Psoriasis tırnak tutulumunda IL-17 ve IL-23 inhibitörlerinin etkinliği ve yaşam kalitesi üzerindeki etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: REŞAT GÜNEŞ
Danışman: İlknur ALTUNAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, psoriasis hastalarında tedavisi zor ve özellikli bir tutulum alanı olan tırnak psoriasisinde, yeni nesil biyolojik ajanlardan IL-17 inhibitörleri (bimekizumab, iksekizumab, sekukinumab) ile IL-23 inhibitörlerinin (guselkumab, risankizumab) tırnak psoriasisindeki etkinliğini ve hastaların yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini prospektif olarak karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışma prospektif gözlemsel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Çalışmaya S.B.Ü. Şişli Hamidiye Etfal Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi psoriasis Polikliniği'nde takip edilen, en az bir tırnak psoriasisi bulgusu olan ve konvansiyonel tedavi öyküsü bulunan 18 yaş üzeri toplam 74 hasta dahil edildi. Hastalar sitokin yolaklarına göre IL-17 inhibitör grubu (n=47) ve IL-23 inhibitör grubu (n=27) olarak iki sınıfa ayrıldı; ayrıca beş ajan bazında da ayrı analizler yapıldı. Hastaların 0, 12, 24, 36 ve 52. haftalardaki takipleri PASİ, NAPSİ ve DYKİ skorları kullanılarak prospektif olarak değerlendirildi. Çalışma 36. haftaya kadar 74 hastayı içerirken, veri kesim tarihi itibarıyla toplam 37 hasta 52 haftalık izlemini tamamlamıştır. Bulgular: Hastaların medyan yaşı 38 yıl, medyan hastalık süresi 14 yıl olarak saptandı. Deri bulgularının gerilemesinde (PASİ 90 ve PASİ 100) IL-17 ve IL-23 sınıfları arasında hiçbir zaman noktasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı (tüm p > 0,05); her iki sınıf da 12. haftada deride güçlü bir temizlenme başarısı sergiledi. Buna karşın tırnak iyileşme hızını gösteren NAPSİ medyan yüzde azalma analizinde; IL-17 grubu hem 24. haftada (%52,9 vs %43,5; p=0,031) hem de 36. haftada (%69,8 vs %59,1; p=0,009) IL-23 grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek yanıtlar gösterdi. 24. haftada NAPSİ 50 yanıt oranı IL-17 grubunda %57,4, IL-23 grubunda %22,2 (p=0,004); 36. haftada NAPSİ 75 yanıt oranı ise IL-17 grubunda %38,3, IL-23 grubunda %7,4 (p=0,006) olarak anlamlı düzeyde IL-17 lehine bulundu. 52. haftaya gelindiğinde iki sınıfın tırnak etkinlik eğrileri yakınsadı ve aralarındaki fark anlamlılığını kaybetti (p=0,130). Beş biyolojik ajan arasında bimekizumab, tırnak lezyonlarında sergilediği erken ve kararlı NAPSİ 50 (%92,6) ve NAPSİ 75 (%44,4) başarı oranlarıyla ön plana çıktı. Hasta-içi analizlerde el tırnaklarındaki iyileşmenin ayak tırnaklarına göre belirgin derecede daha hızlı seyrettiği saptandı (p<0,001). Hastaların başlangıçta 10,5 olan medyan DYKİ skorları, tedavinin ilk 12 haftasında hızla 3,0'a düşerek kalıcı bir plato çizdi. Korelasyon analizlerinde PASİ ile DYKİ arasında zayıf düzeyde anlamlı bir korelasyon (ρ=0,234; p=0,044) tespit edilirken, NAPSİ ile PASİ ve NAPSİ ile DYKİ arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı. Sonuç: Biyolojik tedaviler hem deri lezyonlarında hem de yaşam kalitesinde ilk 12 haftada dramatik ve eşdeğer bir iyileşme sağlamaktadır. Ancak tırnak psoriasisinde iyileşme süreci deriye göre daha geç başlamakta ve tam yanıt için 52 haftayı aşan takiplere ihtiyaç duyulmaktadır. Şiddetli ve dirençli tırnak tutulumunun ön planda olduğu, hızlı klinik yanıt beklenen vakalarda, IL-17 inhibitörlerinin öncelikli terapötik strateji olarak tedavi algoritmasında yer alması doğru bir yaklaşım olacaktır. Anahtar Kelimeler: NAPSİ, IL-17, IL-23, Tırnak Psoriasisi, PASİ, Biyolojik Tedaviler.