3-metilindol ile anozmi oluşturulmuş fare modelinde nöroprotektif bir ajan olan astaksantinin etkilerinin davranışsal testler ve histopatolojik yöntemler kullanılarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYKUT YANKUNCU

Danışman: Sema ZER TOROS

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, anozmide astaksantinin etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Günümüzde koku kaybı patofizyolojisindeki bilinmeyenler ve buna bağlı olarak tedavideki kısıtlılıklar göz önüne alındığında astaksantinin barındırdığı özellikler itibariyle anozmideki etkisi araştırılmış ve günlük pratikte sıkça kullanılan steroid ile kıyaslanmıştır. Metod: Çalışmaya sağlıklı, 9-10 haftalık, 18-20 gram ağırlığında, 32 adet erkek C57BL6 ırkı fare ile başlandı. Ancak 4 farenin ölmesi üzerine 28 fare ile tamamlandı. Yiyecek bulma testi (YBT) ile tüm farelerin koku almasının sağlam olduğu tespit edildikten sonra 3-metilindol (3-MI) ile deneysel anozmi modeli oluşturuldu. Anozmi oluşturulan hayvanlar rastgele 4 gruba ayrıldı. Kontrol grubu olduğu için ilk gruba sadece intraperitoneal zeytin yağı enjeksiyonu uygulandı. İkinci gruba 5 mg/kg astaksantin (AST) intraperitoneal olarak uygulandı. Üçüncü gruba 1 mg/kg deksametazon (DEX) intraperitonel olarak uygulandı. Dördüncü gruba kombine olarak 5 mg/kg astaksantin ve 1 mg/kg deksametazon (AST+DEX) intraperitoneal olarak uygulandı. Uygulamalar sırasında her hafta YBT yapılıp süreler kaydedildi. 3 haftalık tedavi sonrası çalışmada yer alan farelerin olfaktör epitelleri histopatolojik ve immünhistokimyasal olarak değerlendirildi. Histopatolojik incelemeler; nekroz, vakuolizasyon, intraepitel hücre infiltrasyonu ve silya kaybı parametreleri üzerinden değerlendirildi. Olfaktör epitelden olfaktör marker protein (OMP) miktarı immünhistokimyasal yöntemle tespit edildi. Bulgular: YBT'de başarılı denek sayısı, AST grubunda ve AST+DEX grubunda kontrol grubuna göre daha fazla saptandı; ancak bu başarı istatistiksel olarak anlamlı değildi. Histopatolojik olarak, AST+DEX grubunda olfaktör epitel hasarı daha az gözlemlendi. Olfaktör epiteldeki hasar değerlendirmesinde, AST+DEX grubunda toplam hasar skorunun kontrol grubuna göre daha az olduğu, ancak istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görüldü. Olfaktör epitel kalınlığının AST ve DEX gruplarında daha yüksek olduğu ancak bu kalınlık artışının istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlendi. AST ve DEX tedavi gruplarında gösterilen OMP ekspresyonunun kontrol grubuna göre daha fazla olduğu tespit edildi. Sonuç: Astaksantinin anozmideki iyileştirici etkisi, istatiksel olarak gösterilememiştir. Anahtar Kelimeler: Astaksantin, Anozmi, Nöroprotektif, Antioksidan