Preoperatif atriyal fibrilasyonu olmayan koroner arter hastalarında posterior perikardiyotominin postoperatif atriyal fibrilasyon ve tamponad üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ARUS AYLİN ZEYTUN

Danışman: İbrahim ÖZSÖYLER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışma, koroner arter hastalığı (KAH) nedeniyle koroner arter bypass greftleme (CABG) cerrahisi uygulanan hastalarda posterior perikardiyotominin (PP) postoperatif atriyal fibrilasyon (POAF) ve perikardiyal tamponad gelişimi üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. PP'nin bu komplikasyonları azaltıcı etkisinin ortaya konulması, cerrahi uygulamalarda rutin kullanımına yönelik bilimsel kanıt sağlanması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya 01.01.2023-31.01.2025 tarihleri arasında Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği'nde CABG operasyonu geçiren toplam 40 hasta dahil edilmiştir. Hastaların 20'sine posterior perikardiyotomi uygulanmış, 20'si kontrol grubunu oluşturmuştur. Preoperatif atriyal fibrilasyonu bulunan, redo cerrahisi yapılan ve kapak cerrahisi geçiren hastalar çalışmaya alınmamıştır. Demografik veriler, komorbiditeler, operasyon tipi, yoğun bakım ve taburculuk süreleri ile postoperatif ritim bulguları karşılaştırılmış; istatistiksel analizde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan hastaların yaş ortalaması 65±7,2 yıl olup, %75'i erkekti. PP yapılan ve yapılmayan gruplar arasında demografik özellikler açısından anlamlı fark saptanmazken, postoperatif atriyal fibrilasyon ve revizyon oranları bakımından anlamlı fark mevcuttu (p<0,05). PP uygulanan hastalarda POAF oranı %10 iken, kontrol grubunda %40 olarak belirlendi. Ayrıca PP yapılan grupta hiçbir hastada tamponad gelişmezken, PP yapılmayan grupta %20 oranında revizyon gerektiren tamponad olguları görüldü. Yoğun bakım ve hastanede kalış süreleri arasında anlamlı fark izlenmedi. Sonuç: Posterior perikardiyotominin, CABG cerrahisi sonrası POAF ve perikardiyal tamponad gelişimini anlamlı biçimde azalttığı gösterilmiştir. PP, perikardiyal sıvının sol plevral boşluğa etkin drenajını sağlayarak inflamatuvar süreçleri, oksidatif stresi ve atriyal gerilimi azaltmaktadır. Bu sonuçlar, PP'nin basit, güvenli ve etkili bir koruyucu cerrahi yöntem olduğunu; CABG sırasında rutin uygulanmasının komplikasyon oranlarını düşürerek hasta güvenliği ve cerrahi başarıya katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Geniş örneklemli, çok merkezli çalışmalarda yöntemin uzun dönem etkinliğinin değerlendirilmesini önermekteyiz. Anahtar Kelimeler: Koroner arter hastalığı, koroner arter bypass cerrahisi, posterior perikardiyotomi, atriyal fibrilasyon, perikardiyal tamponad