Minimal invaziv ve robotik kalp cerrahisi yapılan hastalarda pacemaker implantasyonu ve uzun dönem pacemaker bağımlılığı oranları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA GÜLHANE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZKAN ERAVCI

Danışman: Hasan Kutsi KABUL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Minimal İnvaziv ve Robotik Kalp Cerrahisi teknolojinin ilerlemesi ile birlikte cerrahi alandaki yeri hızla artmaktadır. Günümüzde hayatımıza bu kadar yerleşmesinin sebepleri arasında median sternetomi olmadan ufak kesiler ile yapılması, kısa hastanede yatış süreleri, erken mobilizasyon gibi birçok olumlu nedenler vardır. Kalp cerrahisi sonrası kalıcı pacemaker implantasyonu önemli bir postoperatif komplikasyon olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada minimal invaziv ve robotik kalp cerrahilerinde kalıcı pacemaker implante edilme oranları, risk faktörleri, pacemaker implante edilme zamanlamasının belirlenmesi ve uzun dönem pacemaker bağımlılığı araştırılmıştır. Yöntem: Kasım 2016 ile Haziran 2022 arasında Gülhane Eğitim ve Araştırma hastanesinde Minimal İnvaziv ve Robotik Kalp Cerrahisi olan 276 hasta retrospektif olarak tarandı. Hastaların klinik ve demografik özellikleri hastane kayıtlarından elde edildi. Hastalar cerrahi sonrası kalıcı pacemaker implantasyonu yapılanlar ve kalıcı pacemaker implantasyonu yapılmayanlar olarak iki gruba ayrıldı. Hastalar operasyon öncesi genel demografik verileri (yaş, cinsiyet,vb.), komorbiditeleri (hipertansiyon, diyabetes mellitus, kronik böbrek yetmezliği , atrial fibrilasyon, kronik arter hastalığı vb.), preoperatif EKG bulguları, intraoperatif değişkenler (kardiyopulmoner bypass süreleri, cross klemp süreleri), postoperatif EKG bulguları her iki grup arasında retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 53,50 (±16,15) yıldır. Hastaların %4'dü (n=11) 14-20 yaş, %22,8'i (n=63) 21-40 yaş, %41,3'ü (n=114) 41-60 yaş ve %31,9'u (n=88) 61 ve yaş üstü grupta yer almaktadır. Hastaların %50,4'dü (n=139) erkektir. Hastaların %18,5'i (n=51) Hipertansiyon, %11,6'sı (n=32) Diyabetes Mellitus, %22,5'i (n=62) Atrial Fibrilasyon, %1,8'i (n=5) Kronik Böbrek Yetmezliği ve %9,4'ü (n=26) Koroner Arter Hastalığıdır. Her iki grupta yaş, cinsiyet ve komorbiditeler arasında anlamlı fark yoktur. Hastaların KPB zamanları KKP implante edilen hastalarda (Ortanca=210), implantasyona gerek kalmayan hastalara göre (Ortanca=150) istatistiksel anlamlı olarak yüksek seviyede tespit edilmiştir (p=0,035). Ayrıca hastaların minimal invaziv robotik cerrahi ameliyat tür dağılımları KKP implante edilme durumları açısından istatistiksel anlamlı olarak farklılık göstermektedir. (p=0,033) Özellikle KKP implante edilen hastalara mitral ve triküspit kapak cerrahisi olan hasta oranı %40 (n=6), implantasyona gerek olmayan hasta grubuna göre %10,3(n=27) daha yüksek seviyededir. Sonuç: Bu çalışmada minimal invaziv robotik kalp cerrahisi yapılan hastalarda kardiyopulmoner bypass zamanın uzun olması ve yapılan ameliyat türünün çift kapak cerrahisi olması kalıcı pacemaker implante edilme riskini artırdığı gözlemlenmiştir.