COVİD-19 pandemisi sonrası 18 yaş ve üzeri bireylerde COVİD-19 anksiyetesi ile sağlık anksiyetesi arasındaki ilişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZELIHA MAZREK

Danışman: Süleyman ERSOY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: COVID-19 pandemisi sonrası dönemde toplumda kaygı bozukluklarının arttığı bilinmektedir. Özellikle COVID-19'a özgü kaygının sağlık anksiyetesi ile olan ilişkisi henüz yeterince aydınlatılamamıştır. Bu çalışmada, 18 yaş ve üzeri bireylerde COVID-19 anksiyetesi ile sağlık anksiyetesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma; sağlık anksiyetesi ve COVID-19'a özgü anksiyetenin toplum sağlığı üzerindeki psikolojik etkilerini, sağlık hizmetlerine başvuru sıklığını ve yaşam kalitesini etkileme potansiyelini incelemesi bakımından önem taşımaktadır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipteki bu araştırma, 01.10.2025–30.01.2026 tarihleri arasında Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniği'ne başvuran 259 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Veriler; sosyodemografik bilgi formu, Koronavirüs Anksiyete Ölçeği ve Sağlık Anksiyete Envanteri Ölçeği (SAÖ) kullanılarak yüz yüze ve çevrim içi yöntemlerle toplanmıştır. İstatistiksel analizlerde IBM SPSS Statistics 26.0 programı kullanılmış; verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, Spearman korelasyon analizi, Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis, Bonferroni düzeltmesi ve normal dağılım testi olan Shapiro-Wilks testleri uygulanmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 kabul edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 31,32 +/- 12,66 yıl olup, %65,3'ü kadın ve %59,1'i lisans mezunudur. Katılımcıların SAÖ toplam puan ortalaması 15,56 +/- 7,94, Koronavirüs Anksiyete Ölçeği puan ortalaması ise 1,58 +/- 2,81 olarak saptanmıştır. COVID-19 sonrası bazı hastalıklarda artış yaşandığını düşünen, kendi sağlığına yönelik endişeleri artan ve pandeminin geleceğe yönelik hâlâ endişe verici olduğunu ifade eden bireylerin sağlık anksiyetesi düzeyleri anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0,001). Koronavirüs Anksiyete Ölçeği ile SAÖ toplam puanı arasında pozitif yönlü, zayıf düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (r=0,300; p<0,001). Ayrıca kronik hastalığı olanların koronavirüs anksiyete puanlarının, olmayanlara göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir (p=0,003). Sonuç: Araştırma sonuçları, bireylerin sağlık anksiyetesinin orta düzeyde olduğunu ve bu anksiyetenin demografik özelliklerden ziyade COVID-19 pandemisinin yarattığı algısal endişelerle ilişkili olduğunu göstermektedir. Özellikle pandemi sonrası sağlık durumuna ilişkin artan kaygılar, her iki anksiyete türünün yükselmesinde temel belirleyici faktörlerdir. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde risk gruplarına yönelik psikoeğitim ve koruyucu ruh sağlığı yaklaşımlarının güçlendirilmesi, pandemi sonrası toplum ruh sağlığının korunması açısından kritik öneme sahiptir.