Ebeveynlerin çocukluk dönemi aşıları hakkındaki aşı okuryazarlığı ile aşı kararsızlığı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMED MUSTAFA BİNİCİ

Danışman: Mustafa ÇELİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Amaç: Aşı okuryazarlığı, sağlık okuryazarlığının önemli bir bileşenidir ve aşı kararsızlığını ortadan kaldırmak için umut verici bir yol olarak kabul edilmektedir. Aşı kararsızlığı, aşılama hizmetlerinin mevcudiyetine rağmen erteleme veya reddetme durumu olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada amaç ebeveynlerin aşı okuryazarlık düzeyleri ile aşı kararsızlığı arasındaki ilişkinin incelenmesi ve bunları etkileyen faktörleri belirleyebilmektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma 2024 yılında yapılmış tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir çalışmadır. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Mehmetçik Eğitim ASM' ye başvuran kriterlere uygun ebeveynler araştırmaya dâhil edildi. Veri toplama aracı olarak Aşı Okuryazarlığı ölçeği, Aşı Kararsızlığı ölçeği ve demografik sorulardan oluşan anket formu kullanıldı. Katılımcılarla yüz yüze görüşme sağlanıp sözlü onamları alınarak anket formları dolduruldu. İstatistiksel analizler IBM SPSS Statistics 21.0 programı kullanılarak yapıldı ve p 0,05). Ancak, literatürde kadınların aşıya yönelik daha olumsuz tutumlar sergilediği yönündeki bulgular göz önünde bulundurularak, bu çalışmanın örneklem grubunun bu sonucu etkileyebileceği kanaatindeyiz. Medeni halin bireylerin iletişim ve güven algıları üzerinde belirgin bir etkisi olduğu tespit edildi. Evli bireylerin, sağlıkla ilgili iletişim süreçlerine daha fazla katılım gösterdiği ve bu durumun evlilik ilişkisinden kaynaklanan sosyal destekle ilişkili olduğu düşünüldü (p 0,05). Kronik hastalığı olan bireylerin işlevsel ve iletişimsel aşı okuryazarlığının daha yüksek olduğu tespit edildi(p=0,02). Bu durum, sağlık hizmeti sağlayıcılarıyla sık iletişim kurmaları ve bilgi edinme fırsatları bulmalarıyla ilişkilendirildi. Aşıya karşı güven eksikliğinin bu grupta daha düşük olduğu belirlendi ve bu durum, aşının faydaları konusunda daha bilinçli olmaları ve sağlık profesyonellerine duydukları güvenle açıklandı (p 0,05). Aşı okuryazarlığı arttıkça aşı kararsızlığının azaldığı görüldü. Alt boyutlara bakıldığında, eleştirel düşünce düzeyi arttıkça iletişimsel becerilerin de arttığı tespit edildi (ρ=−0,42, p<0,01). İşlevsel becerisi düşük olan katılımcıların, iletişimsel ve eleştirel becerilerinin de düşük seviyelerde kaldığı gözlemlendi (ρ=−0,450, p<0,01; ρ=−0,42, p<0,01). Ayrıca, düşük işlevsel becerisi olanların aşı konusundaki güven eksikliğinin arttığı, ancak risk algısı ile anlamlı bir ilişki gözlemlenmedi (ρ=0,40, p<0,01; ρ=0,10, p=0,20). İletişimsel ve eleştirel beceriler arttıkça güven eksikliği ve risk algısının azaldığı gözlemlendi (ρ=−0,40, p<0,01; ρ=−0,21, p<0,01). Aşı kararsızlığı ve alt boyutları (risk algısı ve güven eksikliği) ayrı ayrı değerlendirildiğinde, ebeveynlerin çocuklarına aşı yaptırma tutumları üzerinde önemli etkileri olduğunu gösterdi. Güven eksikliği, çocuk aşılarını güçlü şekilde etkilerken (R²=0,62, p<0,01), risk algısının etkisi daha orta düzeyde kaldı (R²=0,22, p<0,01). Bu bulgular, artan aşı kararsızlığının çocukluk çağı aşılarına yönelik tutumlar üzerinde olumsuz bir etki yarattığını ortaya koydu. Sonuç: Bu çalışma, bireylerin aşı okuryazarlığı ve kararsızlığı üzerindeki etkilerini sosyodemografik değişkenler çerçevesinde değerlendirmiştir. Sonuçlar, eğitim ve gelir düzeyindeki artışın aşı okuryazarlığını yükselttiğini ve aşı kararsızlığını azalttığını ortaya koymuştur. Evli bireylerin aşı kararsızlığının daha yüksek olduğu sonucuna varıldı. Kronik hastalığı olan bireylerde aşı okuryazarlığının yüksek, aşı kararsızlığının ise düşük düzeyde olduğu tespit edildi. Çalışmamız, aşı kararsızlığının artmasının aşıya yönelik tutumları olumsuz yönde güçlü bir şekilde etkilediğini ortaya koydu. Çalışma, aşı okuryazarlığının artırılmasının aşı kararsızlığını azaltmada önemli bir araç olduğunu vurgulamış ve bu alanda daha geniş kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymuştur.