Trombosit dağılım genişliği ve ortalama trombosit hacmi değerlerinin pulmoner tromboembolide D-dimer testinin tanısal değerine katkısı


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BARIŞ AKGÜL

Danışman: Pınar ERGÜN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Pulmoner tromboemboli (PTE), artan insidans ve azalan mortalite oranlarına rağmen günümüzde kardiyovasküler mortalitenin sık bir nedenidir. PTE tanısında klinik olasılık skorlamaları, D-dimer ve görüntüleme yöntemleri kullanılabilmektedir. D-dimer'in duyarlılığı yüksek, özgüllüğü düşüktür. Bu çalışmanın öncelikli amacı, trombosit dağılım genişliği (PDW) ve ortalama trombosit hacminin (MPV), PTE'de D-dimer testinin tanısal değerine katkısını araştırmaktır. Ayrıca, inflamatuar belirteçler olan nötrofil-lenfosit oranı (NLO), platelet-lenfosit oranı (PLO), Systemic Immune-Inflammation Index (SII), Systemic Inflammation Response Index(SIRI)'in D-dimer'in tanısal değerine katkısı ikincil amaç olarak değerlendirilmiştir. Gereç:Çalışmamıza, 01.01.2010-01.09.2023 tarihleri arasında PTE nedeniyle tetkik edilen toplam 23.883 olgu içerisinden çalışma grubu olarak 300 PTE'li, kontrol grubu olarak PTE olmadığı kanıtlanmış 300 olgu dahil edilmiştir.Hastaların demografik verileri, ek hastalıkları, tam kan sayımı ve biyokimya parametreleri, ekokardiyografi sonuçları, bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiografi (BTPA) ile PTE tanısı doğrulandığı veya dışlandığı retrospektif olarak değerlendirildi. Bu parametrelerle tanımlayıcı istatistikler, normallik ve fark testleri, ROC (Receiver Operating Characteristic) analizleri yapıldı. Gruplar arası istatistiksel anlamlı farklılık gösteren MPV, D-dimer, NLO, PLO, SII, SIRI için eşik değeri hesaplandı. Tüm analizlerde istatistiksel anlamlılık için p değeri <0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışma grubundaki hastaların [156 (%52) erkek ve 144 (%48) kadın] yaş ortalaması 65,12±13,20'idi. Kontrol grubundaki hastaların [102 (%34) erkek ve 198 (%66) kadın] yaş ortalaması 52,2±16,07'idi. Çalışma grubunda MPV'nin ortalama değeri 8,49 femtolitre (fl), kontrol grubunda 8,81 fl'idi. Çalışma grubunda MPV, kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşüktü (p=0,006). Çalışma grubunda PDW'nin ortalama değeri %16,73, kontrol grubunda %16,72'idi. PDW için her iki grup arasında istatistiksel düzeyde anlamlı fark saptanmadı (p=0,840). Her iki grupta da MPV ve PDW ortalama değerleri normal sınırlar içerisindeydi.Çalışma grubunda NLO, PLO, SII ve SIRI, kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksekti. D-dimer için eşik değeri 1225 ng/ml;duyarlılık 0,683, özgüllük 0,683, Area Under the Curve (AUC) 0,734 olarak saptandı. Eşik değeri hesaplanan diğer tüm parametrelerin AUC değeri hem tek başlarına hem de D-dimer ile birlikte değerlendirildiğinde, D-dimer'in tek başına oluşturduğu AUC değerini arttırmadığı saptandı. Sonuç: PDW'nin iki grup arasında farklılık göstermemesi;MPV, NLO, PLO, SII ve SIRI'nın, örneklem ayrım gücünde artış sağlamaması nedeniyle dePTE'de D-dimer'in tanısal değerine katkısı olmadığı saptanmıştır. Sonuç olarak, trombosit dağılım genişliği ve ortalama trombosit hacmi değerlerinin pulmoner tromboemboemboli tanısında D-dimer ile birlikte kullanımı uygun gözükmemektedir. Anahtar Kelimeler: Pulmoner Tromboemboli, MPV, PDW, NLO, PLO, SII, SIRI