Sessiz serebral iskemi olgularında kardiak fonksiyonların charlson komorbidite indeksi ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NURETTİN YAVUZ
Danışman: Aysel TEKEŞİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Sessiz serebral iskemi (SSİ) inme öyküsü ve inmeyle ilişkili nörolojik semptom ve muayene bulgusu olmayan bireylerde kranial görüntülemede görülen iskemik lezyonlar olarak tanımlanmıştır. İskemik inmede olduğu gibi kardiyak fonksiyon bozukluklarının bu lezyonların ortaya çıkışında önemli bir yeri vardır. Charlson komorbidite indeksi komorbid durumların değerlendirilmesinde kullanılan bir ölçek olup, birçok hastalığın komorbid durumlarla ilişkisinin belirlenmesinde kullanılmıştır. Bu çalışmada Charlson Komorbidite İndeksi(CKİ) ile SSİ olgularında kardiak fonksiyonların komorbid durumlarla ilişkisini değerlendirmeyi amaçladık. Literatürde birçok sistemik hastalıkta ve inmede Charlson komorbidite indeksi değerlendilmiş olup, sessiz serebral iskemik hastalarda kardiak fonksiyonların komorbid durumlarla ilişkisini değerlendiren çalışma bulunmamaktadır. Biz de sessiz serebral iskemik lezyonları olan hastalarda kardiak fonksiyonların Charlson Komorbidite İndeksi ile değerlendirilmesini amaçladık. Çalışma planı: Çalışmaya 60 SSİ olgusu ile 40 sağlıklı gönüllü kontrol dahil edildi. Çalışmaya 1 Ocak 2017- 1 Ocak 2019 tarihleri arasında nöroloji polikliniğine herhangi bir sebeple başvuran, kranial görüntülemesinde sessiz serebral iskemi saptanan, inme ve ilişkili hastalık, nörodejeneratif hastalık öyküsü olmayan, sistemde Holter EKG tetkiki ve transtorasik ekokardiyografi yapılmış hastalar ve kranial görüntülemeleri normal, sağlıklı gönüllüler dahil edildi. Hasta ve kontrol grubunun demografik özellikleri, muayane bulguları, özgeçmiş, eşlik eden komorbid durumlar hakkında detaylı inceleme, laboratuvar incelemeleri, EKG, transtorasik EKO ve 24 saatlik holter EKG incelemesiyle kalp hızı değişkenliği değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 60 hastanın 30'u(%50) erkek 30'u(%50) kadın, yaş ortalamaları 56,6±7,0 idi. Kontrol grubuna dahil edilen 40 sağlıklı gönüllünün ise 20'si erkek(%50) 20'si(%50) kadın, yaş ortalamaları ise XI 49,9±10,0'du. Hasta grubunda hastaların yaşları kontrol grubundan anlamlı (p 0.05). Holter EKG kalp hızı değişkenliği parametrelerinden SDNN ve ASDNN hasta grubunda kontrol grubuna göre anlamlı düşük saptandı(p < 0.05). CKİ skorlarına gruplar arasında bakıldığında SSİ grubunda CKİ puanı kontrol grubundan istatiksel olarak anlamlı yüksekti(p < 0.05). Sonuç: SSİ olgularında, hipertansiyon ve kan şekeri regülasyonun yönetimi, kardiyak fonksiyonların özellikle kalp hızı değişkenliklerinin, sol atrium çapı, aort genişliği ve EF düşüklüğünün değerlendirilmesi takipte, inme başta olmak üzere SSİ ile ilişkili diğer komorbid durumların yönetiminde önemli katkılar sağlayabilir.