Borderzone enfarktlarında hacim ve lokalizasyonun prognoza etkileri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL GAZİOSMANPAŞA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜŞRA ELİF YILDIRIM

Danışman: Fatma Münevver GÖKYİĞİT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Amaç: Borderzone enfarktlar iki arteriyel sulama alanının birleşim bölgelerinde gelişen özel bir inme grubudur. Literatürde bu enfarkt grubunun daha çok klinik ve radyolojik özellikleri ile etiyolojisi üzerinde durulmuştur. Lezyon lokalizasyonu ve hacminin birlikte değerlendirilerek prognoza etkisinin araştırıldığı çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı serebral ve serebellar enfarkt tanısı alan hastalarda borderzone enfarktın anatomik lokalizasyonu ve hacmi ile klinik bulgular, etiyolojik özellikler ve erken/orta dönem klinik sonlanım arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, hastanemiz nöroloji kliniğine başvuran, serebral veya serebellar borderzone enfarkt tanısı alan 66 hasta üzerinde prospektif olarak yürütüldü. Hastaların demografik verileri, risk faktörleri, başvuru anındaki nörolojik muayene bulguları, giriş NIHSS ve mRS skorları kaydedildi. Ayrıntılı biyokimyasal ve kardiyak değerlendirmeler yapıldı, vasküler görüntülemeler değerlendirildi. İnmenin etiyolojik sınıflaması TOAST sınıflamasına göre yapıldı. Borderzone enfarkt lokalizasyonları kortikal (anterior ve posterior), internal, mikst (kortikal + internal) ve serebellar olarak sınıflandırıldı. Akut enfarktın hacmi; DWI sekansı üzerinden 3D Slicer programı ile manuel segmentasyon yöntemi ile ölçüldü, borderzone enfarkt hacmi, eşlik eden diğer damar alanı enfarkt hacmi ve toplam enfarkt hacmi ayrı ayrı hesaplandı. Hastalar birinci ve altıncı ay kontrollerinde yeniden değerlendirilerek NIHSS ve mRS skorları ayrıca kaydedildi. mRS skoru 0-2 aralığında iyi, 3-6 aralığında kötü klinik sonlanım olarak tanımlandı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 67,56±12,71 yıl olup, %57,6'sı erkekti. En sık eşlik eden risk faktörleri arasında hiperlipidemi (%87,9), HT (%68,2), metabolik sendrom (%68,2) ve DM (%40,9) saptandı. En sık etiyolojik neden büyük damar aterosklerozuydu (%40,9). En sık kortikal borderzone enfarktı görüldü (%78,8). Olguların %22,7'sinde başka damar alanında eşlik eden enfarkt mevcuttu. İnternal borderzone enfarktında HT (p=0,027) ve mikst borderzone enfarktında (kortikal + internal) anemi (p=0,017) anlamlı şekilde yüksek bulundu. Serebellar borderzone enfarkt düşük giriş DKB (p=0,005) ve düşük borderzone enfarkt hacmi (p<0,001) ile ilişkiliydi. Anterior kortikal borderzone enfarkt grubunda motor defisit daha sık (p<0,001) ve giriş NIHSS daha yüksekti (p=0,049). Serebellar borderzone enfarkt grubunda ise giriş NIHSS anlamlı düşük bulundu (p=0,004). Lokalizasyon ile 1.ay ve 6.ay mRS arasında anlamlı ilişki görülmedi, ancak kortikal borderzone enfarkt grubunda 6.ay NIHSS değeri 1.aya göre anlamlı düşüş gösterdi (p=0,046). Borderzone enfarkt hacmi ile giriş NIHSS (p<0,001) ve 1.ay NIHSS (p=0,009) arasında anlamlı ilişki bulundu. Toplam enfarkt hacmi ise giriş NIHSS (p=0,003), 1.ay NIHSS (p=0,011) ve 6. ay NIHSS (p=0,039) ile anlamlı ilişki gösterdi. 1.ayda kötü klinik sonlanımı olan hastalarda borderzone ve toplam enfarkt hacimleri anlamlı yüksek bulundu (sırasıyla p=0,029, p=0,018). 6.ay mRS ile enfarkt hacimleri arasında anlamlı ilişki görülmedi. Eşlik eden diğer damar alanı enfarkt hacmi, klinik sonlanımla doğrudan ilişkili bulunmadı ancak toplam enfarkt yükünü artıran bir bileşendi. İntrakraniyal büyük damar darlığı olan hastalarda eşlik eden diğer damar alanı enfarkt hacmi anlamlı olarak yüksekti (p=0,002) ve darlık derecesiyle anlamlı korelasyon gösterdi (r=0,655; p<0,001). Sonuç: Bu çalışma, borderzone enfarktlarında lezyonun lokalizasyonunun başvuru anındaki klinik tabloyu etkilediğini ancak erken ve orta dönem klinik sonlanımı tek başına açıklayamadığını ortaya koymuştur. Borderzone ve toplam enfarkt hacminin başlangıçtaki klinik tablo ile erken/orta dönem klinik sonlanımı etkilediği gösterilmiştir. Bu nedenle borderzone enfarktı olan hastalarda tek başına lokalizasyon değerlendirmesi ile sınırlı kalmadan ayrıntılı etiyolojik değerlendirmenin de yapılması ve volümetrik incelemenin nicel bir prognostik belirteç olarak kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Borderzone enfarkt, watershed enfarkt, enfarkt hacmi, volümetrik değerlendirme, prognoz, iskemik inme, NIHSS (National Institutes of Health Stroke Scale), mRS (modifiye Rankin Skalası)