Çölyak hastalığı tanısı alan çocuk hastaların demografik, klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEREN GÜNCAN AYDIN

Danışman: Gamze ÖZGÜRHAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çölyak hastalığı (ÇH); duyarlılığı olan bireylerde gluten proteinine maruz kalma sonucu ortaya çıkan kronik, immün aracılı enteropatidir. Tüm dünyada en sık görülen malabsorpsiyon sendromlarından biridir. Hastalığın erken dönemde tanınması, nonspesifik semptomlar ile başvuran hastalarda çölyak hastalığından şüphelenilmesi ve tedaviye erken başlanması gelişebilecek komplikasyonların önlenmesi açısından büyük önem taşır. Bu çalışmada; çölyak hastalığı tanısı alan çocuk hastaların demografik, klinik ve laboratuar bulgularının değerlendilmesi, diyet uyumunun antropometrik ölçümlere etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji ve Hepatoloji polikliniğine Ocak 2019- Aralık 2023 tarihleri arasında başvuran ve çölyak hastalığı tanısı almış 1-18 yaş arası 187 hasta dahil edildi. Hastaların medikal kayıtları Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS) 'nden retrospektif olarak elde edildi. Hastaların demografik özellikleri, boy ve ağırlık ölçümleri, başvuru anındaki laboratuar tetkikleri ile doku transglutaminaz IgA, anti-endomisyum antikorları, endoskopik biyopsi patoloji sonuçları, Marsh sınıflamasına göre evreleri kaydedildi. Takibe gelen 127 hastanın glutensiz diyete başladıktan sonraki 1. yıl doku transglutaminaz IgA değerleri kaydedildi. Hastaların diyet uyumları 1. yıl doku transglutaminaz düzeyleri baz alınarak değerlendirildi. Diyete uyumu olan ve olmayan gruplar arasındaki 1. yıl boy, kilo, vücut kitle indeksi (VKİ) SDS değerleri karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmadaki hastaların ortalama yaşı 9,11±3,85 yıl idi. Olguların %56,1'i (n=105) kız, %43,9'u (n=82) erkekti. Hastaların %26,2'si zayıf, %72,2'si normal ve %1,6'sı obez olarak saptandı. Olguların %69'unda (n=129) klasik ÇH, %24,1'inde (n=42) atipik ÇH, %6,9'unda (n=16) sessiz ÇH saptandı. En sık görülen tipik bulgu büyüme geriliği (%23,5) iken en sık görülen atipik semptom kabızlık idi. Gözlenen diğer semptom ve bulgular sırasıyla karın ağrısı (%19,8), kilo alamama (%16,6), ishal (%14,4), kabızlık (%10,2), boy kısalığı (%9,6) ve karın şişliği (%9,6) idi. Atipik bulguları olan Çölyak hastaları, tipik bulguları olanlara göre daha ileri yaşa sahipti. Tipik ÇH tanılı hastaların kilo ve VKİ SDS değerleri atipik ÇH olan hastalara göre daha düşük saptanırken boy SDS değerleri arasında anlamlı fark saptanmadı. Marsh skoru-3c olan hastaların Boy SDS'lerinin daha yüksek sıklıkla -2 SDS'den küçük olduğu saptandı. Marsh skoru-3a olan hastalarda kilo SDS'nin daha yüksek sıklıkla +2 SDS'den yüksek olduğu tespit edildi. Olguların başvuru anındaki ve 1. yıl sonundaki boy, kilo ve VKİ değerlerini karşılaştırdığımızda diyete uyum gösteren ve göstermeyen tüm hastaların diyetten bağımsız olarak 1. yıl sonundaki boy, kilo, VKİ SDS değerlerinde anlamlı bir artış olduğu görüldü. Diyete uyumu olan ve olmayan hastaların 1.yılındaki kilo ve VKİ SDS değerleri arasında ise anlamlı bir fark saptanmaz iken diyete uyumlu olan grubun 1. Yıl boy SDS değerlerinin anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu görüldü. Sonuç: Bu çalışma ile ÇH'nın klinik prezantasyonunun çok çeşitlilik gösterdiğine, atipik bulguları olan veya asemptomatik ancak risk faktörü olan hastalarda ÇH taramasının önemine dikkat çekmekteyiz. Çalışmamızda glutensiz diyete uyum ile 1. yıl sonunda boy SDS değerlerinde anlamlı derecede iyileşme olduğunu saptadık. Daha uzun süreli ve geniş sayıda vakayı içeren takip çalışmaları ile önemli sonuçların elde edilebileceğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Çölyak hastalığı, malnütrisyon, glutensiz diyet