Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği tarafından takip edilmiş HIV/AIDS olgularının incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK BAKTERİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ORÇUN BARKAY

Danışman: Serpil EROL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği tarafından izlenmekte olan HIV/AIDS olgularının demografik, klinik ve laboratuvar bulgularının analizi ve bu bulguların zaman içindeki değişiminin irdelenmesi amaçlandı. Gereç ve yöntemler: Kliniğimize Ocak 1995 ile Aralık 2016 tarihleri arasında başvuran HIV pozitif hastaların verileri retrospektif olarak incelendi. Hasta dosyalarına, HIV özel takip formlarına ve hastane bilgi-işlem sistemindeki verilerine ulaşılabilen 200 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik, epidemiyolojik, klinik ve laboratuvar bulgularına ait verileri standart bir veri tabanına aktarılarak analiz edildi. HIV enfeksiyonu tanısı ve evrelemesi CDC ve DSÖ'ye göre yapıldı. İstatistiksel analizler Microsoft Excel 2010 ve MedCalc Statistical Software Version 12.7.7 programı kullanılarak gerçekleştirildi. Bulgular: Hastaların 176 (%88)'sı erkek, 24 (%12)'ü kadındı. Yaş ortalaması 34.6 (±10.8) idi. Olguların 188 (%94)'i 2011 yılı ve sonrasında başvurmuştu. Olgulardan 194 (%97)'ünün T.C. vatandaşı, 90 (%45)'ının üniversite mezunu, 18 (%9)'inin öğrenci olduğu, meslekler arasında işçiliğin 19 (%9.5) kişi ile başı çektiği saptandı. Olguların 46 (%23)'sının klinik şikayetlerle başvurarak tanı aldığı; homoseksüel/biseksüel cinsel temas ile bulaşın %44 ile birinci sırada olduğu saptandı. Tanı anında ortalama CD4 pozitif T hücre sayısı 446.8 hücre/mm3 (±272,87) iken, 37 (%18.5) olgu da 200 hücre/mm3'ün altında; ortalama serum HIV-RNA düzeyi ise 3065118.6 kopya/mL (±13179331.11) iken, 129 (%64.5) olguda ≥100000 kopya/mL bulunmuştur. Olguların 36 (%18)'sının başvuru anında AIDS evresinde olduğu görüldü. Başvuru anındaki en sık şikayetler ve klinik bulgular orofarengeal kandidiyazis, kilo kaybı ve öksürük/nefes darlığıydı. Başvuruda 130 (%65) hastada anti-HAV IgG pozitif, 11 (%5.5) hastada HBsAg pozitif, 1 (%0.5) hastada anti-HCV pozitif saptanmıştı. Hastaların %54.5'ine TDT yapılmış olup, bunların %18.3'ü ≥5 mm idi; 10 (%5)'una IGRA testi yapılmış ve 2 hastada pozitif olduğu görülmüştü. Olguların 30 (%15)'unda TPHA, 193 (%96.5)'ünde anti-CMV IgG, %34'ünde anti-toksoplazmaIgG pozitifti. Olguların 174 (%87)'üne ART başlandı. TDF/FTC + COB + EVG en sık tercih edilen rejimdi. Takipte hastaların 4 (%2)'ünde mikobakteriyel enfeksiyon, 4 (%2)'ünde PCP, 2 (%1)'sinde serebral toksoplazmozis, 2 (%1)'sinde CMV retiniti, 41 (%20.5)'inde dislipidemi, 2 (%1)'sinde tip 2 DM, 14 (%7)'ünde kardiyovasküler hastalık, 4 (%2)'ünde malignite geliştiği saptandı. Olguların 30 (%15)'unda KMD ölçülmüş olup, bunların %23.3'ünde izole osteopeni, %3.3'ünde izole osteoporoz, %6.6'sında ise farklı bölgelerde osteopeni ve osteoporoz saptanmıştı. Takip esnasında iki olgunun ex olduğu görüldü. Sonuç: Kliniğimize HIV/AIDS tanısı ile başvuran hasta sayısı yıllar içinde artış göstermektedir.Homoseksüel/biseksüel cinsel eğilim bulaşta en önemli yol olarak görünmekte olup, halen olguların büyük çoğunluğu erkektir. Hastalığın görülme yaşı giderek azalmaktadır. HAART rejimleri ile sağkalım oranları, ileri evredeki hastalar da dahil olmak üzere yüksek bulunmuştur. Hastalık her sosyoekonomik sınıftan bireyleri etkilemiştir. Eğitim düzeyin artması ile hastalığa yakalanma riskinde azalma olduğuna dair kanıt elde edilememiştir. Olguların büyük çoğunluğunun (%75) herhangi bir nedenle yapılan tarama testleri ile tanı almış olması, toplumda bu hastalığa karşı bilincin arttığını göstermektedir. Bu nedenle, hastalar giderek daha erken dönemde tanı almaya başlamıştır. Anahtar Kelimeler: İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü, Edinsel İmmün Yetmezlik, Epidemiyoloji