Açıklanamayan infertilite tanısı ile IVF+ET programına alınan hastalarda foliküler yanıt oranının (fort; follicullar output rate) tedavi başarısını öngörme etkinliğinin belirlenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BAHADIR CODAL
Danışman: Berna DİLBAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Bu çalışmada, açıklanamayan infertilite tanısı ile IVF+ET programına alınan hastalarda tedavi sonucu elde edilen klinik gebelik, kimyasal gebelik ve canlı doğum oranlarının, foliküler yanıt oranı (FORT) ile kıyaslanarak IVF-ET tedavi başarısını ile arasındaki ilişkinin saptanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmada Ocak 2010 ve Temmuz 2020 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi Üremeye Yardımcı Tedavi Kliniği'nde açıklanamayan infertilite tanısı almış; IVF+ET tedavisi planlanan hastaların dosya kayıtları veri tabanından alınarak retrospektif olarak incelendi. Endojen gonadotropinlerin tamamen baskılanmasından sonra, insan koryonik gonadotropin (HCG) uygulama günündeki pre-ovulatuar folikül sayısı (PFS), antral folikül sayısına (AFS) oranlanarak FORT hesaplandı. FORT=Preovulatuar folikül/Antral folikül×100%. Hastalar FORT indekslerine göre 3 gruba ayrıldı. FORT indeksi %42'nin altında olanlar düşük FORT, FORT %42-%58 arasında olanlar orta FORT ve FORT>%58 olanlar yüksek FORT grubuna dahil edildiler. Rutin olarak 3. gün bakılan ve kaydedilen AFC sayısı ve HCG tetikleme öncesi bakılıp kaydedilen preovulatuar folikül sayısı, tedaviye alınan hastaların rutin olarak kaydedilen yaş, vücut kitle indeksi (VKİ), gravida, parite, abort öyküleri, bazal hormon profilleri (3. gün serum FSH, LH, E2, ve siklustan bağımsız olarak serum AMH değerleri), toplanan oosit sayısı ve kalitesi bilgileri kaydedildi. Siklus iptali kararı alınan hastalar, iptal gerekçeleri ile birlikte kaydedildi. Gebelik durumu; biyokimyasal gebelik, klinik gebelik, canlı doğum olarak kaydedildi. Klinik gebelik sonuçları; canlı doğum, abortus, ölü doğum olarak kaydedildi. FORT grupları kendi aralarında canlı doğum, klinik gebelik ve kimyasal gebelik oranları açısından karşılaştırılarak IVF-ET sonucu ve FORT arasındaki ilişki istatistiksel olarak değerlendirildi. Bulgular: Bu çalışmada 1349 olgunun sonuçları değerlendirildi. FORT indeksine göre olguların %80'i düşük, %10,2'si orta, %9,9'u yüksek grupta yer aldı. Olguların IVF sonucu incelendiğinde %22,4 oranında siklus iptali olduğu izlendi. Hastaların %42,9'unda gebelik oluşmamışken, %4,7'sinde kimyasal, %29'unda klinik gebelik saptandı. Düşük, orta ve yüksek FORT gruplarında siklus iptal oranları ix sırasıyla %22,9; %20,4; %21,8 idi. Kimyasal gebelik oranları sırasıyla %4,5; %6; %6,8, klinik gebelik oranları %29; %32,8; %30,8 ve canlı doğum oranları %23,5; %23,4; %23,3 olarak hesaplandı. Gruplar arasında klinik gebelik, kimyasal gebelik siklus iptal oranları ve canlı doğum açısından anlamlı fark yoktu. FORT'un klinik gebeliği ve canlı doğumu öngörebilirliğini incelemek amacıyla yapılan ROC analizi sonucunda istatistiksel olarak anlamlı bir kesim noktasının olmadığı görüldü (klinik gebelik için AUC: 0,470; canlı doğum için AUC: 0,567). Siklus iptal nedenleri ayrı ayrı incelendiğinde embriyo gelişim yetersizliği ile FORT grupları arasında anlamlı ilişki olduğu buludu. Yüksek FORT grubunda embriyo gelişim yetersizliği anlamlı düzeyde daha az görüldü (p=0,004). Oosit kalitesi düşük FORT grubunda 4,99 ± 0,89, orta FORT grubunda 5,16 ± 0,76 ve yüksek FORT grubunda 5,16 ± 0,79 olarak hesaplandı. Bu hesaplamaya göre düşük FORT grubunun; orta ve yüksek FORT grubuna kıyasla oosit kalitesi biraz daha düşüktü ve istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p = 0,027). Sonuç: Açıklanamayan infertilite tanısı ile IVF-ET planlanan hastalarda FORT indeksi ile klinik gebelik ve canlı doğum başarısı arasında anlamlı bir ilişki olmadığı sonucuna varıldı.