Dar aort kökü olan hastalarda aort kök genişletilmesi: tek merkez deneyimimiz
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL MEHMET AKİF ERSOY GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEFA ELTUTAN
Danışman: Ersin KADİROĞULLARI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Aort kapak replasmanı, aort stenozu ve aort yetmezliğinin tedavisinde önemli bir yer tutar. Dar aort kökü olan hastalarda cerrahi replasman zor ve önemli bir işlemdir. Hasta protez uyumsuzluğunun önüne geçebilmek için hastanın vücut yüzey alanına uygun boyutta protez implante edilmelidir. Biz de çalışmamızda; kendi kliniğimizde aort kök genişletme (aortik root enlargement, ARE) prosedürü uygulanan hastaların cerrahi sonuçlarını inceleyerek literatüre katkı sağlamayı amaçladık. Gereç ve yöntem: Tek merkezli ve retrospektif olarak planladığımız çalışmamızda 2014-2023 yılları arasında hastanemizde aort kapak cerrahisi sırasında aort kök genişletilmesi yapılan hastalar incelendi. Mortalite olan ve olmayan hastaların preoperatif, peroperatif, postoperatif verileri retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Kriterlere uygun 99 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların %26.3'ü (n=26) erkek, %73.7'si (n=73) kadındı. Yaş ortalamaları 53.1±16.6 idi. 11 hastada mortalite gözlendi (%11.1). İleri yaş, DM veya HT varlığı, euroscore 2 risk skoru yüksekliği, NYHA Sınıf III-IV semptomların bulunması mortalite açısından anlamlı (p<0.05) bulunmuştur. Tek değişkenli lojistik regresyon analizi ile, aynı parametrelerin mortalite üzerinde anlamlı (p<0.05) etkinliği saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızda aort kapak cerrahisi sırasında kök genişletme prosedürü uygulanan hastaları retrospektif olarak inceledik. Mortaliteye neden olabilecek parametrelerin doğru değerlendirilmesi, postoperatif risklerin ön görülmesine katkı sağlayabilir. Bu hastalarda ileri yaş, ek hastalık varlığı ve kalp fonksiyonlarının dikkatlice değerlendirilerek, risk durumuna uygun preoperatif hazırlık yapılması önemlidir.