Seboreik dermatit tanılı hastalarda çinko seviyesi ile hastalık şiddeti arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İPEK SU YÜCESOY TURUNÇ

Danışman: Burçe CAN KURU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Seboreik dermatit (SD); seboreik bölgelerde eritem ve sarımsı yağlı skuamlarla seyreden, kronik tekrarlayıcı inflamatuar bir deri hastalığıdır. Çinko; immün yanıt, antioksidan savunma, keratinosit diferansiyasyonu ve epidermal bariyer bütünlüğünün korunmasında görev alan esansiyel bir eser elementtir. Bu çalışmada SD hastalarında serum çinko düzeyinin sağlıklı kontrollerle karşılaştırılması; ayrıca serum çinko düzeyinin hastalık şiddeti ve hastalık süresi ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel, analitik vaka-kontrol çalışmasına 15.10.2025– 15.04.2026 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Polikliniği'ne başvuran, klinik olarak SD tanısı alan 150 hasta ile demografik olarak benzer 142 sağlıklı kontrol dahil edildi. Yalnızca normal kilolu (VKİ 18,5–25,0 kg/m²) ve 18 yaş ve üstü bireyler çalışmaya alındı. Hastalık şiddeti SDASI, yüz odaklı SEDASI ve saçlı deri odaklı CSSC skorlama sistemleri ile değerlendirildi. Tüm katılımcılardan açlık durumunda venöz kan örneği alınarak serum çinko düzeyi laboratuvarın yaş ve cinsiyete göre belirlenen referans aralıkları (70–114 ve 72,6–127 μg/dL) dikkate alınarak yorumlandı. Veriler R 4.5.2 yazılımı ile analiz edildi; istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Hasta ve kontrol grupları arasında yaş ve cinsiyet açısından anlamlı fark saptanmadı (sırasıyla p=0,176; p=0,076). VKİ medyanı SD grubunda 23,70 (18,6–25,0) kg/m², kontrol grubunda 23,15 (18,6–24,9) kg/m² olarak hesaplandı ve gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0,008). Serum çinko düzeyi medyanı SD grubunda 94,5 (64–201) μg/dL, kontrol grubunda 98 (63–167) μg/dL idi; gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p=0,105). Serum çinko düzeyi kategorik olarak değerlendirildiğinde de gruplar arasında anlamlı ilişki bulunmadı (p=0,894). x Serum çinko düzeyi ile SDASI (r=0,042; p=0,609), SEDASI (r=0,066; p=0,420) ve CSSC (r=−0,029; p=0,726) skorları arasında anlamlı korelasyon gösterilemedi. Lojistik regresyon analizinde serum çinko düzeyi SD varlığı için bağımsız belirleyici olarak saptanmadı (çok değişkenli OR=0,990; p=0,166). Tutulum bölge sayısı, SEDASI ile çok güçlü pozitif korelasyon gösterdi (r=0,879; p<0,001) ve lineer regresyonda anatomik tutulum bölgeleri SDASI'nin başlıca bağımsız belirleyicileri olarak öne çıktı (R²=0,585). Hastalık süresi ile SDASI ve SEDASI arasında zayıf ancak anlamlı pozitif korelasyon bulundu (sırasıyla r=0,227; p=0,006 ve r=0,222; p=0,008). Erkek hastalarda SDASI, SEDASI ve serum çinko düzeyi kadın hastalara göre anlamlı düzeyde yüksek saptandı. Sonuç: Normal kilolu SD hastalarından oluşan bu örneklemde serum çinko düzeyi hastalık gelişimi veya hastalık şiddeti için bağımsız bir belirteç olarak saptanmamıştır. Bu bulgu, sistemik çinko durumunun SD patogenezindeki rolünün en azından normal kilolu bireylerde sınırlı olabileceğini düşündürmektedir. Hastalık şiddetinin en güçlü belirleyicisi anatomik tutulum yaygınlığı olmuştur. Bulgularımız, rutin serum çinko ölçümünün normal kilolu SD hastalarında tanısal ve prognostik açıdan sınırlı klinik değer taşıdığını; gelecekteki çalışmaların farklı VKİ gruplarını, metabolik karıştırıcıları ve doku düzeyindeki çinko homeostazını birlikte değerlendirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Çinko, Hastalık şiddeti, Seboreik dermatit, SDASI, Vücut kitle indeksi