Akut bronşiyolit tanısı ile çocuk yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların risk faktörlerinin değerlendirilmesi, tedavi yöntemlerinin irdelenmesi ve bunların prognoza etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BOURTSIN CHATIPOGLOU
Danışman: Esra ŞEVKETOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamızda çocuk yoğun bakım ünitesinde takip edilen akut bronşiyolit tanılı hastaların risk faktörleri, yoğun bakım ünitesinde uygulanan invaziv ve noninvaziv tedavi yöntemleri, bu yöntemlerin varsa komplikasyonları, yatış sürecindeki klinik ve laboratuvar verileri retrospektif olarak değerlendirildi. Bu değerlendirme sonucunda prognoza etkili faktörler, tedavi şekilleri, komplikasyonlar, mortalite ve morbiditeyi etkileyen faktörler saptandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Dr Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği çocuk yoğun bakım ünitesinde gerçekleştirildi. Ocak 2015 ve Aralık 2019 tarihleri arasında bronşiyolit tanısı ile takip edilen hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyet verileri, yatış tanısı, yoğun bakım ve hastane yatış süreleri, risk faktörleri, komorbiditeleri, bronşiyolit nedeniyle mükerrer hastane yatışı, aile öyküsü, mekanik ventilasyon gereksinimi (gerekliyse mekanik ventilasyon modu ve mekanik ventilasyon süresi), ilk venöz kan gazı değerleri, hiperkarbi ve asidoz süresi, lenfopeni, nötropeni ve immün yetmezlik varlığı, komplikasyon gelişimi, mortalite, bronkopnömoni varlığı, CRP ve PCT değerleri, tespit edilen viral ve bakteriyel etkenler, PRİSM III skoru, yoğun bakımda uygulanan tedaviler ve prognozları incelenerek elde edilen sonuçlar kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen toplam 300 hastanın 123'ü (%41) kız, 177'i (%59) erkekti. Olguların %65.4'ü 1 yaş altında olduğu saptandı. Hastaların %31.3'ünde prematüre doğum öyküsü, % 34.7'sinde sigara maruziyeti ve %36'sında komorbidite vardı. En sık görülen komorbidite kronik akciğer hastalığı idi. Rhinovirus (%28.8) ve RSV (%21.2) en sık izole edilen viral etkenler iken, H.influenzae (%4.3) ve S.pneumoniae (%2.7) en sık izole edilen bakteriyel etkenlerdi. Olguların %26'sında başvuru anında hipoksi mevcuttu ve %0.7'de komplikasyon saptandı. PRISM skoru, komorbidite varlığı, bakteriyel koenfeksiyon, yatış süresi ve mekanik ventilatör süresinin uzun olması, mekanik ventilasyon gereksinimi, komplikasyon gelişmesi, başvuru anındaki hipoksi, lenfopeni süresinin uzaması, CRP ve PCT değerlerinin yüksek olması, NİV başarısızlığı, asidoz ve hiperkapni süresinin uzun olması mortalite ile ilişkili bulundu. Lenfopeni ve ilk laktat değeri mortalite ile ilişkilendirilemedi. Çalışmamızda mortalite %3.7 idi. Çalışmamıza dahil edilen hastaların %67'sine MV uygulanmış olup, %7'sine IMV, %38.3'üne NIV, %22.3'üne hem IMV hem NIV uygulandığı saptandı. Hastaların %47'üne başlangıç solunum desteği olarak NIV uygulandığı, ancak hastaların %9'unda NIV başarısızlığı sonrası IMV gereksinimi oluştuğu görüldü. Sonuç: Çalışmamızda akut bronşiyolit tanısı ile yoğun bakımda takip edilen hastaların mortalitesi ve komplikasyon gelişimi literatür ile karşılaştırıldığında oldukça düşük saptandı. Aynı zamanda çalışmamız literatür ile kıyaslandığında, ünitemizde MV uygulaması ve özellikle NIV uygulaması yüksek saptanmış olup, NIV uygulanan hastaların hastane yatış süresinin daha kısa ve prognozlarının daha iyi olduğunu saptandı. Bronşiyolit hastalarında, zamanında ve uygun mekanik ventilasyon ve destek tedaviler stratejisi uygulamanın mortaliteyi azaltacağını düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Akut bronşiyolit, çocuk yoğun bakım, risk faktörleri, mekanik ventilasyon