Primer hiperparatiroidi tanılı hastalarda serum elabela düzeyi ile aortik intima media kalınlıkları arasındaki ilişki
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KUBİLAY AKBAL
Danışman: Hilmi Erdem SÜMBÜL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Primer hiperparatiroidizm, PTH'nin hipersekresyonu ve hiperkalsemi ile seyreden ve toplumda sık karşılaşılan bir endokrin bozukluktur. Çeşitli yayınlar semptomatik primer hiperparatiroidizm (PHPT) hastalarında kardiyovasküler ölüm sıklığının arttığını bildirmiştir. Primer hiperparatiroidizmin hipertansiyon, renin-anjiyotensin-aldosteron sistemindeki değişiklikler, aritmiler ve damar sistemindeki yapısal ve fonksiyonel değişikliklerle ilişkili olduğu bilinmektedir. Apelinerjik sistem ile ilişkili biyoaktif peptidlerin iskemik kalp hastalığı, subklinik ateroskleroz ve kalp yetersizliği ile ilişkili olduğu bilinmekle birlikte, primer hiperparatiroidi hastaları ile ilgili veri bulunmamaktadır. Bu çalışmada yeni tanı primer hiperparatiroidi hastalarında yeni bir apelinerjik sistem peptidi olan serum elabela düzeyindeki değişimin, primer hiperparatiroidi hastalarında kardiyak etkilenimi saptayabilmek ve bunun aortik intima media kalınlıkları ile ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda primer hiperparatiroidi hastalarında artan parathormonun neden olabileceği vasküler ve kardiyak olumsuz etkilere yanıt olarak Apelinerjik sistemin aktive olması ile serum Elabela düzeyi artmış olabilir. Primer hiperparatiroidi hastalarında elabela düzeyi; kardiyovasküler komplikasyon gelişimi ve cerrahi olma endikasyonu hakkında önemli bir öngördürücü olabilir. Literatürde bu konuyla ilgili veri olmamasından dolayı bu çalışma planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız prospektif, tek merkezli, kesitsel olarak planlandı. Çalışmamıza S.B.Ü Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları veya Endokrinoloji polikliniklerine başvuran yeni tanı Primer Hiperparatiroidisi olan 10.04.2023 ile 10.12.2023 tarihleri arasında gönüllü olup aydınlatılmış onamları alınan 40 kişi alındı. Hastalar ile aynı yaş, cinsiyet ve BMI olup primer hiperparatiroidi ön tanısı ile araştırma yapılan ancak normal bulunan hastalar kontrol grubu olarak alındı. Çalışmaya yeni tanı Primer Hiperparatioridisi olan 18 yaş üstü ve 75 yaş altı gönüllü hastalar dahil edildi. Dışlama kriterleri; Karaciğer hastalığı, kalp hastalığı, endokrinolojik hastalığı, nefrolojik hastalığı, akciğer hastalığı, enflamatuar hastalığı, hematolojik hastalığı, romatolojik hastalığı, obezitesi, malignitesi ve gebeliği olanlar olarak belirlendi. Hastaların, hemogram sonuçları (beyaz küre, hemoglobin, trombosit sayıları), glukoz, albümin, kreatinin, sodyum, potasyum, fosfor, kalsiyum, ALT, AST, ALP, PTH, 25-OH Vitamin D düzeyleri, Trigliserid, LDL, 24 saatlik idrarda kalsiyum düzeyleri ölçüldü. Hastaların kırık öyküleri, hastaların kemik dansitometrisi (DEXA) ölçümleri hasta dosyaları ve hastane otomasyon sisteminden kaydedildi. Serum elabela düzeyi çalıştırılmak üzere hastalardan alınan kanlar Nüve marka NF 800R model santrifüj cihazında 15 dakika 3000 rpm santrifüj edildi. Hazırlanan serumlar -80°C'de korundu. Çalışma zamanı serumlar soğuk zincirde çalışma laboratuvarına nakledildi. Abdominal aort, 12 ve 5 MHz frekanslı yüksek çözünürlüklü Doppler ultrason sistemi (Philips EPIQ 7) ile incelendi. Abdominal aortanın IMK'si için görüntüleme, hasta sırtüstü pozisyondayken, 8 saatlik açlıktan sonra abdominal aortanın distal 1 cm'lik segmentinin karşı duvarından yapıldı. Bulgular: Çalışma grupları, sağlıklı kontrol grubu (Grup 1), PHPT tanısı almış cerrahi olmamış grup (Grup 2) ve PHPT tanısı almış cerrahi olan grup (Grup 3) olmak üzere üçe ayrıldı. Çalışma gruplarının demografik özellikleri değerlendirildiğinde cinsiyet, VKİ, yaş açısından anlamlı farklılık saptanmadı. Laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde; ALP düzeyi grup 3'de grup 1'e göre istatistiksel açıdan anlamlı yüksek saptandı. PTH, Kalsiyum, Fosfor, Elabela düzeyi grup 2 ve 3'de grup 1'e göre ve aynı zamanda grup 3'te grup 2'ye göre istatistiksel açıdan anlamlı yüksek saptandı. AİM ölçümü ise grup 3'te grup 1 ve 2'ye göre istatistiksel açıdan anlamlı yüksek saptandı. Çalışma gruplarının Elabela ve AİM düzeyleri değerlendirildiğinde; Elabela düzeyi grup 2 ve 3'de grup 1'e göre ve aynı zamanda grup 3'te grup 2'ye göre istatistiksel açıdan anlamlı yüksek saptandı. AİM ölçümü ise grup 3'te grup 1 ve 2'ye göre istatistiksel açıdan anlamlı yüksek saptandı. Cerrahi olan grupta Elabela ile diğer demografik, klinik ve laboratuvar parametreleri arasında korelasyon analizi yapıldı. Elabela ile ilişkili parametreler DEXA, 24 saat idrarda kalsiyum düzeyi, AİM, serum kalsiyum düzeyi olarak bulundu. Elabela ile anlamlı korelasyon gösteren parametreler kullanılarak linner regresyon analizi yapıldı. DEXA ve AİM düzeylerinin Elabela ile bağımsız olarak ilişkili olduğu saptandı. Hasta grubunda (grup 2 ve grup 3) cerrahi olan hastaların bağımsız tespiti için yapılan tek değişkenli analizde p değeri <0,05 olan ve istatistiksel olarak anlamlı olan parametreler ile çok değişkenli lojistik regresyon analizi yapıldı. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde Elabela düzeyinin bağımsız olarak cerrahi olan grubu belirlediği saptandı. Bu analize göre hasta grubunda; Elabela düzeyindeki her 1 birim artışın cerrahi olma olasılığını %30,9 artırdığı saptandı. Hasta grubunda (grup 2 ve grup 3) cerrahi olan hastaların bağımsız tespiti için yapılan tek değişkenli analizde p değeri <0,05 olan ve istatistiksel olarak anlamlı olan parametreler ile çok değişkenli lojistik regresyon analizi yapıldı. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde Elabela düzeyinin bağımsız olarak cerrahi olan grubu belirlediği saptandı. Bu analize göre hasta grubunda; Elabela düzeyindeki her 1 birim artışın cerrahi olma olasılığını %30,9 artırdığı saptandı. Sonuç: Çalışmamızda PHPT tanılı hastalarda Elabela ve AİM düzeylerinin PHPT olmayan hastalara göre yüksek olduğunu ve istatistiksel olarak anlamlı olduğunu saptadık. Elabela düzeyinin cerrahi olan ve olmayan grupta sağlıklı gruba göre; cerrahi olan grupta da cerrahi olmayan gruba göre daha yüksek olduğunu ve istatistiksel anlamlı olduğunu saptadık. Primer hiperparatiroidi hastalarında artan parathormonun neden olabileceği vasküler ve kardiyak olumsuz etkilere yanıt olarak Apelinerjik sistemin aktive olması ile serum Elabela düzeyi artmış olabilir. Primer hiperparatiroidi hastalarında elabela düzeyi; kardiyovasküler komplikasyon gelişimi hakkında önemli bir öngördürücü olabilir. Cerrahi olan grupta kardiyovasküler olayların gerilediğine yönelik çalışmalardan esinlenerek serum Elabela düzeyinin cerrahi endikasyon olabileceğini düşündük. Aynı zamanda PHPT'li hastalarda osteoporozun tespiti için DEXA ve AİMK görüntülemesine gerek kalmadan cerrahi endikasyonu belirlemeye yardımcı olabileceğini düşünüyoruz. Anahtar kelimeler: Primer hiperparatiroidi, Apelin, Serum elabela düzeyi, Aortik intima media kalınlığı