Antihistaminik tedavi ile kontrol altına alınan ve antihistaminik tedavisine omalizumab eklenen kronik ürtikerli hastaların demografik verileri ve laboratuar parametrelerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HANDE KAPÇİ

Danışman: Mehmet Erdem ÇAKMAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç:Ürtiker,oldukça yaygın görülen, ani olarak gelişen ve çoğunlukla 24 saat içinde skar bırakmadan kendiliğinden gerileyen, kaşıntılı, eritemli ve ödemli papül ve plaklarla oluşan bir hastalıktır.Kronik spontan ürtiker tedavisinde ilk basamak antihismatiminikler tercih edilmektedir . Maksimum doza rağmen antihistaminiğe yanıt vermeyen hastalarda anti-immünoglobulin E monoklonal antikoru olan omalizumab güvenilir bir tedavi seçeneğidir. Çalışmamızda kronik spontan ürtiker hastalarının seyrinde ilk basamak tedavi olan antihistaminik tedavisine yanıtsız olup omalizumab eklenen hastaların demografik verileri, kan parametrelerini ,gaita örneklemesi ve deri prick testinin sadece antihistaminik tedavi alan hasta grubu ile karşılaştırılması ile elde edilecek verilerle antihistaminik tedavi direncindeki faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem:Çalışmamız tek merkezli retrospektif kesitsel bir çalışmadır.Çalışmamıza İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Hastalıkları Kliniğine 01.03.2024-01.09.2024 tarihleri arasında başvurmuş olan, kronik ürtiker tanısı konulmuş 160 dahil edildi. Hasta dosyalarından, hastaların demografik ve klinik özellikleri, laboratuvar parametreleri antihistaminik tedavisine yanıtlı ve antihistaminik tedavisine yanıtsız olup omalizumab tedavisi eklenen hastalara ilişkin bilgiler retrospektif olarak elde edildi. Bulgular:Çalışmamızda antihistaminik ve omalizumab tedavi grupları karşılaştırıldığında, ürtiker süresi omalizumab grubunda anlamlı olarak daha uzun bulundu (p=0.048). Tam idrar tahlili (TİT) verilerine göre; eritrosit pozitifliği omalizumab grubunda antihistaminik grubuna kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek saptandı (p=0.022). TİT'de protein pozitifliği omalizumab alan hastalarda anlamlı düzeyde daha sık görüldü (p=0.013). Antihistaminik alan gruptaki tüm hastalarda (%100) H. pylori pozitifliği saptanırken, omalizumab alan grupta bu oran %25 olup %75 oranında H. pylori negatifliği mevcuttu. İki grup arasındaki bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,012) Sonuç: Çalışmamızda, antihistaminik tedaviye iyi yanıt vermeyen hasta popülasyonunda üriner sistem patolojilerinin görülme sıklığının ve hastalık süresinin daha yüksek olabileceğini gözlemledik. Bu çalışmanın sonuçları, daha fazla sayıda hastayı kapsayan ve çok merkezli çalışmalarla desteklenmelidir. Anahtar Kelimeler:Kronik spontan ürtiker,Antihistaminik,Omalizumab