Diyaliz merkezine başvuran hastalarda malnütrisyon ile yaşam kalitesi arasındaki ilişki
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERKAN GÜNALAY
Danışman: Harun AKAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve amaç: Kronik böbrek hastalığının insidansı ve prevalansı her geçen gün artmaktadır. Günümüzde renal replasman tedavilerinin amacı sadece yaşam süresinin uzatılması değil, aynı zamanda hastaların yaşam kalitesinin de geliştirilmesidir. SDBH döneminde olan hastalarda yaşam kalitesi ile morbidite ve mortalite arasında yakın bir ilişki vardır. Hastalarının yaşam kalitesini etkileyen en önemli faktörlerden biri beslenmedir. Malnütrisyonun önlenmesi hastalarda yaşam kalitesini ve süresini artırmaktadır. Biz bu çalışmada SDBH döneminde hastaların beslenme parametreleri, antropometrik ölçümler ve malnütrisyon sıklığını değerlendirmeyi, yaşam kalitesi düzeylerini belirlemeyi ve malnütrisyon ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi saptamayı ve yaşam kalitesini iyileştirilmesine yönelik gerekli önlemleri saptamayı amaçladık. Yöntem: Çalışma 2016 Mayıs- 2016 Ağustos tarihleri arasında İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi ayaktan günübirlik hemodiyaliz servisine başvuran hastalar ve rutin kontrollerine gelen periton diyalizi hastalarından 18 yaş üstü olan 50 hemodiyaliz hastası ve 10 periton diyaliz hastası olmak üzere toplam 60 hasta ile yapılmıştır. Hastalara ilk bölümde sosyodemografik verileri, boy, kilo, vücut kitle indeksi, bel çevresi, triceps cilt kıvrım kalınlığı, prediyalitik sistolik ve diyastolik kan basınçları, Kt/V ve URR değerleri, laboratuvar parametreleri, ikinci bölümde Mini Nutritional Assessment-Short Form (MNA-SF) ölçeği ve üçüncü bölümde EQ-5D genel yaşam kalitesi ölçeği olmak üzere 3 bölümden oluşan anket formu uygulanmıştır. Tüm veriler elde edildikten sonra SPSSv22 yardımıyla elektronik ortama aktarılarak, istatistiksel olarak analiz edildi. İstatistiksel olarak p değerinin 0,05 ten küçük olması anlamlı kabul edildi. Bulgular: 27'si erkek (%45) 33'ü kadın (%55) olmak üzere toplam 60 hastayla yapılan çalışmamızda hastalarımızın %83,3'ü hemodiyaliz %16,7'si periton diyalizi tedavisi almaktaydılar. PD grubunda HD grubuna göre TCKK ortalaması anlamlı düzeyde daha yüksek saptandı (p=0,033). HD ve PD grubu arasında medeni durum, ekonomik durum, eğitim durumu açısından farklılık yoktu. Özellikle hipertansiyon olmak üzere komorbid durum varlığı PD'de daha fazla saptandı (p=0,023, p=0,050). Komorbid hastalık varlığının yaşam kalitesi ve malnütrisyona etkisi saptanmadı. PD grubunda diyete uyum gösterme oranı daha yüksek olmasına rağmen Kt/V ve İDWG ve sistolik tansiyon açısından farklılık saptanmadı. Kadınlarda hedef Kt/V ye ulaşma oranı daha yüksek saptandı (p=0,001). EQ5D indeks skoru HD grubunda 0,60±0,29, PD grubunda 0,68±0,33; EQ5D VAS skoru HD grubunda 66,7±22,3 PD grubunda 58,1±13,1 olarak saptandı ve HD grubu ile PD grubu arasında anlamlı fark saptanmadı. Erkekler ile kadınlar arasında yaşam kalitesi ve algısı arasında fark saptanmadı. Sadece HD grubunda olağan aktivitelerle ilgili problem yakınmasının daha fazla olması anlamlı bulundu (p=0,010). Hemoglobin, CRP, albümin, fosfor, kolesterol, kalsiyum, potasyum, tansiyon değerleri ile yaşam kalitesi arasında ilişki saptanmadı. Sadece anemi düzeyinde hemoglobin düşüklüğü olan hastalarda yaşam kalitesi algısının daha bozuk olduğu saptandı(p<0,001). Hastalarda yaşam kalitesi ile yaş arasında negatif, Kt/V ile pozitif korelasyon saptandı. Hastalarda komorbidite bulunmasının yaşam kalitesini, yaşam kalite algısını ve malnütrisyon düzeyini etkilemediği saptandı. Komorbid hastalıklardan KAH olması durumunda hastaların hareketle ve olağan aktivitelerle ilgili yakınmalarının daha fazla olduğu saptandı (p=0,007, p=0,028). Ekonomik durum ile malnütrisyon, yaşam kalitesi ve algısı arasında ilişki saptanmadı. MNA-SF skor ortalaması HD grubunda 10,4±2,8, PD grubunda 10,5±2,9 olarak saptandı ve HD ve PD grubu arasında farklılık saptanmadı. Erkekler ile kadınlar arasında malnütrisyon açısından fark saptanmadı ancak kadınlarda TCKK, total kolesterol ve HD grubunda Kt/V daha yüksek saptandı (p=0,002, p=0,003, p=0,007). Nutrisyonel durum ile TCKK, bel çevresi, VKİ ile negatif korelasyon saptandı (p<0,001, p=0,020, p<0,001). Malnütrisyonlu grupta yaşam kalitesinin daha bozuk olduğu saptandı (p=0,001). Malnütrisyonlu grupta yaşam kalite algısının daha kötü olduğu saptandı (p=0,014). Hastalık süresinin nütrisyonel durumu olumsuz etkilediği saptandı (p=0,039). Sonuç: Malnütrisyon hemodiyaliz ve periton diyalizi hastalarında sık görülür ve yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Malnütrisyonun erken tanı ve tedavisiyle hastaların yaşam kalitelerinin artırılması önemli bir seçenek olabilir. Çok merkezli geniş hasta popülasyonlarında yapılacak yeni çalışmalar ile daha net bilgilerin ortaya çıkması sağlanacaktır.