Lityum zehirlenmesi nedeniyle yatırılan hastalarda mortalite ve morbiditeye etkileyen risk fakötürlerin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYTAÇ POLAT

Danışman: Ertuğrul ALTUĞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Lityum, bipolar bozukluk ve diğer duygudurum bozukluklarının tedavisinde sık kullanılan, dar terapötik aralığa sahip bir ajandır. Bu özelliği nedeniyle akut, kronik ve kronik zeminde akut zehirlenme tabloları, acil servisler ve toksikoloji üniteleri için önemli morbidite ve mortalite nedenleri arasında yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, Tıbbi Toksikoloji Yataklı Bakım Ünitesi'nde takip edilen akut, kronik ve kronik zeminde akut lityum zehirlenmesi olgularında mortalite ve morbidite ile ilişkili klinik ve laboratuvar parametreleri analiz ederek bağımsız risk faktörlerini belirlemek ve tanımlanan bu risk faktörleri temelinde mortalite ve morbiditeyi azaltmaya yönelik klinik yaklaşımlar ve önleyici stratejiler için öneriler geliştirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği'ne bağlı Tıbbi Toksikoloji Yataklı Bakım Ünitesi'nde, 25.09.2022–25.09.2024 tarihleri arasında yatırılarak izlenen ve akut, kronik veya kronik zeminde akut lityum zehirlenmesi tanısı alan 54 erişkin hastayı içeren, tek merkezli, retrospektif, gözlemsel ve analitik bir kohort olarak planlandı. Demografik veriler, maruziyet paterni, başvuru kliniği, vital bulgular, GKS, APACHE II skoru, serum lityum ve temel biyokimyasal parametreler (özellikle kreatinin, üre, sodyum, bikarbonat, baz açığı) ile uygulanan tedaviler ve sonlanım verileri (yoğun bakım yatışı, entübasyon, inotrop ihtiyacı, yatış süresi, hemodiyaliz/CRRT ve taburculuk durumu) dosya kayıtlarından standart bir form aracılığıyla geriye dönük olarak toplandı. Morbidite, entübasyon uygulanması, inotrop desteği gereksinimi veya hastanede yatış süresinin >3 gün olması olarak tanımlandı; mortalite ise hastane içi tüm nedenlere bağlı ölüm şeklinde kaydedildi. Veriler, dağılıma uygunluğa göre nonparametrik testlerle karşılaştırıldı; morbiditeyi öngören bağımsız belirteçleri saptamak için çok değişkenli analiz uygulandı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 54 hastanın çoğunluğunu kadınlar oluşturmakta olup, hastaların yaklaşık yarısında tanımlanan kriterlerden en az birini xiii karşılayan ciddi morbidite saptanırken, mortalite yalnızca bir olguda görüldü. Morbidite gelişen hastalarda başvuru GKS değerleri anlamlı olarak daha düşük, APACHE II skorları ise belirgin şekilde daha yüksekti. Ayrıca bu grupta serum kreatinin, üre ve sodyum düzeyleri daha yüksek; bikarbonat düzeyi daha düşük ve baz açığı daha negatif bulundu. Buna karşın iki grup arasında serum lityum düzeyleri açısından anlamlı fark saptanmadı. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde, düşük GKS, yüksek kreatinin ve yüksek sodyum düzeyleri morbiditeyi bağımsız olarak artıran üç temel risk faktörü olarak belirlendi (GKS için OR: 0,58; %95 GA: 0,40– 0,83; kreatinin için OR: 3,20; %95 GA: 1,40–9,00; sodyum için OR: 1,28; %95 GA: 1,01–1,62). Klinik olarak GKS ≤13, kreatinin >1,3 mg/dL ve sodyum ≥140 mmol/L eşik değerlerinde morbidite riskinin belirgin olarak arttığı; özellikle GKS ≤10 ve kreatinin >2 mg/dL olan olgularda morbidite olasılığının çok yüksek düzeylere ulaştığı gösterildi. Sonuç: Bu çalışma, lityum zehirlenmesi olgularında hastane içi mortalitenin uygun tedavi koşullarında düşük olmakla birlikte, ciddi morbiditenin sık görüldüğünü ortaya koymuştur. En riskli maruziyet tipinin kronik lityum zehirlenmesi olduğu, özellikle düşük GKS, yüksek kreatinin ve hipernatreminin (yüksek sodyum düzeylerinin) morbiditeyi bağımsız olarak öngören belirgin risk faktörleri olduğu saptanmıştır. GKS ≤13, kreatinin >1,3 mg/dL ve sodyum ≥140 mmol/L eşik değerlerine dayalı basit bir yatak başı değerlendirme yaklaşımının; acil servis ve toksikoloji ünitelerinde lityum toksisitesi olan hastaların erken risk sınıflamasını kolaylaştırarak yoğun bakım ihtiyacı ve olası komplikasyonları öngörmede klinik kararlara katkı sağlayabileceği düşünülmektedir