Sistemik inflamasyon indeks değerinin abortus imminens prognozunu öngörmedeki rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖKÇE GÖKKAYA
Danışman: Elif YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırmanın amacı, 12 hafta ve altında abortus imminens tanısı alan gebelerde sistemik inflamasyon indeks değerinin (SIRI) gebelik prognozunu predikte etmede bir belirteç olarak rolünü araştırmaktır. Gereç ve Yöntem Bu çalışma; Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi, Kadın Hastalıkları Polikliniklerinde 1 Temmuz 2019- 31 Aralık 2022 tarihleri arasında yapılan retrospektif kesitsel bir çalışmadır. Araştırmaya, bu tarihler arasında ≤12 hafta abortus imminens tanısı alıp abort eden gebeler (çalışma grubu, n=83) ile, ≤12 hafta altında abortus imminens tanısı alıp gebeliği sağlıklı devam eden gebelerden (kontrol grubunu oluşturmakta, n=120), dahil edilme ve hariç tutulma kriterlerini taşıyan 203 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik bilgileri, obstetrik sonuçları, doğum şekli, hastaneye başvurusundaki gebelik haftası, sağlıklı gebelik olarak devam ettiyse doğum haftası, abort ettiyse abort ettiği hafta ve alınan hemogramdan nötrofil, monosit ve lenfosit değerleri kullanılarak hesaplanan SIRI değeri kaydedilmiştir. Çalışma ve kontrol grupları SIRI sonuçları açısından karşılaştırılmıştır. Bulgular Çalışma grubunun yaş ortalaması 30,72±6,17, kontrol grubunun yaş ortalaması 30,19±5,97 olup, gruplar arasında yaş ortalamaları açısından fark izlenmemiştir (p>0,05). Gruplar arasında çalışma durumu, eğitim ve eş eğitimi düzeyi, gelir seviyesi ve sigara kullanımı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmemiştir (p>0,05). Grupların başvuru şikayetleri karşılaştırıldığında, lekelenme şeklinde kanama ile abdominal ağrı şikayetleri arasında fark bulunmamışken (p>0,05), çalışma grubunda belirgin kanama ve pelvik ağrı şikayetlerinin daha fazla olduğu izlenmiştir (p 0,05), PLT, nötrofil ve nötrofil/lenfosit oranlarının çalışma grubunda anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0,05). Çalışma grubundakilerin SİRİ ortalamalarının, kontrol grubundakilere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu olduğ saptanmıştır (p<0,05). Lojistik regresyon analizi sonucunda; NLR değerlerinin, abort durumunu etkileyen önemli bir parametre olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). NLR değeri 1 birim arttığında, abort riskinin %12,4 oranında artacağı saptanmıştır (OR=1,124). %68,7 sensitivite ve %65,8 spesifite ile optimal SİRİ cut-off değeri ≥2,111 olarak belirlenmiştir. Sonuç Inflamatuar markerların hem gebelik sürecinde hem de pek çok kronik hastalıkta hastalık prognozu ile anlamlı ilişkileri olduğu gösterilmiştir. Ancak inflamatuar markerların abortus imminens prognozunu öngörmedeki rolü literatürde henüz tam olarak netlik kazanmamıştır. Çalışma sonuçlarımız SIRI'nin abortus imminens tanısı almış hastalarda abortusu öngörmede etkili bir belirteç olabileceğini göstermekte olup, bu konunun çok merkezli, prospektif, geniş kapsamlı, randomize kontrollü çalışmalar ile desteklenmesinin önemli olacağı görüşündeyiz.