Derin anemi nedeni ile iç hastalıkları kliniğinde yatan geriatrik hastalarda etiyolojik nedenlerin ve mortaliteye etkisi olan faktörlerin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BAHAR OZBILGEHAN

Danışman: Seydahmet AKIN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda hastanemiz İç Hastalıkları Kliniğine derin anemi nedeniyle yatırılan geriatrik popülasyonda anemi etiyolojisini araştırmayı ve mortaliteye etkili olan faktörleri değerlendirilmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 1 ocak 2021ve 1 temmuz 2023 tarihleri arasında Kartal Dr.Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi İç hastalıkları kliniğinde derin anemi ile yatan 353 kişilik derin anemik ve 54 kişilik derin anemik olmayan 65 yaş ve üstü hastalar dahil edildi. 65 yaş altı hastalar çalışmadan hariç tutuldu. Çalışmamız tek merkezli ve retrospektiftir. Hastalarımızı derin anemik ve derin anemik olmayan olmak üzere iki gruba ayırdık. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Ulusal Kanser Enstitüsü'nün Hb değerine göre anemiyi sınıflandırmasını kullandık. Bu sınıflamada Hb değeri 6.5– 7.9g/dl arasını evre 3 "ciddi" anemi, Hb <6.5g/dl evre 4 "hayatı tehdit edici" anemi olarak belirtilmiştir(12). Çalışmamızda Hb değeri 7,9 g/dl altındaki hastaları derin anemik olarak gruplandırdık. Hastaların demografik özellikleri ve laboratuvar sonuçları hasta dosyalarından ve hastanemiz otomasyon sisteminden faydalanılarak değerlendirildi. Hasta dosyalarında olan verilerden yararlanılarak Charlson risk değerlendirmesi hesaplandı. Vücut ağırlığı ve boy, standart prosedürlere göre ölçülerek VKİ hesaplanmıştır. KBH'na sahip hastalar, diyaliz alanlar veya CKD-EPI formülü kullanılarak hesaplanan GFR<60 mL/dk olduğu belirtilenler olarak tanımlanmıştır. Bulgular: Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Kliniğinde yatan 353 kişilik derin anemik grup ve 54 kişilik derin anemik olmayan grupta yapılan incelememizde derin anemik olmayan grubun yaş ortalaması 76,6±7,5 yıl iken derin anemik grubun yaş ortalaması 73,8±6 yıl olarak saptandı. Derin anemik grupta en sık ek hastalıklar sırasıyla %66,9'unda HT; %39,7'sinde DM; %38'inde KAH olmuştur. Derin anemik hastalarda aneminin etiyolojisine göre sınıflandırıldığında %64,3'lük oranla en sık neden DEA görülmüştür. Hastaların kullandıkları ilaçlar değerlendirildiğinde, derin anemi grubunda ASA kullanımı derin anemik olmayan gruba göre istatistiksel olarak daha yüksek bulunmuştur (p=0,03). KY, HT, hematolojik hastalıklar ve KBH varlığı olan derin anemik grup hastalarının hastane yatış sayısı anlamlı olarak daha fazla bulundu (sırasıyla p=0,015, p=0,047, p<0,001 ve p=0,006). Derin anemik grupta erkeklerde ölüm oranı kadınlara göre anlamlı olarak daha fazla bulduk(p=0,049). Malignite ve KY varlığında derin anemik grupta mortalitenin derin anemik olmayan gruba göre daha fazla olduğu görülmüştür (sırasıyla p=0,001, p=0,050). Hastaların gastroskopi tanıları ile mortalite arasındaki ilişki incelendiğinde; polip (p=0,029) ve erozyon (p=0,005) tanısı alan hastaların mortaliteleri anlamlı daha yüksek bulunmuştur. Kan ürünü kullanımı olan hastaların olmayan hastalara göre ölüm oranı anlamlı olarak fazla görülmüştür (p=0,003). Derin anemik hastalarda kan tetkik sonuçlarıyla sağkalım arasındaki ilişki incelendiğinde vitamin B12 ve CRP düzeyi daha yüksek olan hastaların daha düşük olanlara göre mortalite oranı anlamlı olarak daha fazla olduğu belirlendi(p<0,001). Sadece derin anemik hastaların dahil edildiği regresyon analizinde, CRP (OD = 1,008 %95 CI = 1.003-1,013), Charlson komorbidite indeksi (OD = 1,389, %95 CI = 1,222 – 1,579), ASA kullanımı (OD= 0,524, %95 CI= 0,326-0,844) ve hastanede yatış süresinin (OD= 1,050, %95 CI= 1,002-1,100) mortalite üzerinde anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür. Sonuç: Çalışmamızdaki en sık anemi sebebi olarak %64,3'lük oranla DEA görülmüştür. Çalışmamızda derin anemi ile mortalite arasında ilişki bulunmamıştır ancak mortalite riskini belirlemede derin anemik grupta Charlson komorbidite indeksinin, CRP düzeyinin ve hastane yatış süresindeki artışların mortalite artışında en anlamlı parametreler olduğunu saptadık. Çalışmamızın önemli bir sonucu olarak ASA kullanımının mortaliteyi azaltmada etkili olabileceğini göstermiş bulunmaktayız. Bunların yanı sıra derin anemide ek hastalıkların, erkek cinsiyetin, GFR değerlerinin prognozu tahmin etmede etkili olabileceğini saptanmıştır. Çalışmamızda derin anemi ile gelen geriatrik hastalarda KY ve malignite eşlik eden hastaların derin anemik olmayanlara göre mortalitelerinin daha yüksek olduğunu ve bu hastaların daha yakından takip edilmesi gerektiğini göstermiş olduk. Anahtar Kelimeler: Anemi, ferritin, geriatrik hastalar, mortalite, vitamin B12