Meme kanseri ile ilişkili lenfödem tanısı ile izlenen hastalarda komplet dekonjestif tedavinin birinci fazının sonuçları ve etkinliğindeki prediktif faktörlerin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİLEK KESKİN

Danışman: Meltem DALYAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Lenfödem meme kanseri veya tedavisi sonrası görülen komplikasyonlardan birisidir. Daha önce yapılan çalışmalarda meme kanseri ile ilişkili lenfödemi olan hastalarda komplet dekonjestif tedavinin etkinliği gösterilmiştir. Buna karşın tedavi yanıtında etkili faktörlerle ilgili az sayıda çalışma mevcuttur. Bu çalışmada amacımız, meme kanseri ile ilişkili lenfödem tanısıyla takipli hastalarda komplet dekonjestif tedavinin yoğun fazının sonuçlarını değerlendirmek ve etkinliğindeki prediktif faktörleri belirlemektir. Gereç ve Yöntem: 2014 ve 2016 yılları arasında meme kanseri ile ilişkili lenfödem tanısıyla komplet dekonjestif tedavinin yoğun fazı uygulanan 57 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Demografik ve klinik verileri kaydedildi. Çevresel ölçüm ve trunkal koni formülü kullanılarak ekstremite hacim ölçümü yapıldı. Komplet dekonjestif tedavi öncesi ve sonrasında elde edilen verilerle, tedavi yanıtını gösteren azalmış volüm yüzdesi hesaplandı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 56,2±11,2 idi. Lenfödem süresi median değeri 18 ay (1-228) idi. Lenfödem şiddetinin göstergesi olan volüm farkı yüzdesi median değeri %22,6 (%5,4-%87,8) idi. Komplet dekonjestif tedavinin etkinliğini gösteren azalmış volüm yüzdesi median değeri %27,7 (%1,7-%230) idi. Cilt enfeksiyonu öyküsü veya cilt enfeksiyonu nedeniyle hospitalizasyon öyküsü olan hastalarda azalmış volüm yüzdesi daha düşük bulundu. Lenfödem süresi, cerrahi tedaviden lenfödem tedavisine kadar geçen süre, lenfödem evresi, volüm farkı yüzdesi ile azalmış volüm yüzdesi arasında negatif korelasyon saptandı. Eğitim düzeyi ile azalmış volüm farkı yüzdesi arasında ise pozitif korelasyon saptandı. Tek ve çok değişkenli analiz sonucunda komplet dekonjestif tedavi yanıtında etkili bağımsız değişkenlerin, volüm farkı yüzdesi (p=0,009) ve eğitim düzeyi (p=0,021) olduğu bulundu. Sonuç: Çalışmamızda komplet dekonjestif tedavinin yoğun fazı yanıtında en önemli iki prediktif faktörün lenfödem şiddeti ve hastaların eğitim düzeyi olduğu saptanmıştır. Meme kanseri tanısı konulan ve tedavi alan hastalar lenfödem konusunda bilgilendirilmeli, düzenli olarak takip edilmeli ve gereğinde erken dönemde komplet dekonjestif tedavi almalılardır.