Ergenlerdeki kendine zarar verme davranışlarının psikolojik dayanıklılık, depresyon ve aleksitimi ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NEVİN KILINÇ
Danışman: Mehmet Ayhan CÖNGÖLOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, ergenlerde kendine zarar verici davranışlar ile psikolojik dayanıklılık, depresyon ve aleksitimi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, bir eğitim araştırma hastanesinin çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları servisine başvuran, 13-18 yaş aralığında, kendine zarar verme davranışı bulunan 65 ergen ve çocuk sağlığı ve hastalıkları servisine başvuran, 13-18 yaş aralığında kendine zarar verme davranışı ve psikiyatrik bozukluk tanısı bulunmayan 65 ergen dahil edilmiştir. Ruhsal durum muayeneleri bir çocuk ve ergen ruh sağlığı hastalıkları uzmanı tarafından yapılmıştır. Bu değerlendirme sırasında DSM-V tanı ölçütleri ve Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi–Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli (ÇDŞG–ŞY–T) kullanılmıştır. Seçilen çalışma ve kontrol grubundan onam alındıktan sonra ''Sosyodemografik Veri Formu, Kendine Zarar Verme Davranışı Değerlendirme Envanteri (KZVDDE), Beck Depresyon Envanteri (BDE), Ergen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (EPDÖ) ve Toronto Aleksitimi Ölçeği (TAÖ-20)'' doldurtularak veriler elde edilmiştir. Bulgular: Kendine zarar verme davranışı bulunan çalışma ve kontrol grubu EPDÖ ile karşılaştırıldığında çalışma grubundaki ergenlerin Psikolojik Dayanıklılık ve Aile Desteği, Akran Desteği, Okul Desteği, Uyum, Mücadele Azmi alt boyut puanlarının kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha düşük olduğu saptanmıştır. Depresyon açısından BDE ile karşılaştırıldıklarında çalışma grubunda depresyon puanları kontrol grubuna oranla istatistiksel olarak daha yüksekti. Aleksitimi açısından TAÖ-20 ile değerlendirildiğinde çalışma grubunda toplam aleksitimi puanları ve Duygularını Tanımada Güçlük, Duygularını Söze Dökmede Güçlük, Dışa Vuruk Düşünme alt ölçek puanları istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksekti. KZVDDE işlevler açısından çalışma grubu kendi içinde karşılaştırıldığında BDE puanları ile Kendini Cezalandırma, Dissosiyasyonu Önleme, Kişiler Arası Sınırlar işlevleri pozitif korelasyon göstermiştir. EPDÖ-Mücadele Azmi puanları Sıkıntıyı Etiketleme ve Dissosiyasyonu Önleme işlevleri ile negatif korelasyon, EPDÖ-Empati puanları İntiharı Önleme işleviyle ve EPDÖ-Uyum puanları Özerklik işlevi ile pozitif korelasyon göstermiştir. TAÖ-20 ile karşılaştırıldığında Duyguları Tanımada Güçlük; Kendini Cezalandırma, Dissosiyasyonu Önleme, Kişilerarası Sınırlar, Dayanıklılık, Özerklik ve Kendiyle İlgilenme işlevleri ile pozitif korelasyon göstermiştir. Sonuç: KZVD bulunan ergenlerde psikolojik dayanıklılığın daha düşük olduğu, depresif semptomların ve aleksitiminin daha yüksek olduğu bulundu. Bu veriler doğrultusunda KZVD olguları ele alınırken psikolojik dayanıklılığın değerlendirilmesi ve arttırmaya yönelik çabalanmasının, depresif semptomlara müdahalenin, aleksitimi ve duyguları tanıma, ifade etme güçlüklerinin belirlenip ele alınmasının ileride ortaya çıkabilecek riskli durumların ve komorbiditelerin önlenmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.