Transfüzyon sıklığının doğum ağırlığı 1500 gram ve altında doğan bebeklerde prematüre retinopatisi şiddetine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ÇOCUK SAĞLIĞI VE EĞİTİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CANAN NUR AVCI ÖLMEZ
Danışman: Hasan Sinan USLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Çalışmamızda doğum ağırlığı ≤ 1500 gram yenidoğanlarda en az bir kere kan ürünü transfüzyonu uygulamasının demografik özellikler, prematüre morbiditeleri ve klinik özellikler eşliğinde prematüre retinopatisine ve şiddetine etkisinin belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: 1 Ocak 2012 ile 1 Ocak 2022 arasında doğum ağırlığı ≤ 1500 gram olan ve çalışma kriterlerini karşılayan 261 hasta retrospektif ve kesitsel olarak incelendi. Bebeklerin annelerinin klinik ve maternal özellikleri, demografik verileri; bebeklerin klinik özellikleri, natal ve postnatal özellikleri, prematüre morbiditeleri ve komplikasyonları, varsa uygulanan tedavi şekilleri ile ilgili bilgiler çalışma formuna kaydedildi. Hastalar çalışma grubu (transfüzyon uygulanan) ve kontrol grubu (transfüzyon uygulanmayan) olarak ayrılarak elde edilen veriler eşliğinde karşılaştırıldı. Değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu histogram grafikleri ve Kolmogorov-Smirnov testi ile incelendi. Tanımlayıcı analizler sunulurken ortalama, standart sapma, medyan, minimum ve maksimum değerleri kullanılmıştır. Kategorik değişkenler Pearson Ki Kare Testi ile karşılaştırıldı. Normal dağılım göstermeyenler (nonparametrik) gruplar arasında değerlendirilirken Mann Whitney U Testi kullanıldı. P-değerinin 0.05'in altında olduğu durumlar istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar şeklinde değerlendirildi. Bulgular: Çalışma süresince kriterlere uyan 261 yenidoğanda transfüzyon sıklığı %70,8 olarak saptandı. Bu bebeklerin %85,82'ine ROP muayenesi yapılırken, %7,28'sine ROP nedeniyle tedavi uygulandı. Transfüzyon uygulanan yenidoğanlarda ikinci rop muayenesinde evre 2 ROP saptanma oranının istatiksel olarak daha düşük olduğu belirlendi (sırasıyla %8,00 ve %40,00, p=0,011). Transfüzyon uygulanan bebeklerde ROP tedavi oranı (sırasıyla %10,27 ve %0, p=0,004) istatiksel olarak anlamlı yüksek bulundu. Eritrosit transfüzyonuyla birikte TDP transfüzyonu uygulananlarda sadece 13 eritrosit transfüzyonu uygulananlara göre son/tedavi olmadan önceki ROP muayenesi evreleri evre 2 (sırasıyla %38,64 ve %10,94, p<0,001) ve 3 (sırasıyla %13,64 ve %6,25, p<0,001), ROP tedavi oranı (sırasıyla %22,64 ve %5,34, p<0,001) ve ROP tedavisinde anti-VEGF tedavisi olanların oranı istatiksel olarak anlamlı (sırasıyla %83 ve %28,57, p=0,016) yüksek bulundu. Eritrosit transfüzyonuyla birlikte TDP transfüzyonu uygulanması; ROP tedavisi almayı sadece eritrosit transfüzyonu uygulanan bebeklere göre 5,45 kat arttırmaktaydı. Tartışma: Transfüzyon varlığı, eritrosit transfüzyonu ve TDP transfüzyonu ROP gelişimi ve şiddeti için de risk faktörü olarak saptanmıştır. Eritrosit transfüzyonuyla birlikte TDP transfüzyonu uygulanması; ROP tedavisi almayı sadece eritrosit transfüzyonu uygulanan bebeklere göre 5,45 kat arttırmaktadır. Transfüzyon için risk faktörleri ve hastalık gelişimi üzerine olan etkilerinin bilinmesi, bu risk faktörlerini taşıyan bebeklerin ROP gelişimi ve etkili olduğu belirlenen bazı prematüre morbiditeleri açısından rutin tarama programına alınması erken tanı ve tedaviye olanak sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Çok düşük doğum ağırlıklı bebekler, prematüre retinopatisi, transfüzyon, morbiditeler