Çocuk yoğun bakımımızda yatan adli olguların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HANDE EREN
Danışman: Süleyman BAYRAKTAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç : Kişinin fiziksel ve ruhsal olarak yaralanmasına, bazen de ölümüne sebep olabilecek olan adli olgular; koruyucu önlemler ile önlenebilir sağlık sorunları içerisinde yer almaktadır. Adli olgular semptomsuz seyredebileceği gibi hızla progresyon gösteren tablolara da neden olabilmektedirler. Çalışmamızda çocuk yoğun bakım birimimizde yatan adli olguların demografik, epidemiyolojik özellikleri, olay tipine göre dağılımları, başvuru zamanları, yatış süreleri ve mortalite özelliklerini saptayarak, bu konuda literatüre katkıda bulunmak, bu veriler ışığında alınabilecek koruyucu sağlık hizmetleri çalışmalarına yol göstermek amaçlandı. Gereç ve Yöntem : Çalışmamız 01.10.2019 – 31.10.2022 tarihleri arasında Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi'ne yatan tüm adli olguların geriye dönük değerlendirilmesiyle gerçekleştirildi. Başhekimlik izni ile hastaların kayıtlarından elde edilen klinik ve epidemiyolojik veriler değerlendirilerek hasta takip formlarına kaydedildi. Araştırma sonucu elde edilen veriler SPSS 15.0 for Windows programında değerlendirildi. Çalışmaya 1 ay altı, 18 yaş üstü hastalar dahil edilmedi. İncelenip kaydedilen demografik ve klinik veriler arasında hastanın yaşı, cinsiyeti, başvurduğu tarih ve mevsim, yatış nedeni, hastanın şikayetleri, yatış süresi hastaya uygulanan tedaviler ve mortaliteleri değerlendirildi. Bulgular : Çalışmamıza 86 adli olgu dahil edildi. Olgularımızın 48'i (%55,8) kız, 38'i (%44,2) erkek cinsiyetteydi. Hastalarımızın yaşları 0-18 yaş aralığında olup yaş ortalaması 8,6 ± 6,5 yıl olarak saptandı. Cinsiyet gruplarına göre yaş aralıklarında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p= 0,847).Yıllara göre başvurular değerlendirildiğinde en çok başvurunun 2022 yılında olduğu saptandı. Mevsimlere göre değerlendirdiğimizde olgularımızın en sık ilkbaharda (%33,7), aylara göre en sık Haziran ayında (%19,8) başvurduğu görüldü. Çocuk yoğun bakımımıza yatan 86 adli olgunun 34 tanesi (%39,5) intoksikasyondu; 20 tanesi ise kaza ile intoksikasyona neden olan madde alımıydı. Kaza ile intoksikasyon vakaları, tüm adli vakaların %23,2'si idi.Kız cinsiyette intoksikasyon nedeniyle yatış oranı erkek cinsiyete göre istatistiksel olarak anlamlı yüksekti (p=0,007). Travma ana başlığı altında; düşme, yüksekten atlama (öz kıyım), ateşli silah yaralanması, kesici-delici alet yaralanması, boğulma vakaları değerlendirildi. 26 travma hastasının 20 tanesinin düşme vakası olduğu kaydedildi. >12 yaş intoksikasyon nedeniyle başvuran hastaların tamamı öz kıyım amaçlı ilaç aldığı saptandı. Ölüm ile sonuçlanan ve sağ olarak taburcu olan hastaların mevsimsel dağılımlarında istatistiksel olarak anlamlı fark olup kış mevsiminde başvuran olguların ölüm ile sonuçlanma oranı anlamlı yüksek saptandı(p=0,019). Cinsiyet ve ölüm oranları arasında anlamlı fark bulunamadı. Ölüm ile sonuçlanan hastaların GKS düzeyi sağ olan hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı düşük, PRISM III düzeyi yüksekti (Her ikisi için p<0,001). Ölüm ile sonuçlanan ve taburcu olan hastaların ventilatör ihtiyacı oranlarında istatiksel olarak anlamlı fark vardı (p<0,001). Ölüm ile sonuçlanan hastaların mekanik ventilasyon kullanım oranı yüksekti. Ölüm ile sonuçlanan hastaların TDP kullanım oranı sağ olan hastalara göre istatiksel olarak anlamlı yüksekti (p<0,001). Sonuç: Pediatrik popülasyonda adli vakaların başında önlenebilir nedenler yer almaktadır. Çocuk hastalar yetişkinlere göre anatomik ve fizyolojik yapıları gereği travmalara daha açıktır. Ailelerin ve çocukların bilinçlendirilmesi, güvenlik önlemlerinin alınması ile bu vakaların önüne geçilebilir. Özellikle ergenlik çağındaki çocuklar ile daha çok ilgilenilmesi, okullarda etkin rehberlik ve danışmanlık yapılması, ailenin çocuğun duygusal ve fiziksel gelişiminin farkında olup destek olması, medya ve eğitici materyaller üzerinden kitlelere ulaşıp toplumun bilinçlendirilmesi ile bu yaş grubundaki çocuklarda öz kıyım nedeniyle başvuran adli vakalar önlenebilir.