Kliniğimizde transtorasik yaklaşım ile tedavi edilmiş dev hiatal herni tanılı olguların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖMER GİRAY İNTEPE
Danışman: Tamer OKAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Torakal ve abdominal bölgeleri birbirinden ayıran, ismini de bu özelliğinden alan diafragma kasındaki yapı sorunları nedeniyle oluşan sorunlardan biri olan dev hiatal herniler, tabiatıyla iki bölgeyi de ilgilendiren cerrahi dalların ilgi konusudur. Hiatal herniler genel olarak dört sınıfta incelenirler. Bu sınıflardan en yaygını olanı kayıcı ya da Tip I olarak nitelendirilendir. Tip II'den Tip IV'e kadar olan sınıflandırmadaki herniler paraözofageal hernilerdir ve toraks içine yer değiştirmenin ve herni kesesinin içinde bulunan organların çeşitliliğine göre farklılık gösterirler. Tip II, tip III veya tip IV hiatal hernilerden herhangi birinde midenin 1/3 veya daha fazla oranda intratorasik olarak bulunduğu durumlar dev hiatal herniler olarak ele alınmaktadır. Daha önce kliniğimizdeki bu cerrahi işlem grubu hakkında bir tez çalışması yapılmadığından yola çıkarak, bu konu hakkında yaptığımız müdahaleleri, literatürde sunulan diğer yöntemler ve sonuçları ile beraber değerlendirmeyi amaçladık. Hastalarımızın tamamı hastanemizin kardiyoloji bölümünden tarafımıza yönlendirilmişti. Hastalar kardiyoloji bölümüne göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi kalp hastalıklarını düşündürecek şikayetler ile başvurmuştu. 2007-2016 tarihleri arasında Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniği'nde opere edilen toplam 15 "dev hiatal herni" tanılı hasta çalışmamıza dahil edildi. Çalışmaya alınan toplam 15 hastanın 3'üne (%20) yama ile hiatoplasti, 12'sine (%80) primer hiatoplasti uygulanmıştır. Hastalıksız sağkalım üzerine cinsiyet, yaş ve operasyonun ayrı ayrı etkilerine bakmak üzere Kaplan-Meier analizini takiben log-rank analizi yapılmıştır. Ancak nüks oranlarında yaş (p=0,55), cinsiyet (p=0,18) ve operasyona (p=0,11) bağlı istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülememiştir. Dev hiatal hernili hastaların cerrahi tedavisinde farklı görüşler ve yöntemler bulunmakta ve geçerliliğini korumaktadır. Hasta seçimi ve cerrahi müdahalenin zamanlaması yapılan işlemin sonucunu doğrudan etkilemektedir. Cerrahi müdahalenin torakal ya da abdominal olması veya açık ya da minimal invaziv yöntemler ile uygulanması hastaların özelliklerine göre değişkenlik gösterebilir. Her hasta kendi özellikleri ile değerlendirilmeli ve uygun yöntem buna göre belirlenmelidir.