Penil fraktürde dekspentanol uygulaması deneysel hayvan modeli
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: VELİ MERT YAZAR
Danışman: Ömer Gökhan DOLUOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve amaç: Penil fraktür penise künt travma sonucu meydana gelen acil bir durumdur. En sık cinsel travmalardan sonra veya mastürbasyon esnasında meydana gelmektedir. Tanısı genellikle anamnez ve fizik muayene ile konulur ve tedavisi cerrahidir. Ameliyat sonrası fibrozise bağlı erektil disfonksiyon oluşabilir. Yara iyileşmesi sonrası hasarlı alana gelen nötrofil, monosit gibi hücreler ortaya serbest oksijen radikalleri çıkarmaktadır. Dekspentanol, inflamasyonda meydana gelen süperoksit radikallerine karşı koruyucu etkiye sahiptir. Bu etkisi ile dokularda anti-inflamatuar etkisi vardır. Çalışmamızda dekspentanolün penil fraktür sonrası fibrozisi azaltıp azaltmadığı araştırılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Kırk dört adet rat 5 gruba ayrıldı. Kontrol grubuna (Grup A) herhangi bir işlem uygulanmadı. Diğer ratlara, penil fraktür modeli oluşturulduktan sonra, B grubu sekonder iyileşmeye bırakıldı. C grubuna primer sütürasyon yapıldı. D grubundaki ratlara primer sütürasyon sonrasında 2 hafta boyunca her gün lokal enjeksiyonla (intralezyonel) 50mg dekspentanol uygulandı. E grubuna ise 2 hafta boyunca her gün intraperitoneal 500mg dekspentanol enjeksiyonu yapıldı. Altı hafta sonra sakrifiye edilen ratlara penektomi yapıldı. Kesitler Hematoksilen-eosin ve Masson-trikrom ile boyanarak fibrozis ve inflamasyon açısından karşılaştırıldı. Fibrozis "yok/hafif/orta/yüksek" olmak üzere 4 kademede, inflamasyon ise var/yok şeklinde değerlendirildi. Bulgular: Sistemik dekspentanol verilen 10 adet ratın 2'sinde (%20) fibrozis izlenmedi. Sekonder iyileşmeye bırakılan ratların 9'unda (%90) fibrozis izlendi. Bu ratların 5'inde düşük, 3'ünde orta, 1'inde yüksek düzeyde fibrozis izlendi. Primer sütürasyon yapılan grupta ratların hepsinde fibrozis izlendi. Bu ratların 6'sında (%66.7) düşük düzeyde, 2'sinde (%22.2) orta düzeyde, 1'inde (%11.1) yüksek düzeyde fibrozis izlendi. Lokal dekspentanol verilen gruptaki tüm ratlarda fibrozis izlendi. Bu ratların 6'sında (%60) düşük düzeyde, 1'inde (%10) orta düzeyde, 3'ünde (%30) yüksek düzeyde fibrozis izlendi. Sistemik dekspentanol verilen grupta (Grup E) diğer gruplara göre fibrozis anlamlı derecede düşük saptandı (p=0.001). Gruplar inflamasyon açısından değerlendirildiğinde E grubunda sayı olarak daha az inflamasyon görülmesine rağmen istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Sonuç: Penil fraktürde sistemik dekspentanol uygulaması, sekonder iyileşmeye veya lokal dekspentanol uygulamasına göre daha fazla iyileşme sağlamaktadır.