ST elevasyonlu miyokardiyal enfarktüs tanısı ile başvuran hastalarda perkutan koroner girişim sonrası komplikasyon gelişim durumuna göre hastane taburculuk süresi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OZAN BARUTCU

Danışman: Sani Namık MURAT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Bu gözlemsel, tek merkezli kohort çalışması, akut ST segment yükselmeli miyokard infarktüsü (STEMİ) tanısıyla perkütan koroner girişim (PKG) uygulanan hastalarda komplikasyon durumuna göre hastalar için uygun taburculuk süresini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışma, hastaların klinik seyrine herhangi bir müdahale yapılmaksızın yürütülmüş olup, erken taburcu edilen hastaların klinik sonuçları (morbidite, mortalite), geç taburcu edilen hastalarla karşılaştırılmıştır. Araştırmanın temel amacı, komplikasyon gözlenmeyen düşük riskli STEMİ hastaları ile komplikasyon gelişmiş STEMİ hastalarındaki ortalama taburculuk sürelerini gözlemlemek ve elde edilen bu veriler ışığında STEMİ hastalarında genel olarak güvenilir taburculuk süresini bilimsel kriterlere dayanarak belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Bu gözlemsel, tek merkezli kohort çalışması, primer perkütan koroner girişim (PKG) uygulanan STEMİ hastalarında, literatürde güvenilirliği netleşmemiş olan 72 saatten önceki erken taburculuk stratejisinin güvenilirliğini belirlemeyi amaçlamıştır. Çalışmada hastaların klinik seyri ve uygulanan tıbbi prosedürler standart kılavuzlar dışına çıkılmadan ve herhangi bir müdahale yapılmadan gözlemlenmiştir. Erken taburculuğu öngören faktörleri saptamak amacıyla hastaların tüm demografik, klinik ve biyokimyasal verileri toplanmış; başta CHADsVA, HAS-BLED GRACE, Precise-DAPT, TIMI ve SYNTAX olmak üzere çok sayıda risk skoru hesaplanmıştır. Son olarak, 72 saat ve daha erken taburculuk yapılan hastaların klinik sonuçları 72 saat sonrası taburcu olan grupla karşılaştırılmış ve erken taburculuğu bağımsız olarak öngören değişkenler, tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri kullanılarak belirlenmiştir. Bulgular: Bu gözlemsel kohort çalışmasında, primer PKG uygulanan STEMİ hastalarında erken taburculuk (72 saat ve öncesi) ile uzun süreli yatışı (72 saat sonrası) ilişkilendiren faktörler karşılaştırmıştır. Sonuçlar; geç taburcu edilen grubun daha yaşlı, daha fazla komorbiditeye, daha yüksek inflamasyona, daha fazla bozulmuş böbrek fonksiyonuna ve belirgin kardiyak disfonksiyona sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca PKG sonrası gelişen tüm komplikasyonların (kanama, enfeksiyon, akciğer ödemi vb.) taburculuk süresini anlamlı olarak uzattığı görülürken, prognostik skorlardan GRACE, SYNTAX ve PRECISE-DAPT'ın yüksek AUC(Area Under Curve) değerleri ile komplikasyon gelişimini güçlü bir şekilde öngördüğü belirlenmiştir. Çok değişkenli analizde erken taburculuğu bağımsız olarak öngören kriterlerin: KILLIP I sınıfı (en güçlü öngörücü, OR: 9,76), PKG sonrası TIMI-3 akımı,eşik değeri ≤18 olan düşük SYNTAX skoru, LVEF≥ %45, eşik değeri ≤116 olan GRACE skoru, eşik değeri ≤15 olan PRECISE-DAPT skoru olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular hemodinamik olarak stabil, anatomisi basit ve reperfüzyonu başarılı hastaların 72 saatten önce güvenle taburcu edilebileceği hipotezini güçlü bir şekilde desteklemektedir. Sonuçlar: Bu çalışma, STEMİ sonrası erken taburculuk kararlarının hastalığın klinik şiddeti ve hastanın hemodinamik durumu tarafından belirlendiğini ortaya koymaktadır. Geç taburcu edilen hastalarda daha yüksek yaş ortalaması olmasının yanı sıra daha yüksek inflamasyon (CRP, WBC), artmış NT-proBNP, bozulmuş metabolik kontrol (yüksek glukoz) ve belirgin kardiyak disfonksiyon (düşük LVEF) izlenmiştir. Çok değişkenli lojistik regresyon analizi; CRP ve NT-proBNP gibi biyobelirteçlerin bağımsız öngörü gücünün, hastanın hemodinamik durumunu gösteren KILLIP Sınıfı I, PKG sonrası TIMI-3 akımı, yüksek LVEF ≥ %45, düşük SYNTAX skoru, düşük GRACE skoru, düşük PRECISE-DAPT skoru gibi kriterler karşısında azaldığını göstermiştir. Bu durum; klinik stabiliteye dayalı parametrelerin erken taburculuk için daha baskın ve güvenilir öngörücüler olduğunu desteklemektedir. Ayrıca, GRACE ve PRECISE-DAPT gibi prognostik skorların yüksek AUC değerleri, bu skorların komplikasyon riskini belirlemede güçlü araçlar olduğunu göstermektedir. Gelişen tüm majör komplikasyonlar ise taburculuk süresini anlamlı ölçüde uzatmaktadır. Bu bulgular; düşük riskli, hemodinamik açıdan stabil, başarılı reperfüzyon sağlanmış ve sol ventrikül fonksiyonu yüksek STEMİ hastalarının 72 saatten önce güvenle taburcu edilebileceği hipotezini destekleyerek klinik karar verme süreçleri için somut, bağımsız kriterler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: ST segment yükselmeli miyokardiyal infarktüs (STEMI), Mİ komplikasyonları, Perkütan koroner girişim (PKG), Taburculuk zamanı, Erken taburculuk süresi.