Akut pulmoner emboli hastalarında ekokardiyografik myokardial iş indeksleri erken ve orta dönem mortaliteyi öngörmede yardımcı olabilir mi?


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL KOŞUYOLU YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BERHAN KESKİN

Danışman: Ali KARAGÖZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Görüntüleme ve laboratuvar bulgularında sağ ventrikül (RV) disfonksiyonu varlığının pulmoner emboli (PE) hastalarında daha yüksek risk durumunu gösterdiği bilinmektedir. Literatürde akut PE hastalarında speckle tracking ekokardiyografi ile elde edilen RV 'strain' değerlerinin standard ekokardiyografik parametrelere göre RV disfonksiyonunu daha iyi gösterebileceğini düşündüren çalışmalar bulunmaktadır. Biz de bu çalışmada 'strain'e göre avantajlı olabileceği düşüncesiyle ard-yük bağımsız değerlendirme sağlayabilen myokardial-iş parametrelerinin akut PE'de RV disfonksiyonunu değerlendirmedeki rolünü araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya ardışık olarak hastanemize başvuran 83 akut PE hastası dahil edilmiştir. Hastalara yatışından itibaren ilk 24 saat içerisinde speckle tracking ekokardiyografi incelemesi yapılmış, standard ekokardiyografik parametrelerle birlikte sağ ve sol ventrikül myokardial-iş parametreleri elde edilmiştir. Hastaların ayrıca laboratuvar ve klinik bulguları da kaydedilmiştir. Çalışmanın primer sonlanımı olarak tomografide tespit edilen RV/sol ventrikül (LV) oranındaki değişim belirlenmiştir. Primer sonlanımın prediksiyonu için değişkenler klasik lineer regresyon ve generalize additif model (GAM) kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Klasik lineer regresyon analizinde triküspit yetersizliği jeti maksimum velositesindeki ve pulmoner arter sistolik, ortalama ve diyastolik basınçlarındaki artış ve fraksiyonel alan değişikliği ve sağ ventrikül serbest duvar bazalinin doku Dopplerindeki sistolik S dalgası (St) değerlerindeki azalmanın RV/LV oran değişimini öngörmede istatistiksel anlamlılığa ulaştığı izlenmiştir (p değerleri sırasıyla; 0.03, 0.02, 0.01, 0.004, 0.03 ve 0.03). Sol ventrikül-sağ ventrikül 'strain' ve myokardial iş parametrelerinden ise sağ ventrikül global longitudinel 'strain' (GLS) değeri RV/LV oran değişimini öngörmede sınırda istatistiksel anlamlılık gösterirken, sağ ventrikül global iş verimi (global work efficiency-RV-GWE) değeri ise RV/LV değişimini güçlü bir şekilde predikte etmiştir (p değerleri sırasıyla; 0.049 ve <0.001). Modeldeki değişkenlerin non-linearitesini yakalamak ve daha iyi prediksiyon değerleri elde etmek için RV-GWE için generalize additif model ile yeniden analiz yapılmıştır. GAM ile değerlendirildiğinde R2 değerinde artış (0.15'ten 0.20'ye), model kompleksitesinde ise azalma izlenmiştir. Daha sonra RV-GWE'nin diğer parametrelerle ilişkisi incelemek için korelasyonu değerlendirilmiştir. RV-GWE'nin; triküspit annuler plan sistolik hareketi (TAPSE), LV-GLS, sol ventrikül global iş indeksi (LV-GWI), LV global konstruktif iş (LV-GCW), LV global harcanmış iş (global wasted work-LV-GWW), RV-GLS, RV-GCW, RV-GWI, Qanadli skoru, beyin natriüretik peptid (proBNP), troponin, kalp hızı, kan oksijen saturasyonu ve pulmoner emboli ciddiyet indeksi (PESI) skoru ile korelasyonu değerlendirilmiştir. RV-GLS, LV-GWW, RV-GWI, LV-GLS, proBNP ve RV-GCW ile orta derecede korelasyon izlenirken diğer parametrelerle zayıf korelasyon saptanmıştır. Sonuç: Bu çalışmada yeni bir yöntem olarak ekokardiyografik myokardiyal iş parametrelerinden RV-GWE'nin standard ekokardiyografik parametrelere göre akut PE hastalarında RV/LV oranındaki değişimi daha iyi öngörebildiği klasik lineer regresyon ve GAM analizleri ile gösterilmiştir.