Koroner kalsiyum skoru ile periyodik sirkadiyen kan basıncı arasındaki ilişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EREN KILIÇCIOĞLU

Danışman: İhsan ATEŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Koroner arter kalsifikasyonu, koroner arter duvarlarında kalsiyum içeren plakların birikimi ile karakterize edilen bir süreçtir. Koroner arter kalsifikasyon skoru (KAKS), asemptomatik bireylerde subklinik aterosklerozu saptamada kullanılan güvenilir bir görüntüleme biyobelirtecidir ve gelecekte gelişebilecek kardiyovasküler olayların öngörülmesinde değerlidir. Kan basıncının gece saatlerinde yeterince düşmediği non-dipper patern, dipper paterne göre daha yüksek son organ hasarı ve kardiyovasküler risk ile ilişkilendirilmiştir. Sirkadiyen kan basıncı düzenlenmesinde etkili olan nörohormonal sistemler, gece farklı zaman dilimlerinde farklı ritimler sergiler. Bu farklılık periyodik sirkadiyen kan basıncı terimiyle ifade edilebilir. Bu çalışmada, non-dipper paternin yüksek KAKS ile ilişkili olabileceği hipotezinden yola çıkılarak, KAKS ile periyodik sirkadiyen kan basıncı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'nde tek merkezli, kesitsel ve prospektif olarak yürütülmüştür. KAKS>0 olan, 18 yaş ve üzeri toplam 120 gönüllü (40 normotansif, 40 primer hipertansiyon ve 40 yeni tanı primer hipertansiyon) dahil edilmiştir. 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı monitörizasyonu ile elde edilen değerler; 20:00–00:00 (Periyot 1), 00:00–04:00 (Periyot 2) ve 04:00–08:00 (Periyot 3) olarak sınıflandırılmış ve bu üç periyottaki sirkadiyen kan basıncı patern kombinasyonlarına göre 8 sınıf (A-H) oluşturulmuştur. Bu periyotlar ve sınıflar ile KAKS değerleri ve evreleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Veriler SPSS 24.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir ve p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Gruplar arasında ortanca KAKS değerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p=0,67). Primer hipertansiyon grubunda, KAKS non dipper/dipper durumlarına göre değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Yeni tanı primer hipertansiyon grubunda, KAKS non dipper/dipper durumlarına göre değerlendirildiğinde, periyot 3 non dipper paternde KAKS istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olarak bulundu (p=0,009). Gruplarda KAKS periyodik sirkadiyen kan basıncı sınıflarına göre incelendiğinde, istatistiksel olarak anlamlılık saptanmadı. E sınıfı oranı KAKS evre 3'te diğer evrelere göre istatistiksel olarak anlamlı daha yüksekti (p=0,007). KAKS evre 3 ve evre 2 dahil edilerek yapılan regresyon analizinde E sınıfı yaş ve cinsiyetten bağımsız olarak KAKS evre 3'te daha yüksek oranda görüldü (p=0,03). Sonuç: Gruplar arasında ortanca KAKS değerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptamadık. Yeni tanı primer hipertansiyon grubunda, periyot 3 non dipper paternde KAKS'ı anlamlı daha yüksek saptadık. Gruplarda KAKS periyodik sirkadiyen kan basıncı sınıflarına göre incelendiğinde, istatistiksel olarak anlamlılık saptamadık. KAKS evre 2 ve evre 3 dahil edilerek yapılan regresyon analizinde E sınıfını yaş ve cinsiyetten bağımsız olarak evre 3'te anlamlı daha yüksek oranda saptadık. Yeni tanı primer hipertansiyon hastaları başta olmak üzere, ambulatuar ölçümlerin periyodik sirkadiyen kan basıncı temelinde değerlendirilmesinin kardiyovasküler olayların risk tahmininde, tedavi hedefi ve tedavi seçiminde kullanılabileceğini düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Dipper, Koroner arter kalsifikasyon skoru, Non dipper, Sirkadiyen kan basıncı