Yüksek riskli HPV pozitif hastalarda sistemik inflamatuar yanit indeksi'nin kolposkopi sonuçlarini öngörmedeki rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CEMRE BATIN ÇELİK

Danışman: Elif YILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç Normal servikal sitolojiye sahip ancak yüksek riskli human papillomavirus (HPV) pozitifliği olan hastalarda sistemik inflamatuar yanıt indeksinin (SIRI) kolposkopi sonuçları ile olan ilişkisini inceleyerek SIRI'nin kolposkopi sonuçlarını öngörmede bir belirteç olarak rolünü araştırmaktır. Gereç ve Yöntem Bu çalışma T.C. SBÜ Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde 1 Ağustos 2018–31 Temmuz 2022 tarihleri arasında yapılan retrospektif tanımlayıcı kesitsel bir çalışmadır. Araştırma bu tarihler arasında servikal sitoloji sonucu normal olup yüksek riskli HPV pozitifliği (16, 18, 31, 52, 58 vb.) nedeniyle kolposkopi yapılan (çalışma grubu, n=150) ve servikal sitoloji ve HPV sonucu normal olan ancak fizik muayenede tespit edilen şüpheli lezyon nedeniyle kolposkopi yapılan (kontrol grubu, n=100); dahil edilme ve hariç tutulma kriterlerini karşılayan 250 hastayı kapsamaktadır. Hastaların demografik bilgileri, servikal sitoloji sonucu ve HPV tipleri, kolposkopi sonucu ve hemogram sonuçlarından nötrofil, monosit ve lenfosit değerleri kullanılarak sistemik inflamatuar yanıt indeksi hesaplanarak kaydedilmiştir. Kolposkopi sonuçları negatif, düşük (LSIL) veya yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyonlar (HSIL) şeklinde sınıflandırılmıştır. Çalışma ve kontrol gruplarının kolposkopi sonuçları SIRI sonuçları ile ilişkilendirilerek karşılaştırılmıştır. Bulgular Gruplar arasında sosyodemografik ve obstetrik özelliklerde yaş, gravida ve sezaryen sayıları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmemiş olup (p>0,05), çalışma grubunda parite ve normal doğum sayılarının anlamlı düzeyde daha düşük olduğu belirlenmiştir (p=0,031). Çalışma durumu, eş eğitim düzeyi, gelir düzeyi ve kronik hastalık durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmemiştir (p>0,05). Kolposkopi sonuçları, çalışma ve kontrol gruplarında sırasıyla, normal (%15.3; %47,0), HSIL (%27,4; --) ve LSIL (%43,3; %21,0) olarak bulunmuştur. Gruplar arasında SIRI değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiş olup, çalışma grubundakilerin SIRI değerlerinin, kontrol grubundakilere göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p=0,018). Çalışma grubunda kolposkopi sonuçları ile SIRI değerleri arasında anlamlı ilişki tespit edilmiş, LSIL ve HSIL olanlarda SIRI değerlerinin servisit ve normal sonucu olanlara göre yüksek olduğu bulunmuştur. Kontrol grubunda ise kolposkopi sonuçları ile SIRI değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmemiştir (p>0,05). SIRI değerinin cut-off değeri %57,3 sensitivite ve %53,0 spesifite ile 0,895 olarak tespit edilmiş (AUC=0,588; p<0,05); hastalık durumunu etkileyen önemli parametre olduğu ve SIRI değeri bir birim arttığında, hastalık riski %46,9 artmakta olduğu saptanmıştır. Çalışma grubunda nötrofil/lenfosit oranı (NLO) ve monosit/lenfosit oranı (MLO) ile kolposkopi sonuçları arasında da anlamlı ilişki saptanmış, HSIL ve LSIL olanların NLO ve HSIL olanların MLO değerlerinin, normal olanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p=0,024; p=0,045). Sonuç Yüksek riskli HPV pozitifliği olan hastalarda, başta SIRI olmak üzere inflamatuar belirteçlerin (NLO/MLO), HSIL ve LSIL olan gruplarda yüksek çıkmış olması, premalign servikal lezyonları servisit ve normal muayenesi olan olgulardan ayırt etmede ve kolposkopi ve biyopsi sonucunu öngörebilmekte etkili bir belirteç olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Literatürde malign servikal lezyonlar ve inflamatuar belirteçler arasındaki ilişki üzerinde sıklıkla durulmuş olmakla birlikte, premalign lezyonlar henüz yeterince yer bulmamış olup, geniş kapsamlı, çok merkezli, prospektif, randomize kontrollü çalışmalar ile çalışma sonuçlarımızın desteklenmesi gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Servikal Sitoloji; Human Papillomavirus; Kolposkopi; Sistemik Inflamatuar Yanit Indeksi; Pap Smear.