İnflamatuar barsak hastalıklarında serum alt düzeyinin hastalık aktivitesiyle ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HASAN ELMAS
Danışman: Betül ERİŞMİŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: İnflamatuvar barsak hastalıkları (İBH), temel olarak Crohn hastalığı (CH) ve Ülseratif koliti (ÜK) bünyesinde bulunduran, gastrointestinal sisteminin kronik, inflamatuvar ve aynı zamanda otoimmünite ile ilişkili bozukluklarıdır. İBH'nin patofizyolojisi net olarak anlaşılamamasına rağmen hastalığın meydana gelmesinde genetik faktörlerle beraber diyet, stres düzeyi, intestinal enfeksiyonlar, antibiyotik tedavileri ve sigara kullanımı gibi birden fazla çevresel faktörün rol oynadığı düşünülmektedir. ALT (Alanin Aminotransferaz) temel olarak karaciğerde meydana gelen hasarı tespit etmek amacıyla en sık kullanılan testlerden biridir. Ancak kas hasarı, ilaç kullanımı ve bazı çalışmalarda İBH hastalarında da serum düzeylerinde değişiklikler saptanmıştır. Çalışmamızın amacı İBH tanılı hastalarda hastalık aktivitesiyle serum ALT düzeylerinde olan değişikliklerin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırmamız tek merkezli, retrospektif ve kesitsel bir çalışma olarak planlanmıştır. Çalışmaya 10/2020-02/2024 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Klinikleri'nde takip edilen İBH tanılı hastalar dahil edilmiştir. Akut hepatit, kronik karaciğer yetmezliği olan hastalar, soliter rektal ülser hastaları ve 18 yaşından küçük hastalar çalışmadan dışlanmıştır. Hastalar aldıkları tanılara göre ÜK, CH ve indetermine kolit (İK) olarak 3 gruba ayrılmıştır. Aktivasyon veya remisyon döneminde olan İBH hastalarının kolonoskopi sonuçları ile aktivasyon ve remisyon dönemindeki laboratuvar bulguları hastane bilgisayar kayıt sisteminden temin edilerek kaydedilmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastaların aktivasyonları ve remisyonları endoskopik veya klinik olarak belirlenmiştir. Aktivasyon ve remisyon sürecini belirlemekte; klinik ve laboratuvar verileri ve endoskopik bulgular kullanılmıştır. Elde edilen bulgular uygun istatistiksel yöntemlerle karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Bulgular: İBH tanısı ile takip edilen toplam 601 hasta çalışmaya dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen hastaların 278'i (%46,3) kadın, 323'ü (%53,7) erkekti ve yaş ortalaması 42,26± 12,98 /yıl olarak saptandı. 321 hastanın (%53,4) ÜK, 258 hastanın (%42,9) CH ve 22 hastanın ise (%3,7) İK tanılı olduğu görüldü. İBH tanılı tüm hastaların serum AST düzeyi, aktivasyon döneminde ortalama 17,98 U/L, remisyon döneminde ise 21,56 U/L olarak saptandı (p<0,05). Serum ALT düzeyi ise, aktivasyon dönemindeki hastalarda ortalama 20,4 U/L, remisyon dönemindeki hastalarda ortalama 28,16 U/L olarak saptandı (p<0,05). Yapılan roc curve analizi sonucunda serum ALT düzeyinin sensitivitesinin %63,1, spesifitesinin %63,4; serum AST düzeyinin sensitivitesinin %62,7, spesifitesinin %56,5 olduğu görüldü. Yapılan korelasyon analizinde serum ALT düzeyi İBH'de sık kullanılan CRP ve ESR kadar hastalık aktivitesiyle ilişkili saptanmuştır. Sonuç: Çalışmamızda hastalık aktivite düzeyi ile serum ALT düzeyi arasında negatif yönde ilişki saptanmıştır. Bu nedenle İBH hastalarında hastalık aktivasyonunun değerlendirilmesinde serum ALT düzeyinin negatif akut faz reaktanı olarak kullanılabileceğini düşünmekteyiz.