Konservatif tedaviye başlanan distal radius kırıklarında radyolojik parametrelerin redüksiyon devamındaki etkilerinin araştırılması, fonksiyonel skorlara etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HALİT CENGİZ

Danışman: Ali UTKAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Konservatif tedavi kararı verilen distal radius kırıklarında takip sırasında redüksiyon kaybı gelişmesi istenmeyen durumların başında gelmektedir. Çalışmamızın amacı konservatif tedavi edilen distal radius kırıklarında redüksiyonun korunabileceğini öngörecek parametrelerin değerlendirilmesi ve kırık tiplerine göre etki düzeylerinin ve fonksiyonel skorlara etkisinin belirlenmesidir. Gereç ve Yöntem: Hastanemiz acil servisine 15.02.2019-15.07.2020 tarihleri arasında başvuran hastalardan distal radius kırığı teşhisi konularak konservatif tedavi kararı alınan ve çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan yaş ortalaması 40,2 (min-max:19-66) olan 146 hasta değerlendirildi. Çalışma retrospektif gözlemsel olarak yapıldı. Hastalar takip sırasında redüksiyon kaybı tespit edilerek tekrar redüksiyon yapılan ve kayıp olmayan hastalar olarak iki gruba ayrıldı. Yapılan sirküler alçılar birinci metakarp üstündeki seviyelerine göre üç tipte sınıflandırıldı. Redüksiyon sonrası ölçülen radyolojik parametrelerin (eklem basamaklanması, radial inklinasyon, smra), alçı özellikleri (alçı tip, alçı uzunluğu, alçı sonrası ödem), alçı indeksleri (Three Point Index, Cast Index, Padding Index) redüksiyonun takibinde ve sürdürülmesindeki etkileri ve altıncı ay Q-DASH skoruna olan etkileri incelendi. İstatistiksel analizler için SPSS 18 yazılımı kullanıldı. Normal dağılan değişkenlerin gruplar arası karşılaştırmalarında Student T Testi, gruplar arası ortalamanın karşılaştırılmasında Independent Sample T Test, Kategorik değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesinde Ki-Kare testi, redüksiyon üzerine etkili indeksi bulabilmek için lojistik regresyon analizi yapıldı. P değerinin <0,05 olması anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hastaların 31 inde (%21,) redüksiyon kaybı olduğu belirlendi. Redüksiyon kaybı olan ve olmayan hastalarda, uygulanan alçı tipi, redüksiyon sonrası tespit edilen eklem basamaklanması, TPI ve Cast indeksi arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu belirlendi (p<0,05). Uygulanan alçı tipi ve alçı sonrası ödem oluşumu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu (p<0,05), tip 3 alçı uygulanan hastalarda daha fazla ödem geliştiği saptandı. Ulna styloid kırığı olan ve olmayan hastaların fonksiyonel ve ağrı skorları arasında anlamlı ilişki olmadığı belirlendi. Radial yükseklik değişikliği ile ağrı ve fonksiyonel skorlar arasındaki ilişki anlamlı idi (p<0,05). Steawart indeksi ve fonksiyonel skorlar arasında anlamlı ilişki olduğu görüldü (p<0,05). Distal radius eklemine uzanım gösteren kırıklarda redüksiyon kaybı üzerine en etkili indeksin three point indeks, distal radius eklemine uzanım göstermeyen kırıklarda ise redüksiyon kaybı üzerine en etkili indeksin Cast indeksi olduğu belirlendi (p<0,05). Redüksiyon kaybı olan ve olmayan hastalarda ağrı skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark varken (p<0,05), fonksiyonel skorlar arasındaki farkın anlamlı olmadığı belirlendi. Sonuç: Distal radius kırıklarında konservatif tedavi edilen hastalarda redüksiyon kaybı yaşanmaması için eklem içine uzanım gösteren kırıklarda TPI'e, eklem içine uzanımı olmayan kırıklarda Cast İndeks'e, alçı tipine ve eklem basamaklanmasına dikkat etmek gereklidir. Altıncı aydaki fonksiyonel skorlarla redüksiyonın radyolojik olarak normal sınırlara yakın olması arasında anlamlı bir ilişki vardır.