Elektif sezaryen cerrahisi geçirecek gebelerde postspinal hipotansiyonu tahmin etmede subklavyen/infraklavikuler aksiller ven kollapsibilite indeksinin rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYLİN KILINÇARSLAN
Danışman: Esra ÖZAYAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışma ile sezaryen cerrahisi geçirecek hastalarda ultrasonografi (USG) ile yapılacak subklavyen ven/ infraklavikuler aksiller ven kollapsibilite indeksi (SKV/ İKAV Kİ) ölçümü ile postspinal hipotansiyon (PSH) arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçladık. Çalışmanın birincil amacı SKV/ İKAV Kİ ölçümü ile gebelerde gelişen PSH'nın predikte edilip edilemeyeceğini belirlemektir. İkincil amaç ise maternal vücut kitle indeksi (VKİ) ve preoperatif verilen intravenöz sıvı tedavisi ile gebelerde gelişen PSH arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışma prospektif gözlemsel olarak planlandı. Çalışmaya American Society of Anesthesiologists (ASA) I-II risk skorlu, 37 hafta ve üzerinde, tekil gebelik için spinal anestezi altında elektif sezaryen cerrahisi geçirecek 80 hasta dahil edildi. Hastaların demografik bilgileri (yaş, kilo, boy, VKİ, ek hastalık) ile ASA skoru, gebelik haftası, gebelik sayısı, doğum sayısı, açlık süresi, preoperatif total intravenöz sıvı tedavisi miktarı kaydedildi. Hastaların preoperatif spontan ve derin solunumdaki minimum ve maximum subklavyen ven/ infraklaviküler aksiller ven çapı (dSKV/AVmin ve dSKV/Avmax) ölçümü ultrason cihazı kullanılarak yapıldı ve SKV/İKAV Kİ; [(dSKV-Avmax) – (dSKV-Avmin)] / dSKV-Avmax*100 formülü ile hesaplandı. Hastaların bazal tansiyon ve nabız değerleri ile spinal anestezi için kullanılan ilaç, ilaç dozu ve spinal anestezi seviyesi ile spinal anestezi sonrası ilk 15 dakikadaki sistolik kan basıncı (SKB), diyastolik kan basıncı (DKB), ortalama arteriyel kan basıncı (OAB), kalp atım hızı (KAH) ve periferik kapiller oksijen satürasyonu (SpO2) değerleri kaydedildi. Ayrıca anestezi indüksiyonu ile cerrahi başlangıcı arasındaki süre, toplam cerrahi süresi, bulantı ve kusma, kanama miktarı ve anestezi ile ilgili gelişen komplikasyonlar kaydedildi. SKB'nin 100 mmHg altında olması ya da SKB'nin bazal değerden %20'den daha fazla azalması hipotansiyon, KAH'ın 50 atım/dakikanın altına olması bradikardi olarak kaydedildi. Operasyon sırasında yapılan ek ilaçlar ve miktarları kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya katılan 80 hastanın %70'inde (n₂:56) PSH gelişirken %30'unda (n₁:24) PSH gözlenmedi. Postspinal hipotansiyon gelişen hastalarda; bazal KAH'ın daha düşük olduğu ve SKB'deki en çok yüzdelik değişimin (-21,1 ± 14,3) 5. dakikada gerçekleştiği gözlendi. PSH gelişmeyen hastalarda spontan solunumdaki SKV/İKAV Kİ değerlerinin daha yüksek olduğu ve spontan solunumdaki SKV/İKAV Kİ ile 5. Dakikadaki SKB arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler olduğu bulundu (p<0,05). Bazal SKB ile 5.dk SKB arasındaki SKB düşüş yüzdesi ile spontan solunumdaki dSKV-Avmin arasında negatif yönde (r = -0,243) ve spontan solunumdaki SKV/İKAV Kİ arasında pozitif yönde (r = 0,297) ilişkiler olduğu tespit edildi (p<0,05). Yapılan ROC eğrisi analizinde; PSH'yı öngörmede, (%70,8 duyarlılık ve %58,9 özgüllük ile) spontan solunumdaki SKV/İKAV Kİ' nin kesim noktasının %60,9 olduğu (AUC=0,644, p=0,028, %95 GA: 0,529 – 0,748) bulundu. Sonuç: Çalışmamızda elektif sezaryen cerrahisinde sıklıkla gelişen PSH'yı öngörmek için SKV Kİ'nin İVKKİ'ye alternatif bir ölçüm yöntemi olarak kullanımının yararlı olabileceği kanısına vardık. Benzer çalışmalar, farklı merkezlerde daha çok gebe ile tekrarlanırsa daha anlamlı sonuçlar bulunabileceğini düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Postspinal hipotansiyon, ultrasonografi, subklavyen ven, aksiller ven ,sezaryen cerrahisi.