Yaşlılarda dehidratasyon ve fonksiyonel bağımlılık ve bakım verenin tükenmişliği


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞAİKA YURDAKUL

Danışman: Hakan DEMİRCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, toplumda yaşayan yaşlı bireylerde dehidratasyonun fonksiyonel bağımlılık ve bakım veren tükenmişliği ile ilişkisini incelemek ve dehidratasyon riskinin yalnızca biyokimyasal göstergelerle değil, fonksiyonel ve psikososyal bileşenlerle birlikte değerlendirilmesinin önemini ortaya koymaktır. Yöntem: Bu kesitsel tanımlayıcı çalışma, birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında 65 yaş ve üzeri 400 birey ile yürütülmüştür. Katılımcıların fonksiyonel durumları Kalk–Yürü Testi (KYT), Otur–Kalk Testi (OKT), Katz Günlük Yaşam Aktiviteleri (ADL) ve Lawton–Brody Aletli Günlük Yaşam Aktiviteleri (IADL) ölçekleri ile değerlendirilmiştir. Dehidratasyon, klinik dehidratasyon tarama ölçeği ve hesaplanmış serum osmolaritesi ile belirlenmiştir. Depresif belirtiler Geriatrik Depresyon Ölçeği (GDÖ), bakım veren tükenmişliği ise Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MBI) ile ölçülmüştür. Bulgular: Katılımcıların %34,8'inde yüksek düşme riski, %31,3'ünde düşük otur–kalk performansı ve %35,3'ünde depresif belirti saptanmıştır. KYT ve OKT'de riskli bulunan bireylerde dehidratasyon ve bakım veren tükenmişliği düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek, ADL puanları ve serum osmolarite değerleri ise daha düşük bulunmuştur (p<0,05). Çoklu doğrusal regresyon analizinde dehidratasyon puanlarını açıklamada BKİ'nin pozitif, Katz ADL puanının ise negatif yönde bağımsız olarak ilişkili olduğu saptanmıştır. Serum osmolaritesi demografik ve sosyodemografik değişkenlere göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Sonuç: Bu çalışma, yaşlı bireylerde dehidratasyonun yalnızca biyokimyasal bir sorun değil; fonksiyonel bağımlılık, mobilite kısıtlılığı ve psikososyal durumla yakından ilişkili, çok boyutlu bir klinik durum olduğunu göstermektedir. Dehidratasyon riskinin değerlendirilmesinde laboratuvar temelli yaklaşımlara ek olarak fonksiyonel testler ve psikososyal değerlendirmelerin birlikte kullanılması, birinci basamak ve geriatri pratiğinde erken tanı ve önleyici müdahaleler açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Yaşlı, dehidratasyon, fonksiyonel bağımlılık, bakım veren tükenmişliği, birinci basamak