Primer hiperparatiroidili hastalarda anormal paratiroid bezlerinin saptanmasında 4D bilgisayarlı tomografinin kontrastlanma paternlerinin analizi ve tanısal etkinliği
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FEYZA ZENGİN
Danışman: Alper ÖZEL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamızda 4D Bilgisayarlı Tomografi (4D BT) ile primer hiperparatiroidizm (PHPT) tanılı olgularda, anormal paratiroid bez (ler)inin saptanmasındaki başarısını, literatürde tariflenen kontrastlanma paternlerinin analizini ve 4D BT nin tanısal etkinliğini değerlendirilmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak tasarladığımız çalışmamıza Eki̇m 2022- Aralık 2024 tari̇hleri̇ arasında PHPT tanısı alarak opere olan 4D BT tetkiki yapılmış 194 hastaya ait toplam 215 paratiroid lezyonu dahil edildi. Olguların demografik özellikleri ve biyokimyasal parametreleri kaydedildi. 4D BT görüntüleri cerrahi ve patoloji sonuçlarını bilmeyen deneyimli bir radyolog tarafından değerlendirildi. Her lezyon için uzun aks boyutu ve polar damar varlığı incelendi. Lateralizasyonu yapılan paratiroid lezyon adaylarının ve normal tiroid dokusunun kontrastsız, arteriyel ve venöz fazlardaki Hounsfield ünitesi (HU) değerleri ölçüldü. Elde edilen bulgular literatürde tanımlı kontrastlanma paternleri eşliğinde analiz edilerek; lezyon boyutları, polar damar ve biyokimyasal parametreler eşliğinde 4D BT incelemesinin tanısal performansı araştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda olguların %90,2'si tek gland hastalığı (THG), %9,8 i multiglandüler hastalık (MGH) idi. 4D BT ile lezyonların %90,7'si doğru, %2,8'i yanlış lokalize edildi; %6,5'i saptanamadı. TGH grubunda sensitivite %94, PPV %97,5 ve doğruluk %92; MGH grubunda ise bu oranlar sırasıyla %82,3, %87,5 ve %73,7 bulundu. Lezyonların %74,4'ü Bahl Tip B kontrastlanma paterni sergiledi. Anormal paratiroid bezlerinin kontrastlanma kinetikleri tiroid dokusuna göre anlamlı farklar göstermiş olup literatürde tanımlı yüzdelik değişim analizlerine ek olarak arteriyel HU oranı, rölatif (%42) yıkanma oranı ve karşılaştırmalı rölatif yıkanma oranı (1.569) güçlü ayırt edici parametreler olarak saptandı. Kontrastsız fazda HU değeri paratiroid lezyonlar için ortalama 46,1 HU olup tiroidden düşüktü (84,4 HU), ancak anlamlı fark saptanmadı (AUC≈0,72, p:0.07). Lezyon boyutu ile polar damar varlığı (%77,6) arasında anlamlı bir ilişki saptanmış olup daha büyük lezyonlarda polar damar daha sık izlendi. Ancak, bu bulguların doğru lokalizasyonla doğrudan anlamlı bir ilişki saptanmadı. Lezyon boyutu; arteriyel HU ve kontrast yıkanma oranları ile pozitif korelasyon gösterdi; ayrıca PTH (r=0,21; p=0,005) ve Ca (r=0,28; p<0,001) düzeyleriyle de ilişkiliydi. Biyokimyasal parametrelerden sadece PTH doğru lokalizasyonla zayıf bir korelasyon gösterdi ancak çok değişkenli analizde bağımsız bir prediktör değildi. Ektopik lezyonlar (%4,2) morfolojik ve biyokimyasal açıdan ötopik lezyonlara benzer özellikler göstermekle birlikte polar damar bu gruplarda anlamlı derecede az görüldü. Sonuç: 4D BT, yüksek uzaysal çözünürlüğü ve kantitatif dinamik analiziyle PHPT'nin preoperatif değerlendirmesinde güvenilir ve yüksek tanısal doğruluk sunan bir yöntemdir. Özellikle klasik sınıflamalara ek olarak; arteriyel HU oranı ve kontrast yıkanma parametreleri paratiroid lezyonlarını tiroid dokusundan ayırt etmede güçlü belirteçler olmuştur. Biyokimyasal parametrelerin tanısal katkısı sınırlı olup; kantitatif kontrastlanma patern ölçümleri, 4D BT bulgularının daha doğru değerlendirilmesini sağlayarak tanısal etkinliği artırma potansiyeline sahiptir. Amaç: Çalışmamızda 4D Bilgisayarlı Tomografi (4D BT) ile primer hiperparatiroidizm (PHPT) tanılı olgularda, anormal paratiroid bez (ler)inin saptanmasındaki başarısını, literatürde tariflenen kontrastlanma paternlerinin analizini ve 4D BT nin tanısal etkinliğini değerlendirilmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak tasarladığımız çalışmamıza Eki̇m 2022- Aralık 2024 tari̇hleri̇ arasında PHPT tanısı alarak opere olan 4D BT tetkiki yapılmış 194 hastaya ait toplam 215 paratiroid lezyonu dahil edildi. Olguların demografik özellikleri ve biyokimyasal parametreleri kaydedildi. 4D BT görüntüleri cerrahi ve patoloji sonuçlarını bilmeyen deneyimli bir radyolog tarafından değerlendirildi. Her lezyon için uzun aks boyutu ve polar damar varlığı incelendi. Lateralizasyonu yapılan paratiroid lezyon adaylarının ve normal tiroid dokusunun kontrastsız, arteriyel ve venöz fazlardaki Hounsfield ünitesi (HU) değerleri ölçüldü. Elde edilen bulgular literatürde tanımlı kontrastlanma paternleri eşliğinde analiz edilerek; lezyon boyutları, polar damar ve biyokimyasal parametreler eşliğinde 4D BT incelemesinin tanısal performansı araştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda olguların %90,2'si tek gland hastalığı (THG), %9,8 i multiglandüler hastalık (MGH) idi. 4D BT ile lezyonların %90,7'si doğru, %2,8'i yanlış lokalize edildi; %6,5'i saptanamadı. TGH grubunda sensitivite %94, PPV %97,5 ve doğruluk %92; MGH grubunda ise bu oranlar sırasıyla %82,3, %87,5 ve %73,7 bulundu. Lezyonların %74,4'ü Bahl Tip B kontrastlanma paterni sergiledi. Anormal paratiroid bezlerinin kontrastlanma kinetikleri tiroid dokusuna göre anlamlı farklar göstermiş olup literatürde tanımlı yüzdelik değişim analizlerine ek olarak arteriyel HU oranı, rölatif (%42) yıkanma oranı ve karşılaştırmalı rölatif yıkanma oranı (1.569) güçlü ayırt edici parametreler olarak saptandı. Kontrastsız fazda HU değeri paratiroid lezyonlar için ortalama 46,1 HU olup tiroidden düşüktü (84,4 HU), ancak anlamlı fark saptanmadı (AUC≈0,72, p:0.07). Lezyon boyutu ile polar damar varlığı (%77,6) arasında anlamlı bir ilişki saptanmış olup daha büyük lezyonlarda polar damar daha sık izlendi. Ancak, bu bulguların doğru lokalizasyonla doğrudan anlamlı bir ilişki saptanmadı. Lezyon boyutu; arteriyel HU ve kontrast yıkanma oranları ile pozitif korelasyon gösterdi; ayrıca PTH (r=0,21; p=0,005) ve Ca (r=0,28; p<0,001) düzeyleriyle de ilişkiliydi. Biyokimyasal parametrelerden sadece PTH doğru lokalizasyonla zayıf bir korelasyon gösterdi ancak çok değişkenli analizde bağımsız bir prediktör değildi. Ektopik lezyonlar (%4,2) morfolojik ve biyokimyasal açıdan ötopik lezyonlara benzer özellikler göstermekle birlikte polar damar bu gruplarda anlamlı derecede az görüldü. Sonuç: 4D BT, yüksek uzaysal çözünürlüğü ve kantitatif dinamik analiziyle PHPT'nin preoperatif değerlendirmesinde güvenilir ve yüksek tanısal doğruluk sunan bir yöntemdir. Özellikle klasik sınıflamalara ek olarak; arteriyel HU oranı ve kontrast yıkanma parametreleri paratiroid lezyonlarını tiroid dokusundan ayırt etmede güçlü belirteçler olmuştur. Biyokimyasal parametrelerin tanısal katkısı sınırlı olup; kantitatif kontrastlanma patern ölçümleri, 4D BT bulgularının daha doğru değerlendirilmesini sağlayarak tanısal etkinliği artırma potansiyeline sahiptir.