Tip 2 diabetes mellitus hastalarında epikardiyal yağ doku volümü ve yerleşimi ile koroner arter hastalığı varlığı ve yaygınlığı arasındaki ilişki
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL MEHMET AKİF ERSOY GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEGÜM UYGUR
Danışman: Ömer ÇELİK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Tip 2 Diabetes Mellitus (DM), kardiyovasküler hastalıklar için önemli bir risk faktörüdür. DM hastalarının yaklaşık % 60'ında kadiyovasküler hastalık izlenmektedir ve DM olmayan popülasyonla kıyaslandığında kardiyovasküler ölüm oranı DM hastalarında iki kat fazladır (1). Kardiyovaküler risk belirlenmesinin ciddi önem taşıdığı Tip 2 DM hastalarında yeni öngördürücüler, belirteçler tanımlanmaya ve girişimsel olmayan yollarla koroner arter hastalığında erken tanı sağlayacak, yaygınlığını ve ciddiyetini belirleyecek yöntemler üzerinde çalışılmaktadır. Epikardiyal yağ dokunun (EYD) koroner arter hastalığı (KAH) için bağımsız bir risk faktörü olabileceği, KAH varlığının, şiddetinin, aktivitesinin tayininde, tedavi seçeneklerinin belirlenmesinde kullanılabilirliği klinik çalışmalarca araştırılmaktadır (2-4). Ayrıca, EYD'nin asimetrik dağılımı, akıllarda hangi bölgeden ölçülen EYD miktarının KAH'ı daha iyi öngöreceği sorusunu uyandırmış ve konu üzerine çalışmalar yapılmıştır (5). Biz çalışmamızda, bilinen koroner arter hastalığı olmayan Tip 2 DM hastalarında epikardiyal yağ dokusu volümü ve yerleşimi ile koroner bilgisayarlı tomografi anjiyografi (KBTA) ile saptanan koroner arter hastalığı varlığı ve yaygınlığı arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Tip 2 DM tanısı olup KBTA çekilmiş toplam 157 hasta retrospektif olarak taranarak çalışmaya dahil edildi. KBTA görüntülerinin değerlendirilmesi sonrası hasta popülasyonu koroner ateroskleroz bulunup bulunmamasına göre KAH (+) grup ve KAH (-) grup olmak üzere ikiye ayrıldı. Bu iki grup hastada total EYD volümü ve sol atriyoventriküler (AV) oluk EYD volümü ölçüldü. Bütün hastaların kolesterol paneli, biyokimya parametreleri ve inflamasyon belirteçleri için alınmış olan kan sonuçları incelendi. Bulgular: Çalışmamızda yaş, erkek cinsiyet, sigara içiciliği, hemoglobin A1c (HbA1c), kreatinin, total kolesterol, C-reaktif protein (CRP), total EYD volümü ve sol AV oluk EYD volümü koroner ateroskleroz ile ilişkili bulunmuştur. KAH bulunan grupta total EYD volümü (p=0.0001) ve sol AV oluk EYD volümü (p=0.0001) KAH bulunmayan gruba göre anlamlı oranda yüksek saptanmıştır. Hem total EYD volümü hem de sol AV oluk EYD volümü univariate analizde KAH ile ilişkili bulunmuş olsa da multivariate analizde sadece sol AV oluk EYD volümü KAH'ın bağımsız öngördürücüsü olarak saptanmıştır. (ROC ( Receiver Operator Characteristic ) eğrisi altında kalan alan 0.718; %95 C.I. 0.641-0.787) Ayrıca, total EYD volümü ve sol AV oluk EYD volümü ile CRP değerleri (p=0.0001/p=0.0001) ve koroner ateroskleroz saptanan segment sayısı (p=0.0001/p=0.0001) arasında pozitif yönde korelasyon gözlenmiştir. Sonuç: Çalışmamızda, bilinen koroner arter hastalığı olmayan Tip 2 DM hastalarında sol AV oluk EYD volümü KAH için bağımsız öngördürücü olarak bulunmuştur. Ek olarak yaş, erkek cinsiyet, HbA1c ve CRP de hasta popülasyonumuzda KAH için bağımsız öngördürücü olarak saptanmıştır. Çalışmamızda total EYD volümünün, koroner ateroskleroz ile ilişkili olmasına rağmen, bağımsız öngördürücü olmadığı bulunmuştur. Ayrıca, hem total EYD volümü ve hem de sol AV oluk EYD volümü ile koroner ateroskleroz yaygınlığı arasında ilişki saptanmıştır.