Üçüncü basamak bir hastanenin palyatif bakım servisindeki hastaların yatış süresi ve taburculuk durumlarının retrospektif değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FULYA TARAKÇI
Danışman: Hülya PARILDAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, üçüncü basamak bir hastanenin palyatif bakım servisinde 1 yıllık sürede yatan hastaların yatış süreleri ve taburculuk durumlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi, önlenebilir ve tedavi edilebilir durumların tespit edilmesi, gereksiz sağlık harcamalarının ve uzun yatışın neden olabileceği morbidite, mortalitenin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmanın evrenini SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Palyatif Bakım Servisi'nde 01.07.2017-01.07.2018 tarihleri arasında yatan 18 yaş ve üzeri hastalar oluşturdu. Retrospektik, tanımlayıcı olan bu çalışmada tekrarlı yatışları olan hastaların son yatışları değerlendirildi. Çalışmaya alınan 330 hastanın sosyodemografik özellikleri, yatış tanıları, komorbid hastalık durumları, polifarmasi, enfeksiyon, bası yarası varlığı, antibiyotik ve analjezik kullanımı, yatış süresi ve taburculuk durumları hasta kayıtlarından elde edildi. Elde edilen veriler SPSS 24 programına kaydedilerek analiz edildi. Tanımlayıcı istatistikler birim sayısı (n), yüzde (%), ortalama ± standart sapma (𝑥̅±𝑠𝑠), en küçük değer (min), en büyük değer (max), ortanca (median) olarak verildi. Sayısal değişkenlere ait verilerin normal dağılımı Shapiro Wilk normallik testi ve Q-Q grafikleri ile değerlendirildi. Sayısal değişkenler için gruplar arası karşılaştırmalarda normal dağılım varsayımı sağlanmadığı için Mann-Whitney U testi kullanıldı. İkiden fazla bağımsız grupların karşılaştırmaları Kruskal-Wallis analizi ile değerlendirildi ve çoklu karşılaştırma için Dunn Bonferroni testi kullanıldı.Kategorik verilerin gruplar arasında karşılaştırılması Pearson Ki-Kare testi kullanılarak yapıldı. Korelasyon testi olarak Spearman Korelasyon Analizi kullanıldı. p <0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Araştırmaya alınan 330 hastanın; 93'ü kadın (%28,2), 237'si erkek (%71,8) idi. Hastaların ortanca yaşı 65 (20-106), kadınların 63 (21-96), erkeklerin ise 65 (20-106) yıl olarak saptanmış olup cinsiyetler arasında yaş bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p:0,694). En sık yatış tanısının %69,1 ile malignite daha sonra %11,2 ile enfeksiyon olduğu görüldü. Hastaların hastanede ortanca yatış süresi 14 (1-91) gün olarak saptandı ve hastaların yatış süresi ile pozitif ilişkili faktörlerin; enfeksiyon, polifarmasi ve bası yarası varlığı, antibiyotik ve analjezik kullanımı olduğu, parenteral beslenen hastaların yatış süresinin ise daha kısa olduğu görüldü. Yaş ile yatış süresi arasında zayıf anlamlı ve negatif bir ilişki saptandı (r:-0,119) (p:0,031). Hastaların taburculuk durumuna bakıldığında 274 (%83) hastanın taburcu, 24 (%7,3) hastanın yoğun bakıma ya da başka bir kliniğe sevk edildiği, 32 (%9,7) hastanın ise hayatını kaybettiği görüldü. Taburculuk durumu ile ilişkili faktörler ise; enfeksiyon durumu (p<0,01), antibiyotik kullanım durumu (p:0,02), beslenme şekli (p<0,01) ve opioid kullanımı (p<0,01) olarak görüldü. Sonuç: Yaşlı nüfusun artması ve hastalıkların kronikleşmesi nedeni ile palyatif bakım ihtiyacı gün geçtikçe artmaktadır. Çalışmamızda palyatif servisine yatan hastaların büyük çoğunluğunu malignite hastalarının oluşturması kanser hastaları için palyatif bakımın önemini vurgulamaktadır. Palyatif bakım sadece malignite hastaları için değil kronik hastalığı olan ve destek tedavisine ihtiyaç duyan tüm hastalar için bir ihtiyaçtır. Palyatif bakım merkezlerinin artması ve farkındalığın oluşturulması yönünde çalışmalar yapılması önemlidir. Mevcut literatüler incelendiğinde palyatif bakım biriminde yatan hastaların yatış süresi ve taburculuk durumlarının incelendiği mevcut çalışma sayısı çok azdır ve daha fazla merkezle daha fazla çalışma yapılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Palyatif bakım, Destekleyici bakım, Yaşam sonu bakım