Non-geriatrik obezite hastalarında metabolik sendrom ve sarkopeni ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERHAT SÖNMEZ
Danışman: Feray AKBAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Obezite sadece VKİ ile değil, eşlik eden hastalıklar ve komplikasyonlarla beraber değerlendirilmelidir. Sarkopeni daha önce geriatrik yaş grubunun bir hastalığı olarak ele alınan, ancak artık non-geriatrik grupta da farklı hastalıklarda görüldüğü bilinen bir patolojidir. Obezite de bu hastalıklardan biridir. Metabolik sendrom (MetS) da obeziteyle sıklıkla birliktelik gösteren bir durumdur. Bu çalışmada MetS varlığının non-geriatrik obeziteli bireylerde sarkopeni riski üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. YÖNTEM: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi obezite merkezine başvuran ve dahil etme ve hariç tutma kriterlerine uyan 80 hasta araştırmaya dahil edilerek dosyaları taranmıştır. Hastaların yaşı, cinsiyeti, boyu, kilosu, bel çevresi, vücut kitle indeksi, biyoimpedans analiz (BIA) sonuçları, Açlık Kan Şekeri, HbA1c, Üre, Kreatinin, T.kolesterol, TG, LDL, HDL, total protein, albümin düzeyleri kaydedilmiştir. Sarkopeni varlığı BIA sonucu ile belirlenmiştir. Metabolik Sendrom varlığı IDF kriterlerine göre belirlenmiştir. MetS olan ve olmayan gruplardaki sarkopeni sıklığı SPSS istatistiksel analiz yöntemiyle karşılaştırılmıştır. BULGULAR: Çalışmaya 70 (%87.5) kadın, 10 (%12.5) erkek, toplam 80 hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 48 ±10.5 yıl idi. Ortalama VKİ 38.9±6.8 kg/m2 ve bel çevresi 117.5±13.3cm idi. idi. 17 kişide (%21.3) tip 2 DM, 32 kişide (%40) HT, 8 kişide (%10) kardiyak hastalık, 19 kişide HL (%23,8), 11 kişide astım (%13,8) ve 12 kişide (%15) ise hipotiroidi mevcuttu. Metabolik sendromu olan ve olmayan obeziteli gruplar arasında yaş, cinsiyet dağılımı, kilo, boy, VKİ, bel çevresi, kardiyak hastalık, hipotiroidi ve astım oranları açısından anlamlı bir farklılık bulunmadı. Metabolik sendrom olan grupta DM, HT ve HL oranı ile TG, AKŞ, HbA1c, LDL değerleri metabolik sendrom olmayan gruptan anlamlı olarak daha yüksek ve diğer ek hastalık oranı daha düşüktü. BIA verileri açısından karşılaştırıldığında, metabolik sendromu olan obezite hastalarında metabolik sendromu olmayan hastalara göre yağsız vücut kütlesi, iskelet kas kütlesi (SMM) ve iskelet kas kütle indeksi (SMMI) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşüktü. SONUÇ: Çalışmamız metabolik sendrom varlığının obezite hastalarında sarkopeni gelişimi açısından önemli bir risk faktörü olabileceğini göstermektedir. Bu nedenle, metabolik sendromun yalnızca kardiyo metabolik riskler açısından değil, aynı zamanda kas-iskelet sağlığı bakımından da dikkate alınması gerekmektedir. Multidisipliner bir ekip tarafından zamanında alınacak önlemler obezite ve metabolik sendrom ilişkili morbidite ve mortalitenin azaltılmasına katkıda bulunacaktır. Anahtar Kelimeler: Obezite, metabolik sendrom, sarkopeni riski