İskemik inmeli hastalarda üst ekstremitede gelişen kompleks bölgesel ağrı sendromunun tedavisinde transkraniyal manyetik stimulasyonun etkinliğinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZLEM YÜCEALP

Danışman: Hüma BÖLÜK ŞENLİKCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Amaç: İskemik inme sonrası subakut ve kronik dönemde, hemiplejik ekstremitede görülen kompleks bölgesel ağrı sendromunun (KBAS) tedavisinde, konvansiyonel rehabilitasyonla birlikte uygulanan repetitif transkraniyal manyetik stimülasyonun (rTMS) ağrı, motor fonksiyon ve yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya dahil edilen 40 kronik iskemik inmeli hasta randomizasyon şemasına göre, aktif rTMS grubu (n=15), taklit rTMS grubu (n=15) ve kontrol grubu (n= 10) olmak üzere üç gruba ayrıldı. Repetetif TMS grubuna konvansiyonel rehabilitasyon programı ile kombine etkilenen hemisfer üst ekstremite motor (M1) alanı hedeflenerek 10 seans 10 Hz'lik yüksek frekanslı aktif veya taklit rTMS uygulandı. Hastalar tedavi öncesinde, tedavi bitiminde ve tedavi bitiminden 4 hafta sonra olmak üzere toplamda 3 defa değerlendirmeye alındı. Değerlendirmede ağrı için Vizuel Analog Skala (VAS), Brunnstrom Evrelemesi (BR) ve Fugl-Meyer Üst Ekstremite Motor Değerlendirme Ölçeği (FMDÖ) ve İnmeye Özgü Yaşam Kalitesi Ölçeği (İYKÖ) kullanıldı. Bulgular: Tedavi bitiminde, konvansiyonel rehabilitasyon programı ile birlikte uygulanan aktif rTMS'nin, subakut ve kronik iskemik inmeli hastalarda gelişen KBAS üzerinde ağrı azaltılmasında etkili olduğu görülmüştür (p˂0.05). Ancak tedaviden 4 hafta sonraki değerlendirmede, bu etkinin devam etmediği ve gruplar arasındaki VAS ölçümleri arasında anlamlı bir fark bulunmadığı görülmüştür (p> 0.05). Üst ekstremite fonksiyonel iyileşmesinde, aktif rTMS grubunda elde edilen sonuçlar, diğer gruplara kıyasla daha iyi bulunmuştur. Hastaların gruplarına göre yapılan değerlendirmelerde, aktif rTMS grubundaki hastaların tedavi öncesi ve tedavi sonrası Brunnstrom ve Fugl-Meyer total ölçümlerindeki değişim miktarları, diğer gruplardan anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p < .05). Ayrıca, tedaviden 4 hafta sonraki Brunnstrom ölçüm ortalamaları, tedavi öncesi ve tedavi sonrasına göre daha yüksek saptanmıştır. Gruplar arası yapılan değerlendirmelerde, tedavi sonrasında ve tedavi bitiminden 4 hafta sonra yaşam kalitesinde anlamlı bir iyileşme gözlemlenmemiştir.   Sonuç: Bu çalışma, subakut ve kronik iskemik inmeli hastalarda gelişen KBAS'ın tedavisinde, konvansiyonel rehabilitasyon ile birlikte uygulanan rTMS'nin ağrı kontrolü üzerinde erken dönemde olumlu bir etki sağladığını ortaya koymuştur. Ancak, bu etkinin tedavi bitiminden 4 hafta sonra kaybolduğu ve yaşam kalitesi üzerinde anlamlı bir iyileşme sağlamadığı görülmüştür. Buna rağmen, rTMS uygulaması ile elde edilen üst ekstremite fonksiyonel iyileşmeleri, diğer gruplara göre belirgin şekilde daha yüksek bulunmuş olup rTMS'nin hem ağrı yönetimine katkısı hem de üst ekstremite motor fonksiyon iyileşmesine olan olumlu etkileri nedeniyle, inmeli hastalarda KBAS tedavisinde yeni bir tedavi yöntemi olarak uygulanmasının avantaj sağlayabileceği; bu nedenle rTMS için kontrendikasyonu olmayan hastalarda tedavi programında yer alabileceği düşünülmektedir.