaryen oranı kontrol grubunda daha yüksektir ama bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildir (p=0.167). Doğum yapmış kadınların postpartum Hb değerinin gruba göre anlamlı olarak farklılaşmadığı bulunmuştur (p>0.05). Doğum yapmış kadınların OX değerinin gruba göre anlamlı olarak farklılaştığı bulunmuş (p<0.001) olup kontrol grubunun OX ortalaması hasta grubundan daha yüksektir. Binary lojistik regresyon analizine bakıldığında OX'in odds oranının 0.99 ve Z katsayısının negatif olması OX' deki her bir birim artış, hasta kategorisine ait olma olasılığını anlamlı bir şekilde azaltan bir faktördür. Sonuç: Çalışmamız PPD'nin yalnızca belirli bir sosyodemografik profile sahip bireylerde görülmediğini, aksine oldukça yaygın ve farklı bireysel öykülere sahip kadınlarda da ortaya çıkabileceğini göstermiştir. Çalışmamızda PPD etiyopatogenezine ilişkin biyolojik mekanizmalar incelenmiş ve OX sisteminin bu süreçteki olası rolü değerlendirilmiştir. PPD patofizyolojisinde farklı biyomarkerların da rol alabildiği gösterilerek PPD tedavisinde yeni bir bakış açısı sunulmuştur. OX sisteminin PPD etiyolojisinde rolü olabileceği gösterilmiştir. OX düzeylerinin psikiyatrik hastalıkların tanısında, hastalık şiddetinin değerlendirilmesinde ve gelecekte potansiyel tedavi hedeflerinin belirlenmesinde kullanılabileceği yönünde literatürdeki kanıtları desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: Oreksin, postpartum depresyon